VATANDAŞLARI YILDA 52 KEZ KONFERANSA GİDEN ÜLKELER.
Bu ülkelerde bu konferanslara gitmek için kanuni bir zorunluluk yok, gitmemenin neticesinde devletin bir müeyyidesi de yok ama vatandaşların ekserisi isteyerek ve severek bu konferansların müdavimi olmuşlar öyle ki; kendilerini gitmeye zorunlu hissediyorlar.
Bu yüzden bu ülkeler bu konferansları çok önemsiyor, bu ülkelere gittiğinizde yüzlerce konferans mekanlarını mimari tarzlarından dolayı kolaylıkla farkedebilirsiniz…
Biliyorum, muazzam bir sosyal eğitim dediğinizi duyar gibiyim.
Misal; bu ülkelerin ortayaşlı her bir vatandaşının yüzlerce kez katılmış olduğu bu konferanslardan edindiği malumatlar, yaşadığı toplumları medeni yapan ve çok ileri taşıyan nedenlerdir, bu yüzden orada ekonomik siyasal sorunlar, asayiş problemleri ve insan hakları ihlalleri sıfıra yakın olmaktadır, diye düşünenleriniz olacaktır.
Bu ülkelerin Avrupa ülkeleri veya İskandinav ülkelerinden başka ülkeler olduğu aklınıza bile gelmeyecektir.
Oysa hiç te öyle değil, bilâkis bu ülkelerde yani her hafta konferansın olduğu ve halkının da iştirak ettiği bu ülkelerin çoğunda, her nedense! Kan, gözyaşı sefaletle birlikte asayişsizlik huzursuzluk geri kalmışlık hâkim!
Ama nasıl olur! itirazlarınızı duyar gibiyim.
Hiç istisnasız devam eden Konferansların bunu kazandıramaması ne demek!
Bizim bu Konferansların içleri bu kadar mı boş!
Cumaalardan bahsediyorum.
Neden bu ülkeler; Irak, Suriye, Lübnan, İran, Pakistan, Mısır, Somali, Nijer ve ülkemizin de içinde bulunduğu vs… toplamda 56 müslüman ülke olsun.
1.Camiler, aynı zamanda bir konferans salonundan çok mu aşağı?
2.İmamlar, aynı zamanda bir konuşmacıdan daha mı amatör?
3.Cemaat, aynı zamanda dinleyici sayılmaz mı?
Peki, o halde neden dünyanın en medeni ve en uygar ülkeleri bizler değiliz?
Söyleyeyim;
Konuşmacılarımız etkili değil, hatip değil, ehil değil, derslerine çalışmıyorlar, misyonlarına vakıf değiller, iyi bir örnek değil, nazik ve kibar değil, iyi ve şık giyinimli değil, güncel değil, bir araya gelmeler ritüelden ileri geçirilememekten, denetim yok, dert yok. Elbette istisnalar bahsimizin dışındadır.
Acı ama vaka budur. Saygılarımla.
Günün sözleri.
1.Bir insanı ahlaken eğitmeden sadece zihnen eğitmek topluma bir bela kazandırmaktır.
2.Bir mermer parçası için heykeltraş ne ise, ruh için de eğitim odur.
3.Eğitim, öğrencilere saygıyla başlar.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.