Hava sıcaklıkları bu yıl geç de olsa yavaş yavaş artmaya başladı., bir müddet sonra daha da artacak. Bazılarımız sıcak ile birlikteki nemden bunalacak, içtenlikle de olmasa serin havaları yad edeceklerdir.
Ancak, yaz ayları bizler için başta vitamin depolamak üzere, aşağıda arz ettiğim hususlar yönünden bulunmaz bir fırsattır. Yeter ki Güneşin de dozunu iyi ayarlayıp, kaş yaparken göz çıkarmamalıyız. Biliyoruz ki dünyada ki tüm canlılar için güneş hayat kaynağıdır. Onsuz bir yaşam asla söz konusu bile olamaz. Güneş mikroplar üzerinde öldürücü etkiye sahip olduğu için antibiyotik gibi görev de yapmaktadır. Aynı zamanda vücudumuz için gerekli D vitamininin sentezlenmesinde adeta bir ara bulucu gibi bir işleve de sahiptir. Ancak, biz insanlar için bu hayati görevi yerine getirirken, biz insanların el birliği ile ozon tabakasını delik deşik etmemizden dolayı yer yüzüne A, B ve C ultraviyole radyasyon etkilerini de dünyamıza kolaylıkla ulaştırabilmektedir. Bilindiği gibi, A ve B ultraviyole radyasyonu cildin yaşlanması ve harabiyetine neden olurken, C ultraviyole radyasyonları ise, kanserojen etkisiyle insan sağlığını büyük ölçüde tehdit eder niteliktedir.
Vücudumuzda şekillenen metabolik olaylar sonucu açığa çıkan enerji ile vücut ısısı, kişinin göstermiş olduğu performansa, yani vücut hareketlerine göre artmaktadır. Vücudumuzda oluşan ısının akciğerler (solunum sistemi) ve deri (terleme ve havalandırma) yoluyla 36 ºC ye ayarlanması büyük önem kazanmaktadır. Havaların aşırı ısındığı günlerde artan terlemeye rağmen, vücudun ısı kaybı yeterli olmamaktadır. Bununla birlikte rutubetin de artması, terin buharlaşmasını büyük ölçüde engellediğinden, ısı kaybı daha da azalmaktadır. Bu nedenledir ki vücuttaki ısı birikimi sonucu ısı artışına bağlı hastalıkların gelişmesine neden olmaktadır. Bu tabloya ilaveten gerçekleşen su ve tuz kaybı ve bunların yerine konulamaması tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Bu semptomların (belirti) yaşlılar, hamileler, kalp, tansiyon, böbrek, beyin fonksiyonları ile ilgili şikâyetleri olanlar, kanser hastaları, kimyasal tedavi görenler, aşırı kilolular üzerindeki etkileri daha da artmaktadır. Risk gurubunu teşkil eden böyle kişilerin güneşten korunma yöntemleri konusunda çok daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Şöyle ki; mümkünse sıcak havalarda dışarı çıkmamalı, çıkmaları çok gerekli ise, bu işlevi 11oo-16oo saatleri arasında yapmaları gerekmektedir. Ayrıca, kapalı, havasız yerlerde uzun süre kalmamalı, gerektikçe ılık suyla duş almalı, aşırı performanstan kaçınmalıdırlar.
Güneş çarpmasına karşı kişiler, şapka, gözlük ve açık renkli giysilerden yararlanabilirler. Güneşlenmek isteyen kişiler Sağlık Bakanlığı onaylı çok faktörlü koruyuculardan yararlanabilirler. Ancak günümüzde modası geçmiş olan bronzlaşma sevdası uğruna aşırı güneş altında kalan ve bilincinde bulanıklık baş gösteren kişiler acilen en yakın sağlık kuruluşuna götürülmelidir. Tüm bu olumsuzluklara karşın, vücudumuzun dengesiz bir şekilde beslenmesi de ilave edildiğinde, hastalıklara davetiye kaçınılmazdır. Sağlıklı bir yaz mevsimi geçirebilmek amacıyla, bu sıcak yaz günlerinde kaybedilen su ve mineraller (sodyum, potasyum) başta olmak üzere derhal yerine konulmalıdır. Günde yaklaşık 3 Lt. Su tüketimi gerekmektedir. Tansiyon ve böbrek problemi olanların haricindeki kişiler maden sodasından da yararlanabilirler. Bu mevsim sindirimi zor yiyeceklerden kaçınılmalı, sebze meyvelere ağırlık verilmelidir. Ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Pişirmede kızartmalar yerine ızgara, haşlama, buğulama uygulanması çok daha yararlıdır. Her daim vücuda büyük zararları olan alkolün bu sıcak günlerde tüketimi daha büyük tahribata yol açabilmektedir.
Şöyle ki; damarlarda dilatasyon ( genişleme ) oluşturan alkol, çeşitli damar çatlamalarına, hatta beyin kanamalarına bile yol açabilmektedir. Keza sigara da bu boğucu havalarda ciğerlere ekstra yük bindirmekte solunumu zorlaştırmakta, akciğer hastalıklarının belirginleşmesine neden olmaktadır. Gazlı içecekler yerine ise; süt, ayran, limonata ve komposto gibi yararlı içecekler tüketilmelidir. Yaz aylarında günlük zaman periyodu uzun olduğu için öğün sayısı 7, hatta 8’e kadar çıkartılabilmekte, ancak bunların içinde zararlı unsurlar yer almamalıdır.
Yaz aylarında bedava sahip olabileceğimiz (!) güneşten dolayısıyla D vitamininden bilinçli olarak yararlanmak ve dengeli beslenmek suretiyle sağlıklı bir yaz mevsimi geçirmemiz mümkün olacaktır.
Sağlıklı günler diliyor, saygılar diliyorum.
Doç. Dr. Vehbi ALTUNÇUL
İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
D.H. Araş. Lab. Müdürü