Mehmet ERDİL
Olur Mu Böyle Hasan..?
Bazen insan derdini anlatamıyor…
Bir gün bir türkü sözü duyuyorsun ki, bir mısrasın da senin derdinin alayını toptan özetlemiş.!
Bunu yazan ne kadarda beni yazmış. Diyorsun.
Bunu keşfettiğim o gün bugün türküleri severim, o gün bugün en zor dertlerimi anlatamadığım olduğun da bir mısra’sı bile sorunumu çözmeye yetmiştir.
Ben kendimi, derdimi istediğim gibi anlatamayacak durumda hissettiğimde, derdimin yerine o sözleri yazarım, okuyan bilirim ki derdimi anlar.
Sağolun Türkülerimiz, bin yaşayın türkülerimiz.
Bazı dertler vardır ki, yıllar geçse de unutulmuyor, kurşun yarası gibi bir türlü geçmiyor, biliyorsunuz.
Misal ben, ne zaman dertlilerin akıllarına maziden bir hatıra düşse, boğazlarının düğümlendiğini yüreklerinin cız ettiğini bilirim.
Bazen hayâllerin bir yerde takılmasını, elde olmadan gözlerin bir noktaya çivilenip kalmasını ve aklın dalıp dalıp gitmesini de bilirim.
Bir sızının ufaktan başlayıp yüreğin derinlerinden ılık bir damla olarak süzülüp kirpiklerden döküldüğünü ve acının birinin gelip diğerinin gittiğini de bilirim.
Bilhassa gecelerin sessiz ıssız ve insanın başıyla başbaşa kaldığı anlar, dertlinin en tercih ettiği zamandır ki, Türküler bunu “Geceler yârim oldu” mısrasıyla teyit eder.
Kahrolası Adaletsizliğe ve Hukuksuzluğa uğramanın işte böyle ağır bir dert olduğunu da bilirim, eğer siz de bir derdin öznesi olursanız siz de bilirsiniz.
Şimdi siz söyleyin böyle bir dert hiç unutulur mu?
Biliyorum ki sizde unutmazsınız!
O halde dert onurdur…
Dertliler bu yüzden vurdumduymaz olmazlar, Vurdumduymaz olanlar derdini umursamayanlardır, mücadelesini ölene kadar onurlu olanlar bırakmazlar.
Ezcümle bir sabah kamudaki işinize gidiyorsunuz ve ilişiğinizin kesildiğini öğreniyorsunuz!
Yani savunmasız, yargısız, mahkemesiz, hâkimsiz, savcısız!
Kesen Kim?
Y.A.Ş üyeleri!
Sebep?
Disiplinsizlik…
Bu çok sayın üyeler, haklarında ihraç kararı verdikleri personelleri görseler tanırlar mı?
Tanımazlar!
Peki insan tanımadığı dünyanın en disiplinli, başarılı, sicili tertemiz personelleri için niçin yalan söyler.!
…..!
Demek ki muktedir irade böyle buyurunca söylerler!
Hâl böyle olunca,
Kime ne anlatacaksın, en yakınına bile anlatamazsın derdini, ancak içine atarsın…
İnsanın içi buna sızlıyor,
İnsan bu yalana içerliyor,
İnsan bu yalana kahroluyor.
İşte Türkü sözü tam da burada devreye giriyor.
Olur mu böyle Hasan,
Söyle olur mu Hasan.
Bu nasıl ihanetmiş anlamadım gitti
Birde sen olmasan, ah birde sen olmasan
Nasılda öyle dalıyor insan, anınca o eski günleri
Nasılda öyle dalıyor insan, anınca eski günleri
İsyan ediyor yanıyor insan, hatırlayıp dünleri
Düşünüp düşünüp yanıyor insan, hatırlayıp dünleri
Olur mu böyle Hasan
Söyle olur mu Hasan.
Reis, 2010 tarihinde torba yasadan çıkan 6191 sayılı yasa ile o zalim dönem olan 28 şubat sürecinde ihraç edilenlerin dudaklarına bir parça şeker çaldı, eyvallah elbet müteşekkiriz.
Ama yarım hak oldu…
Olur mu söyle Hasan!
Söyle olur mu Hasan!
Yüksek Askeri Şura Mağdurları AF değil HAK istiyorlar, eksik bırakılmış HAK larını. Tıpkı HSYK ya verdiğiniz gibi, EMİNSU ya verdiğiniz gibi.



