Nesrin Masarifoğlu
O günden bugüne köprüler altında çok sular geçse de son yıllarda cari açık ve işsizlik sorun olmaya başladıkça yerli yani Türkiye’de üretilen malın kullanımı ve tasarruf bilincinin oluşması için teşvik söylemleri daha da hızlandı. Ha birde yatırıma özendirme söz konusu. Türkiye’de şu anda yüzdeyüz yerli kaliteli üretim yapan sanayiye sahipken, parçaları döviz karşılığı yurt dışından alınan ve montajı ülkemizde yapılan sanayi de mevcuttur. Birinde tüm kar, para yurt içinde kalacak istihdam sağlayacak diğeri ise yan sanayiisi olmadığı için sınırlı istihdam sağlayacak karın bir kısmı yurt dışına çıkacaktır. Bir kısım ürünler ise doğrudan doğruya yurt dışından ithal edilen ne karından ne de istihdamından hiç faydalanamadığımız ürünler. Hangisini tercih ederdiniz?
Hep mazeretlere sığınırız kalite artsın Türk Malı kulllanalım diye. Evet bu konuda yerli mallar dünya standartlarını yakalama konusunda çok titiz olmalılar. Rehavet ve yüksek kar düşüncesiyle malzemeden çalarak kalite çıtasını yukarıya taşımamak büyük hata. Ama bir ürün Türk malı ve kaliteliyse sırf etiketteki markasından dolayı niye illaha ki yabancı olanı tercih edilir, anlamak mümkün değil. Aslında bu furya ne yazık ki gençlerimizde daha çok. Marka merakı, ya da çok para eşittir yüksek kalite düşüncesi bizleri bile yabancı malları kullanır hale getirdi. Bu konuda bilmediğimiz ya da önemsemediğimiz gerçekler var. Kullandığımız her ithal mal aynı üretimi yapan Türk Girişimcilerinin şirketlerini küçültmelerine sebebiyet vermekte bu da ne demek işsizliğin artması, cari açığın büyümesi yani bir ülkenin zaman içinde gittikçe fakirleşmesi demektir. Potansiyeli çok yüksek onlarca gencin mesai saatlerinde başıboş dolaşmasına sebebiyet vermektedir. Ne yazık ki günün her saatinde sokaklar, kafeler, çay bahçeleri işsiz, geleceğini planlayamayan gençlerle dolu. Dışarıya akan para nedeniyle cari açığın daha çok açılması demek. Paranın yüksek karın dışarıya kaçması demek. Dışa bağımlı olduğumuz enerji, yakıt gibi ihtiyaçların kullanılmasında yaptığımız bilinçsiz israflar verimsiz kullanım da ayrıca ekonomimize olumsuz etki etmektedir. Ürün ve enerjide tasarruf etmenin yanı sıra sağlık, eşya, zaman ve para konusunda da çok akıllıca tutum içerisinde olmak gerekiyor
Bu konuda bir bilinç oluşturmaya ve bu bilinçle yerli sanayiyi kalkındırmaya, sayılarını artırmaya, işletmelerin dünya ile rekabet eder kaliteli mal üretimine geçmelerine çok ihtiyaç var. Yoksa okullarda annelerimizin yaptığı altın gününe benzer bir kutlama ile amaca ulaşmak mümkün değil.
Aslolan ülkenin geleceği olan nesillere; parayı kazanma, harcama, tasarruf, ülke menfaatini kolllama, cari açık makasını daraltma, işsizliğe çare olma konularında bilinç geliştirmelerine ön ayak olmaktır.



