Alışveriş Merkezleri (AVM)
Modern anlamda alışveriş merkezleri, şehirlerin hızla büyümesi ve kent merkezlerinin alışveriş için uzak kalması nedeniyle ortaya çıkmıştır.
Yaşadığım şehirde kent merkezi alışveriş için uzak değildir. Hatta yeni açılan AVM de şehir merkezindedir. Aslında AVM olsa da olur, olmasa da olurdu.
Şehrimize AVM açılalı epeyi bir zaman oldu. Geçen gün iş çıkışında AVM’ye ilk defa gittim. Giderken beklentisiz olmaya çalıştım.
İlk girdiğimde modum yükseldi. Şehrin en önemli, en havalı yerindeydim. Ama içerideki oksijensiz ve sıcak hava yüzüme çarpınca modum düşer gibi oldu. Yine de artık gelmiştim, merakımı gidermeliydim.
Yürüyen merdiveni görünce sevindim. Ne de olsa şehrin ilk yürüyen merdiveniydi. Hemen kullandım.
Üç katı ayrı ayrı gezdim. Birkaç farklı marka dikkatimi çekti, onun dışında çarşı merkezinde bulunan markaların aynısıydı.
Oyuncak, ev tekstili, züccaciye, kıyafet, ayakkabı, çanta, iç giyim, kuyumcu, takı ve kozmetik ürünleri satan her yelpazede mağaza bulunmaktaydı. Beni en çok sevindiren ise bir kitapçının olmasıydı. Unutmadan söyleyeyim, en alt katta market var ve oradan da otoparka çıkılıyor.
AVM’lerde aynı anda birçok ihtiyacı karşılamak mümkün. Mantık tamamen para harcamak üzerine kuruludur. Diyeceğim o ki, ihtiyacınız olmasa bile para harcanır. İnsan özendirilir, para harcatılır. Sonrası ise klasik sorular: Neden aldım, nasıl ödeyeceğim?
AVM’ye gidince gezilir, yorulunur ve mutlaka acıkılır. Bütün AVM’lerde olduğu gibi son katta bulunan yemek bölümüne gidilir. En kalabalık kat her zaman yemek katıdır. Burada da öyleydi. Birbirini tanımayan onlarca insan yan yana oturmuş yemek yiyordu.
Yemek bölümleri müşteri çekmek için caziptir, fiyatlar genellikle makuldür. Aşağı katlarda para harcayan müşteri, en azından burada kazandım hissiyle vicdanını rahatlatır.
Asansörü kullanan tekerlekli sandalyedeki bir bireyi görünce içim sıcacık oldu. Dört mevsim katlarda rahatça gezebilir, birçok alışverişini yapabilir. Yemeğini de yiyebilir. Elbette tüm bunları ekonomik durumu yeterliyse yapabilir.
Bana göre sıcakta bunalıp, soğukta üşüyüp, dükkân dükkân gezmek, esnafla sohbet etmek, pazarlık yapmak çok daha keyiflidir. Satıcı beni tanır, kaç beden giydiğimi bilir, zevkimi bilir, öneride bulunur, indirim yapar, taksit yapar. Olmazsa geri getirilir, hatta rahatlıkla iade edilir.
Benim tercihim eski usul çarşı gezmekten yanadır. Hele Adana gibi lezzet yönünden zengin bir şehirdeyseniz; tatlınızı yer, simitle şalgamınızı içer, en sonunda kebap dürümünüzü keyifle yiyip eve dönersiniz.
Ben çarşıyı AVM’ye tercih ederim. Siz hangisini tercih edersiniz?
Yazar: Muazzez Toğrul
Anahtar kelimeler: alışveriş merkezi mi çarşı mı, AVM alışverişi avantajlı mı, çarşı kültürü neden önemli, Adana çarşı alışverişi nasıl, AVM hayatımızı nasıl etkiliyor, Muazzez Toğrul köşe yazıları,