Tarih: 21.08.2014 15:05
Güncelleme: 21.08.2014 15:05
Mehmet Uzun
Merhaba Değerli Okurlar;
30 mart yerel seçimlerini ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini geride bıraktık. Kazasız belasız şükürler olsun. O zamanlarda yazmıştım bazı arkadaşlar kendilerini o kadar kaptırmışlardı ki Gözleri adeta kararmıştı. Konuşmaya sohbet etmeye korkar hale gelmiştik .Bu günlerde artık yavaş yavaş fabrika ayarlarına geri dönüyorlar.
Yerel seçimlerin döneminde hemen hemen metre kareye bir iki bizleri kurtarıcı kahraman düşüyordu şimdi her yer boş her yer bunlardan arınmış durumda. Kimi partiler bu kurtarıcılarımızın altına sıfır araçlar sıfır cep telefonları bile vermekten kaçınmadılar da ne oldu koskoca bir sıfır başarı sizlere ömür. Bir merhabayı bir ev ziyaretini bir esnaf ziyaretini çarşaf çarşaf resimleyip bakın ne kadar güzel çalışıyoruz diye bizleri haberdar ettiler sağ olsunlar
Bütün bu güzel çalışmalara rağmen başarının elde edilememesi çok ilginç geldi bizlere galiba samimiyet yoktu galiba yürekten değildi bütün bu hengameler. Bazen denk geldiğimizde insan çekiniyordu bir iki siyasi tecrübeden bahsetmeye hemen anlıyorlardı lafı ağzımıza tıkıyorlardı çünkü onlar bu işlerin uzmanıydı öyle sanıyorlardı kendilerini
30 mart sonrası sanki mutasyona uğradılar onlar gitmiş onların yerlerine suskun pişman birileri gelmişti sanki İnsan üzülüyor ama elden bir şey gelmiyor mühim olan bundan bir ders çıkarabilmek ama nerde her zaman bir günah keçisi buluveriyorlar işin en kolay yanı da bu sanırım.
Bizim burada yani tepecikte bir yerel derneğimiz var seçim öncesi sandalye ve bilgisayar hediye etmişler duyduğuma göre sonuç istedikleri gibi çıkmayınca hem sandalye hem bilgisayarı geri almışlar. İşin garip tarafı da bütün bunlara muhatap olan her şeyi gören ama algılayamayan bu dernek yönetimindeki dostlarımız hiç bir şey olmamış gibi yine yüz metreden gördükleri bu siyasi ağabey yada ablalarına saygıda kusur etmiyorlar.
Yapacak bir şey yok yaşamda onların vicdanları da yürekleri de demekle olmuyor. Bu bir meziyet olsa gerek sorgulama haksızlık karşısında susmama gibi.
Büyükçekmece'de Yağmur
Geçtiğimiz günlerde çekmeceye müthiş bir yağmur yağdı yaklaşık 35 yıldır bu bölgedeyim böylesine etkili bir yağmur görmedik.
Çekmeceden tepeciğe karaağaç ve Ahmediye üzerinden ancak gelebilmiştim. Ve o akşam facebook sayfalarında bir eleştiri bombardımanı vardı çekmeceyi sel bastı alt yapı zayıf hasan Akgün başarısız filan ver yansın ediyorlardı halbuki böylesine bir yağmuru kısa sürede içinde tutabilecek bir alt yapı ne çekmecede var nede ülkenin başka bir yerleşim yerinde.
Daha az bir yağmur Beyoğlu istiklal caddesini de vurmuştu adeta Venedik gibi olmuştu orası da çekmecedeki bu durumu gören ver yansın eden arkadaşlar Beyoğlu'nu es geçtiler her nedense.
Bu su basmalarında ne sayın kadir topbaş beyin bir eksiği nede sayın Hasan Akgün'ün bir eksiği vardır eğer olaylara objektif bakabilecek bir göze ve yüreğe sahipseniz. Ben burada ne sayın kadir topbaşı nede sayın Hasan Akgün'ü savunmuyorum, işin gerçeği bu elinizi vicdanınıza koyun demekten başka tabii ki eksikler noksanlar vardır hemde kıyamet gibi gelin tepeciğe her boy eksiklik ve her boy noksanlık var istemediğiniz kadar.
Ama bir şeyi eleştirirken elinizi vicdanınıza koymanız gerekir öyle saldırmakla kimsenin eline bir şey geçmez ne kadir bey akrabam dostum nede Hasan bey ben bir bireyim bir vatandaşım kendi gözlerimle görüyorum kendi yüreğimle yazıyorum.
Sağlıcakla Kalın.


