Sekiz Yıl Beklenen Randevu…
“Birde orayı denesek” fikri, bence isabetli karardı.
Denesek denilen fikir Genelkurmay başkanı…
Dernek mensupları olarak ikiye ayrıldı, Genelkurmay başkanımız konumuzla ilgilenir diyenler kadar asla ilgilenmez diyenlerde vardı.
Her iki kesim iddialarına delil getirmektelerdi, ben en çokta, biz paşamızı umrede gördük diyen kesimden ümitlenmiştim!
Allah kitap merhamet Hak Hukuk konusu onda ağır basar. Diyorlardı.
Kendi Genelkurmaylığından önceki Genelkurmay Başkanları, Ergenekon sanıkları olan Subayları Silivri de ziyaret ettikleri gibi,
Şimdiki de biz Yaşzedeleri derneğimizde ziyaret eder veya bunun yerine bizim kendilerini ziyaret randevumuza cevap verir. Diyordu, diğer cenah.
Sonunda Dernek başkanı, Genelkurmay Başkanından randevu talebimizin yazılmasına karar kıldı.
On gün sonra arkadaşlar birbirlerini aramaya başladılar,
Geldi mi bir cevap!
Bu arkadaşların birbirlerini merakla aramaları altı ay sürdü.
Öyle kolay değil ancak bugün yarın cevap gelir göreceksiniz dedi, umrede görenler cenahı.
Sonra bir yıl geçtiğinde, bir gün;
Heyecanla, ben size demedim mi diyen umreci cenahtan arkadaş! Telefonda konuşuyordu!
-Bak, “Milli Savunma Bakanı Yaşzedeleri kabul etti…!”
-Ne zaman?
-Gazetelerdeki 12 puntoluk manşeti okumadınız mı?
-Yapma ya, dedi diğer arkadaş, iki kat heyecanla.
-Valla buraya kadar. Dedi, arayan.
-Ney buraya kadar?
-Rüyam!!!
-Rüyada mı gördü bu manşeti ve haberi…!
-Bu iyiye delalet değil mi. Dedi, üste çıkarak. Sen davanın rüyasını görmezsen bu davaya dava mı dersin! Demesin mi!
-Göreceksin, sekiz senede geçse bizi kabul edecekler, gereğini yapacaklar.! Dedi son olarak.
28 şubat sürecinin travmasının herkes te bıraktığı bir emare çeşidi! Arkadaşın yaşadığı.
Dediği gibi sekiz sene geçmişti, en azından bunu tutturmuştu ama biz randevunun adresini değiştirmelimiyiz değiştirmemelimiyiz tartışması yeniden başladı dernekte.
Zira, Bir devir kapanmış bir başka devir açılmıştı, Genel Kurmay Başkanı Milli Savunma Bakanı olmuş yani sistem değişmişti.
Biz yeni sisteme göre Genelkurmaydan değil, Milli savunmadan randevu talep edelim diyenler çoğunluktaydı.
-Milli savunma Bakanı varken kim dinler Genelkurmayı!
-Eskiden de vardı ama, Milli savunma Bakanı!
-Eskiden kim dinlerdi ki Milli savunma Bakanını!
Başkan, topluluğa susun işaretini eliyle yaptıktan sonra, cebinden çıkardığı bir evrakı huzurda okudu.
Meğer bizim Başkan, Milli Savunma Bakanlığına gerekli yazıyı yazmış, okuduğu da gelen cevabi yazı olup mealen, sizin problemlerin çözümü için kanun lazım, biz bir şey yapamayız diye yazıyormuş.
Tabi insan yüz yüze olsa bu cevaba karşı hemen bir şeyler söyler, misal; “çıkarın o zaman kanunu, bize niye söylüyorsunuz biz mi çıkaracağız kanunu!”
Başarmalıyız, dedi başkan.
Sonra, bir müddet eliyle başını kaşıdı durdu.
Başkan başını kaşıdığı zaman anlarım ki o başta çok şeyler dönüp duruyordur.
Sonra,
Başaracağız. Dedi. Birden.
Ve ekledi.
Çünkü haklıyız…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.