Türkiye Olimpian Derneği Genel Başkanı, TMOK üyesi Judo Karate KuraşAikidoVuşu/Kungfu Federasyonları Eski Başkanı Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK Yazıyor…
Türk Sporu Giderek Kan Kaybediyor-1
Tarihimizde inanılmaz rekorlar..!
Türk spor tarihine göz atacak olursak, kitaplar dolusu övünülecek bilgiye ulaşmak mümkündür. Tarihte devletinin temelini ve geleceğini beden eğitimi kültürü üzerine kuran bu millet, bu kültür bilinci ile yetiştirdiği cengaver kumandan ve ordularla üç kıtaya hükmetmiş, Asya’da kurduğu ulu devletler yetmemiş, bir benzerlerini de Avrupa’nın derinliklerinde kurmuştur. Bu beden eğitimi kültürü, imparatorlarımızın, hakanlarımızın ve beylerimizin yaşamlarına inanılmaz rekorlar şeklinde yansımıştır. Bunlara birkaç örnek verecek olursak;
-Sümer kıralı Gılgamış, çok güçlü bir yapıya sahipti. Kendi yaptığı silahlarla savaşırdı. Savaşsız günleri avla geçerdi ve avladığı aslan sayısı 140 dı.
-Orta Asya oyunlarında ve Hitit’lerde 100 km. ye varan koşular düzenlenirdi.
-Hunlar, tahta ve kemik kayaklarla dağlardan atlama yarışı yaparlar ve 60 adım kadar kayakla uçarak atlayış yaparlardı.
-Hun ve Moğol orduları bin kere bin sayıda süvariye sahipti.
-Düşmanın bir okuna karşılık, 10 ok atan Türk okçuları bu uygulamayı geriye doğru da atmada aynı yeteneğe sahipti. Gösterilerde ise havada uçan okları yakalıyorlardı.
-Türk ordularındaki haberci cundiler (biniciler) günde 300 Km. yol alırlardı.
-Melikşah’ın 30 adım kadar savurduğu gürz 50 men ağırlığında idi.
-Sultan Alaeddin Keykubat’ın salladığı gürz 166.5 kg. dı. Ağırlık kaldırmada kullandığı siklet taşı ise 231 kg. ağırlığında idi.
-IV. Murat’ın, kancasına parmağını takarak çevirdiği ağırlık taşı 98 kg.dı.
-Yine IV. Murat, Bağdat seferinde attığı oklarla içindeki süvarileri ile birlikte 12 demir zırh delmiş ve bunlar fetihten sonra Bağdat’ın kapısına asılmıştı.
-Sultan II. Mahmut, 1818 yılında katıldığı yarışlarda, okunu 818 metreye fırlatmış ve bu mesafe ile Osmanlı kemankeşleri (okçuları) arasında ancak onuncu olabilmişti.
-Üsküdar’daki kemankeş tekkesi okçuları, bacaklarını iple bağlayarak, Salacak’tan denize girerler, yalnız kol kuvveti ile Sarayburnu’na yüzerler ve orada biraz soluklandıktan sonra aynı şekilde geri dönerlerdi.
-Sultan Aziz, güç idmanlarını, sırtlayarak belli bir mesafeye taşıdığı büyükbaş hayvanla yapardı.
-Çanakkale savaşlarında Havranlı Koca Seyit’in sırtlayıp, topun namlusuna sürdüğü ve Ocean zırhlısını batırdığı merminin ağırlığı ise 276 kg. dı.
Bu sportif yapılanma içinde kayaktan koşuya, okçuluktan biniciliğe, çekiçten haltere tüm modern sporların gizliliğini görmek mümkündür.
1896 yılında başlayan modern olimpiyat oyunlarına 1908 yılında ilk 13 ünçü ülke olarak kabul edildik ve önümüzdeki yıl 110.cu olimpik yılımızı kutlayacağız.
Olimpiyatlarda 110 yılın sonuçları:
Türkiyeolimpiyat oyunlarına bugüne kadar 1000 civarında sporcu ile katılmıştır.Kazandığı madalya sayısı: 39 altın, 24 gümüş ve 28 bronz olmak üzere toplam 91 adettir.
Madalyaların; 63’ ü güreş (29 altın, 18 gümüş, 16 bronz)
11’i halter (8 altın, 1 gümüş, 2 bronz)
7’sitekvondo (2 gümüş, 3 bronz)
2’si judo (1 altın, 1 bronz)
5’i boks (2 gümüş, 3 bronz)
4’ü atletizm (3 bronz) dallarında elde edilmiştir.
ABD ise bu güne kadar: 934 altın, 731 gümüş, 646 bronz olmak üzere toplam 2311 madalya kazanmıştır
*1936 yılında ilk madalyayı bronz olarak, güreşte Ahmet KİREÇÇİ, ilk altın madalyayı da yine aynı yıl güreşte Yaşar ERKAN kazanmıştır.
*Bayanlarda ilk madalyayı 1992 yılında Barselona’da judocu Hülya ŞENYURT bronz olarak elde etti. Judoda ilk altın madalyayı da 2000 Sidney oyunlarında Hüseyin Özkan kazandı.
*Üç altın madalya kazanan sporcular:
Halterde Naim SÜLEYMANOĞLU (1988, 1992, 1996)
Halil MUTLU (1996, 2000, 2004)
*İki altın madalya kazanan sporcular:
Güreşte Mustafa DAĞISTANLI (1956, 1960)
Mithat BAYRAK (1956, 1960)
Hazma YERLİKAYA (1996, 2000)
*Türkiye, 2000, 2004 ve 2008 olimpiyat oyunlarına aday oldu.
Olimpik spor dalları
Kaba bir yaklaşımla olimpiyat oyunlarında yaklaşık 30 kadar ana spor dalı mevcuttur. Gülle atma da, maraton koşmak da atletizmdir. Fakat bunlar birbirlerinden tamamen bağımsız, kendine has özellikleri olan ve tamamen değişik eğitim sistemleri bulunan sporlardır.
Ana spor dalları içindeki sporlara göz atacak olursak;
ATICILIK: Erkekler; 10 m. havalı tabanca, 25 m. tabanca, trap, ikili trap, 10 m. havalı tüfek, 50 m. tabanca, 10 m. hareketli hedef, 50 m. serbest tüfek, skeet, 50 m. serbest tüfek üç pozisyon
Bayanlar; 10 m. Havalı tabanca, 10 m. Havalı tüfek, ikili trap, 25 m. Tabanca, trap, skeet, 50 m. Spor tüfek üç pozisyon (17 dal).
ATLETİZM: Erkekler; 100 m., 200 m., 400 m., 800 m., 1500 m., 5000 m., 10000 m., 110 m. engelli, 400 m. Engelli, 3000 m. Engelli, sırıkla atlama, yüksek atlama, 4x100 bayrak, 4x400 bayrak, uzun atlama, üç adım atlama, gülle atma, disk atma, çekiç atma, cirit atma, dekatlon, 20 km. yürüyüş, 50 km. yürüyüş, maraton.
Bayanlar; 100 m., 200 m., 400 m., 800 m., 1500 m., 5000 m., 10000 m., 100 m. engelli, 400 m. engelli, 4x100 bayrak, 4x400 bayrak, yüksek atlama, sırıkla atlama, uzun atlama, üç adım atlama, maraton, 20 km. yürüyüş, heptatlon, gülle atma, disk atma, çekiç atma, cirit atma (46 dal).
BADMİNTON: Tek erkekler, çift erkekler, tek bayanlar, çift bayanlar, karışık çiftler (5 dal).
BASKETLOL: Erkekler, Bayanlar
BEYZBOL: Erkekler.
SOFTBOL: Bayanlar.
BİNİCİLİK: Takım yarışları, takım dresaj, bireysel dresaj, 3 gün yarışları ferdi, 3 gün yarışları takım (5 dal).
BİSİKLET: Erkekler; Yol yarışı, saate karşı yarış, 1 km. saate karşı yarış, bireysel takip, takım sprint, takım takip, madison, keirin, puan yarışı, sprint, cross, dağ bisikleti.
Bayanlar; Yol yarışı, saate karşı yarış, 500 m. saate karşı yarış, sprint, bireysel takip, puan yarışı, cross. (18 DAL)
BOKS: Erkekler, (11 siklet)
CİMNASTİK: Erkekler; Atlayış, yer minderi, kulplu beygir, halka, paralel bar, barfiks, trambolin,
Bayanlar; Atlayış, asimetrik bar, denge, yer minderi, Ritmik takım, ritmik bireysel, trambolin(14 dal).
ESKRİM: Erkekler; Bireysel kılıç, bireysel flore, bireysel epe, takım flore, takım kılıç, takım epe.
Bayanlar; Bireysel flore, bireysel epe, bireysel kılıç, takım epe (10 dal).
FUTBOL: Erkekler, bayanlar.
GÜREŞ: Erkekler serbest ve grekoromen (14 siklet), Bayanlar serbest (4 siklet).
HALTER: Erkekler; (8 siklet), Bayanlar; (7 siklet).
HENTBOL: Erkekler, bayanlar.
HOKEY: erkekler, bayanlar.
JUDO: Erkekler; (7 siklet) Bayanlar; (7 siklet).
KANO: Erkekler; Flatwater K1 500 m., K2 500 m., K1 1000 m., K2 1000 m., K4 1000 m., C1 500 m., C2 500 m., C1 1000 m., C2 1000 m., Slalom C2, Slalom K1, Slalom C1.
Bayanlar; Flatwater K1 500 m., K2 500 m., K4 500 m., Slalom K 1 (16 dal).
KÜREK: Erkekler; Tek çifte, iki tek, iki çifte, dört çifte, dört tek, hafif kilo iki çifte, hafif kilo dört tek, sekiz tek.
Bayanlar; tek çifte, iki tek, hafif kilo iki çifte, iki çifte, dört çifte, sekiz tek (14 dal).
MASA TENİSİ: Erkekler; Tek, çift,
Bayanlar; Tek, çift, (4 dal).
OKÇULUK: Erkekler; Bireysel, takım
Bayanlar; Bireysel, takım.
MODERN PENTATLON: Erkekler, bayanlar.
PLAJ VOLEYBOLU: Erkekler, bayanlar.
TAEKVONDO: Erkekler (4 siklet), bayanlar (4 siklet).
TRİATLON: Erkekler, bayanlar.
VOLEYBOL: Erkekler, bayanlar.
YELKEN: Erkekler; Mistral, finn, 470, star yarışı. Tornado, Lazer, 49 er.
Bayanlar; Mistral, 470, Europe, ynglıng, (11 dal).
YÜZME: Erkekler; 50 m. serbest, 100 m. serbest, 200 m. serbest, 400 m. serbest, 1500 m. serbest, 100 m. kurbağalama, 200 m. kurbağalama, 100 m. sırtüstü, 100 m. kelebek, 200 m. kelebek, 200m. sırtüstü, 200 m. bireysel karışık, 400 m. bireysel karışık, 4x100 serbest bayrak, 4x200 serbest bayrak, 4x100 karışık bayrak.
BAYANLAR; 50 m. serbest, 100 m. serbest, 200 m. serbest, 200 m. kelebek, 100 m. sırtüstü, 200 m. sırtüstü, 200 m. bireysel karışık, 400 m. bireysel karışık, 400 m. serbest, 800 m. serbest, 100 m. kurbağalama, 200 m. kurbağalama, 100 m. kelebek, 4x100 serbest bayrak, 4x200 serbest bayrak, 4x100 karışık bayrak (32 dal).
SUYA ATLAMA: Erkekler; 3 m. tramplen, senkronize 3 m. tramplen, 10 m. platform, senkronize 10 m. platform.
BAYANLAR; 3 m. tramplen, 10 m. platform, senkronize 3 m. tramplen, senkronize 10 m. platform (8 dal).
SENKRONİZE YÜZME: Bayanlar ikili serbest, takım serbest.
SUTOPU: Erkekler, bayanlar, şeklindedir.
Tüm siklet ve spor tiplerini veya türlerini topladığımız zaman görüldüğü gibi 292 rakamına ulaşılmaktadır. Atladığımız dal olabilir. Demekki aşağı yukarı 300 spor dalında veya sikletinde I.,II. ve III. ler için 900’e yakın madalya dağıtılmaktadır.
Amerika her olimpiyat oyunlarına 700kadar sporcu ile katılmaktadır. Çin de aynı sayı ile katılırken, Rusya, Almanya, İngiltere de onlardan geri kalmamaktadır. Son oyunlara Ukrayna 254, Polonya 268, Güney Kore 267, Küba 149, Macaristan 171, Kazakistan 132, Yunanistan 159, Mısır 103 sporcu getirmiştir. Türkiye ise olimpiyat barajını geçebilen ortalama 60-70 sporcuya sahiptir. Son yıllarda sayı yüze kadar çıkmıştır. 2008 Pekin olimpiyatlarında Çin, rüyasını gerçekleştirerek, bu madalyaların 100 kadarına el koymuştur. Çin 51 altın alırken, ABD 36, Rusya 23, İngiltere 19, Almanya 16, Avustralya 14, Güney Kore 13, Japonya 9, İtalya 8, Fransa 6 altın madalya kazanmışlar ve ilk 10 sırayı oluşturmuşlardır. 80 milyon ulaşan nüfusumuz ve 17. sıralarda olduğunu söylediğimiz dünya ekonomik düzeyimizle, olimpiyat sıralamasında 36. sıralarda değil, hiç olmazsa ilk 10 içinde yer almalıydık. Bulgaristan, Yunanistan, İsveç, Norveç gibi 5-8 milyon nüfuslu ülkeler bile Türkiye’yi geçmektedir.
23 yaşındaki Amerikalı bir sporcu Michael PHELPS, “1972 olimpiyat oyunlarında 7 altın madalya kazanan yurttaşım Mark SPITZ’i geçmeye geldim” diyor ve gerçekten 8 altın madalya kazanarak, Türkiye dahil 180 den fazla devleti tek başına geride bırakıyor.
SON 5 OLİMPİYAT OYUNLARINDA KAZANDIĞIMIZ MADALYALAR:
2000/SİDNEY: 5 madalya, 3 altın (Güreş, Judo, Halter), 2 bronz (Güreş, Tekvondo), sonuç; 26.lık
2004/ATİNA: 10 madalya, 3 altın (Halter), 3 gümüş (Boks, Güreş, Tekvondo) ,4 bronz (Güreş, Güreş, Halter, Atletizm/çekiç), sonuç; 22.lik
2008/PEKİN: 8 madalya, 1 altın (Güreş), 4 gümüş (Atletizm, Atletizm, Halter, Tekvondo), 3 bronz (Boks, Güreş, Tekvondo), sonuç; 37.lik
2012/LONDRA: 3 madalya,1 altın (tekvando), 1 gümüş (tekvando) ve 1 bronz (güreş), 33. lük
2016/RİO DE JANEİRO:8 madalya, 1'i altın (güreş), 3'ü gümüş (2 güreş, 1 halter) ve 4'ü bronz (2 güreş, 1 atletizm, 1 tekvando) toplam 8 madalya, 41. lik
SON 5 AKDENİZ OYUNLARINDA KAZANDIĞIMIZ MADALYALAR:
1997/BARİ/İTALYA
1. İtalya, 193 madalya (76A,62G,55B),
2. Fransa, 146 madalya (55A,44G,47B),
3.Türkiye, 65 madalya (28A,16G,21B),
4. İspanya, 95 madalya (18A,30G,47B),
5. Yunanistan, 62 madalya (19A,22G,21B).
2001/TUNUS
1. Fransa, 122 madalya (40A,32G,50B),
2. İtalya, 136 madalya (38A,59G,39B),
3.Türkiye, 61 madalya (33A,16G,12B),
4. İspanya, 98 madalya (31A,26G,41B),
5. Yunanistan, 87 madalya (28A,33G,26B).
2005/ALMERİA/İSPANYA
1. İtalya, 153 madalya (57A,40G,56B),
2. Fransa, 153 madalya (56A,51G,46B),
3. İspanya, 152 madalya (45A,59G,48B),
4. Türkiye, 73 madalya (20A,24G,29B9),
5. Mısır, 43 madalya (15A,10G,18B).
2009/PASCERA/İTALYA
1. İtalya, 176 madalya (64A,49G,63B),
2. Fransa, 140 madalya (48A,53G,39B),
3. İspanya, 83 madalya (28A,21G,34B),
4. Türkiye, 65 madalya (20A,19G,26B),
5. Yunanistan, 64 madalya (19A,14G,31B).
2013/MERSİN/TÜRKİYE
1. İtalya, 186 madalya (70A, 52G, 64B)
2. Türkiye, 126 madalya (47A, 43G, 36B)
3. Fransa, 95 madalya (25A, 25G, 45B)
4. İspanya, 82 Madalya (21A, 32G, 29B)
5. Mısır 67 madalya (21A, 22G, 24B)
SON 6 ÜNİVERSİTE OYUNLARINDA KAZANDIĞIMIZ MADALYALAR:
Oyunlarda Atlama, Atletizm, Basketbol, Jimnastik, Eskrim, Futbol, Sutopu, Tenis, Voleybol, Yüzme sporları olmak üzere 10 zorunlu spor dalı, 4 de isteğe bağlı spor dalları yer almaktadır. Türkiye’de yapılan oyunlarda, Türkiye kendisini güçlü hissettiği; Okatma, Güreş, Tekvondo ve yelken dallarını isteğe bağlı spor olarak kullanmıştır.
23. ÜNİVERSİTE OYUNLARI, 2005/İZMİR
Ülkeler, Dereceleri ve Aldıkları Madalya Sayısı
1. Rusya; 65 madalya, 26’sı atlan,
2. Çin; 49 madalya, 21’i altın,
3. Japonya; 56 madalya, 18’i altın,
4. Ukrayna, 5. ABD, 6. Polonya, 7. G.Kore,
8. Türkiye; 27 madalya (10 altın, 11gümüş, 6 bronz),
9. Tayvan, 10. İtalya
24. ÜNİVERSİTE OYUNLARI, 2007/TAYLAND
1. Çin; 87 madalya, 2. Rusya; 92 madalya, 3. Ukrayna; 66 madalya,
4. Japonya, 5. Kore, 6. Tayland, 7. Almanya, 8. ABD, 9. Taipei, 10. İtalya,
17. Türkiye; 10 madalya (3 altın, 3 gümüş, 4 bronz)
25. ÜNİVERSİTE OYUNLARI, 2009/BELGRAD
1. Rusya; 75 madalya, 2. Çin; 56 madalya, 3. G.Kore; 47 madalya,
23. Türkiye; 9 madalya (2 altın, 2 gümüş, 3 branz).
26. ÜNİVERSİTE OYUNLARI, 2011/SHENZHEN/ÇİN
1. Çin; 145 madalya (75 altın, 39 gümüş, 31 bronz)
2. Rusya; 132 madalya (42 altın, 45 gümüş, 45 bronz)
3. Güney Kore; 79 madalya (28 altın, 21 gümüş, 30 bronz), 4. Japonya, 5. Amerika, 6. İtalya,
8. Türkiye; 22 madalya (7 altın, 7 gümüş, 8 bronz)
27. ÜNİVERSİTE OYUNLARI, 2013/KAZAN/RUSYA
1. Rusya; 292 madalya (155 altın, 75 gümüş, 62 bronz)
2. Çin; 77 madalya ( 26altın, 29 gümüş, 22 bronz)
3. Japonya; 84 madalya ( 24 altın, 28 gümüş, 32 bronz)
29. Türkiye; 7 madalya (2 altın, 5 bronz)
28. ÜNİVERSİTE OYUNLARI, 2015/GWANGJU/GÜNEY KORU
1. Güney Kore; 108 madalya (47 altın, 32 gümüş, 29 bronz)
2. Rusya; 122 madalya (34 altın, 22 gümüş, 16 bronz)
3. Çin; 72 madalya
22. Türkiye; 16 madalya (2 altın, 2 gümüş, 12 bronz)
2015 AVRUPA OYUNLARI /BAKÜ/ AZERBAYCAN:
1. Rusya; 164 madalya (79 altın, 40 gümüş, 45 bronz)
2. Azerbaycan; 56 madalya (21 altın, 15 gümüş, 20 bronz)
3. İngiltere; 47 madalya (18 altın, 10 gümüş, 19 bronz)
4. Almanya 66 madalya (16 altın, 17 gümüş, 33 bronz)
5. Fransa 43 madalya (12 altın, 13 gümüş, 18 bronz)
6. İtalya, 7.Beyaz Rusya, 8.Ukrayna, 9.Hollanda, 10.İspanya, 11.Macaristan, 12.Sırbistan, 13.İsviçre
14. Türkiye; 29 madalya (6 altın, 4 gümüş, 19 bronz)
2017 İSLAMİ DAYANIŞMA OYUNLARI /BAKÜ/AZERBAYCAN:
1. Azerbaycan; 154 madalya (75 altın, 46 gümüş, 33 bronz)
2. Türkiye; 185 madalya (68 altın, 63 gümüş, 54 bronz)
3. İran; 90 madalya (31 altın, 26 gümüş, 33 bronz)
4. Özbekistan; 62 madalya (15 altın, 17 gümüş, 30 bronz)
5. Bahreyn; 21 madalya (12 altın, 5 gümüş, 4 bronz)
Bu, büyük spor organizasyonlarında Türkiye’nin yeri açık bir şekilde görülmektedir. Son üç olimpiyatlarda birer altın ile yetindik. Bu madalyalar ise güreş ve tekvandodan gelmektedir. Sporumuzda belirgin bir düşüş vardır. Son dünya şampiyonalarında da güvendiğimiz spor dallarındaki sonuçlar ortadadır. Basketbol ve voleybolda dünya çapında takımlarımız mevcut olup, bu sporlar yüzümüzü güldürmektedir. Sporcular, birkaçı hariç bu memleketin çocuklarıdır. Hele son Avrupa ve İslam oyunlarında on milyon nüfuza sahip Azerbaycan, seksen milyonluk Türkiye’yi geride bırakmıştır. Azerbaycan’ın aldığı madalyalar bizim de gururumuzdur. Onların başarısı ile iftihar ederiz.
Belliki, sporcularımız giderek kan kaybetmektedir. Yerlerine yenileri yetiştirilememektedir. Sporcular yeterince çalışmıyor veya çalıştırılamıyor, yeterince kaloriyi, teknik kapasiteyi ve kondüsyonu kazanamıyor, kendilerine gerçek hedefler gösterilemiyor. En önemlisi yeterli moral, motivasyon ve inanç sağlanamıyor. Oyunlar sırasında dirençsiz, psikolojileri ve moralleri bozuk görülüyorlar.
Dünya sporunda layık olduğumuz yerde değiliz..!
Özetle, bugün Türkiye’nin nüfusu 80 milyondur. Buna rağmen Olimpiyat barajını aşarak, Olimpiyat oyunlarına katılmaya hak kazanan sporcu sayısı 80-100 civarındadır. Olimpiyatlarda 30 ana spor dalında (300’e yakın dal) yarışma yapılırken, Katılabildiğimiz spor dalı 10 kadardır. Madalya kazandığımız spor dalları Güreş, Halter, Boks, Judo ve Tekvando gibi ferdi mücadele sporlarıdır. Bunlara yavaş yavaş atletizm de eklenmektedir. Her Olimpiyatta alınabilen madalya sayısı ise 5-10 cıvarındadır. Elde edilen sonuçlara topluca bakıldığında; çağlar boyunca devletinin temelini beden eğitimi kültürünün üzerine kurmuş bir milletin torunları olarak, hiç de öğünülecek bir durumda olmadığımız görülmektedir.
Sporun temeli olan atletizm, yüzme ve cimnastikteki halimiz ortadadır. Dört tarafı denizlerle çevrili ve bunca gölü olan ülkemizin kürekçileri, yüzücüleri, yelkencileri ve tramplen atlayıcıları nerededir?
Ata sporlarımız olan atıcılık, binicilik, kılıç, cirit, çekiç ve okçulukta yarışacak sporcumuz mevcut değildir.
Bunca plajımıza karşın plaj voleybolcuları, salon voleybolcuları, tenisçiler, bisikletçiler, 12 dev adam, filenin sultanları ve muhteşem transferlerin yapıldığı futbol takımlarımız genellikle Olimpiyat oyunlarında yerlerini alamamaktadırlar.
Her çocuğun spor yapma imkan ve mecburiyetinin bulunduğu, nüfusunun % 20’ sinin lisanslı sporcu olduğu, devlet bütçesi veya diğer kaynaklardan gençliğe, spor veya spor yatırımlarına % 8-12 pay ayrılan gelişmiş ya da sporun değerinin bilindiği ülkelere bakıldığında, ülkemizde sporcu, spor eğitimcisi ve spor tesisi olmadığı görülmektedir. Her geçen gün Türk sporu biraz daha kötüye gitmektedir.
Şampiyon sporcuya bebeğe gösterilen özen gösterilmelidir
Biz bir Avrupa, Dünya ve Olimpiyat oyunlarında madalya kazanan sporcunun nasıl yetiştiğinin farkında değiliz. Halbuki onlar bizim gurur kaynağımız, hatta milli kahramanlarımızdır. Bu sporculara ulvi heyecan verilmelidir. Sürekli ruhlarına hitap eden moral eğitimi uygulanmalıdır. Yediğinden içtiğine, ilacına, giyimine, kuşamına, uykusuna, istirahatine, moral yapısına, tıbbi kontrollerine, hatta attığı adıma ve aldığı nefese kadar hepsi kontrol altında olmalıdır. Özel doktoru, diyetisyeni, fiziko-terapisti, kondüsyoneri, antrenörü, kamp müdürü ve psikoloğu onu bebek gibi özenle bakmalı, hafiye gibi takip etmeli ve moralini daima en üst seviyede tutmalıdırlar. Böyle bir ekip olmadan, elde edilen başarılar kişiseldir ve bu başarıları mucize saymak gerekir.
Başarı için, SPOR KÜLTÜRÜ ve SPOR BİLİNCİ’ nintam yerleşmesi ve çok iyi bilinmesi esastır.
Tüm spor kurumlarımızın, spor otoritelerimizin, spor öğretmeni, spor yetiştiricisi, antrenör ve hakemlerimizin ezberi olması gereken, sporu spor yapan iki önemli özellik çok iyi kavranmalıdır.
1. Spor kültürü
2. Spor bilinci
Spor kültürü: Tüm spor dalları hakkında geçmişte, bugün ve gelecek için yazılı ve sözlü bilgileri, spor dallarının özelliklerini, kendi içinde tiplerini, kurallarını, insana ve milletine kazandırdıklarını içerir.
Spor bilinci:
-Sporun yaşamın bir parçası olduğu,
-Her insanın spor yapması gerektiği,
-Spora ana okullarından başlanacağı,
-Çocukların başlangıçta kesinlikle Atletizm, Jimnastik ve Yüzme sporlarından birine yöneltileceği,
-Sporun güçlü nesiller yetiştireceği,
-Sporun sağlıktan ve milli savunmadan tasarruf sağlayacağı,
-Sporcu nesillerin hazır ordular olduğu,
-Milletçe yapılacak sporun öneminin anlaşılırlığı,
-Sporun en iyi tanıtım aracı olarak, ülkelerin zenginliklerinin sergilendiği bir alan olduğu,
-Artık çağdaş dünyamızda savaşların spor sahalarında yaşandığı,
-Buradaki mücadelenin milletler üzerinde büyük etkiler oluşturduğu,
-Sporun; milli eğitimin, Büyük Millet Meclisinin ve de devletin bir numaralı politikaları arasında yer almaları gerektiği,
-Nihayet sağlam kafanın sağlam vücutta bulunacağı, gerçeğidir.
Bu iki sportif ana özelliği, ona paralel olarak gelişen
OLİMPİK HAREKET BİLİNCİ Tamamlar.
Olimpik hareket bilinci nedir, amacına nasıl ulaşır ?
Olimpik Hareket Bilinci; Spor kültür ve Spor bilincinin yerleşip yeşerdiği, milletçe sporun öneminin anlaşıldığı, sporcu nesillerin akıl ve ruh sağlığının farklılığı ile sporun ahlaki ve insani boyutlarının üstünlüğünün tartışmasız kabul gördüğü toplumlarda, olimpiyat oyunlarına topyekün milletçe hazır olmaktır.
Bunun için;
1.İlköğretim, hatta anaokullarından itibaren çocuklara spor eğitimi dersleri verilmelidir.
2. Üniversitelerde spor yaygınlaştırılmalıdır.
3. Kulüpleşmeler, kurum haline getirilmelidir.
4. Ailelere topyekün spor bilinci aşılanmalıdır.
5. Milletçe sporun önemi kavranmış olmalıdır.
6. Nüfusun 1/5’inin lisansiye sporcu gibi yetiştirilmesini sağlayacak spor eğiticileri yetiştirilmelidir.
7. Bu eğitimin gerçekleştirileceği spor tesisleri oluşturulmalıdır.
8. Her spor dalında Milli takım seviyesinde birbiri ile yarışabilen yüzlerce sporcu yetiştirilmiş olmalıdır.
9. Bu sporcular, 300 spor branşında olimpiyat oyunlarında temsil hakkına sahip olabilmelidir.
10. Basın ve yayın organlarının sistemli bir şekilde spor kültür ve bilincini vurgulaması sağlanmalıdır.
11. Olimpiyat gibi bir organizasyon için, karşılıksız hizmete hazır en az on bin gönüllü yetiştirilmelidir. Tüm bunlardan sonra OLİMPİYAT DÜZENLEME girişimlerinde bulunulmalıdır.
Türk spor teşkilatı ve Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi, büyük kuruluşlardır. Buralarda sayısız insan görev yapmaktadır. Bu insanların en büyüğünden en küçüğüne sportif kariyerleri, bu büyük yükü kaldırmaya yeterli olup olmadığı tartışmalıdır. Dört yılda bir, Olimpiyat oyunlarında başarısız olan Federasyon başkanları değiştirilmektedir. Her ne kadar başkanlar seçimle geliyorlarsa da, yeterli oldukları şüphelidir. Dört yıl sonra o da değişecek, yerine daha yenisi, daha tecrübesizi göreve talip olacaktır.
Türk spor eğiticilerinin eğitimleri yetersizdir. Üst düzeyde eğitim veren uluslararası kurs ve seminerlere gönderilen antrenörler, bu eğitimi ne kadar süre almakta ve yeterince yetişebilmekte midir. Yoksa Dostlar alışverişte görsün usulünden mi eğitime katılmaktadırlar. Rusya, Almanya, Amerika gibi ülkelerin spor akademileri ve sporda kariyer sahibi insanların üst düzey eğitimlerini sağlayan eğitim merkezlerinde kaç spor adamımız yetişmiştir? Her spor dalında kaç antrenör veya eğitimci uluslararası kaç kongreye katılmış ve yaptığı çalışmalara ait sunumlarla dünya sporuna neler kazandırmıştır?
Başından beri Türk sporunun dünya spor arenalarında pek başarılı olduğu söylenemez. Milli sporumuz olan güreşte bile zaman zaman hezimetlerle karşılaşmaktayız. Koşullar yeterince zorlanmamakta ve verilen imkânlar boşa gitmektedir. Türk sporunu layık olduğu yerde görmek, Türk milletinin hakkıdır.