Tarih: 23.12.2011 16:09 Güncelleme: 23.12.2011 16:09

YEREL HABERİM

Hiç bir insan yoktur ki dünyada sevdikleriyle beraber olduğu gibi ahirette sevdikleriyle beraber olmak istemesin.
Enes (r.a) anlatıyor:
Rasulullah’a (S.A.V) bir adam gelerek:
“Ya Rasulallah! Bir adam birisini hayırlı ameli ve hâlinden dolayı seviyor, fakat onun gibi amel edemiyor, bunun durumu nedir?” diye sordu. Rasulüllah (S.A.V):
“Kişi sevdiği ile beraberdir.” buyurdu.
Bunun üzerine Enes (r.a,) Rasulüllah’ın (S.A.V) ashabının bu hadisi duydukları gün sevindikleri gibi sevindiklerini hiç görmedim.” buyurdu.
Sahabe efendilerimiz bu hadis karşısında sevinmişlerdi. Sevinmişlerdi çünkü onlar Allah Resulünü kendi canlarından, mallarından, eş ve çocuklarından daha çok seviyorlar, Resulüllahı sevenleri de seviyorlardı.
Yine Enes (r.a) anlatıyor: Bir Adam rasulüllah’a (S.A.V):
- Kıyamet ne zamandır? diye sordu.
Peygamber (S.A.V):
- Kıyamet için ne hazırlık yaptı? dedi.
Adam:
- Kıyamet için namazdan, oruçtan ve sadakadan çok fazla bir şeyler hazırlamadım, fakat ben Allah’ı ve Resülünü severim, dedi.
Bunun üzerine Allah’ın Resulü:
- Sen sevdiklerinle berabersin, buyurdu.
İnsanın yaratılış gayesi Rabbine kul olmaktır. Rabbinin emirlerini yapmak nehy ettiklerini yapmamaktır. Rabbini ve. Resulünü sevmektir. Resulünü sevenleri sevmektir.
Şunu hiçbir zaman unutmamamız lazım, sevginin en yücesi, en muhabbetlisi ve en makbulu Allah sevgisidir. Gönlünde Allah sevgisi bulunan kişi sevdiğini Allah için sever. Buğzettiğine Allah için Buğzeder.
Allah (C.C.) Peygamber Efendimize: Hz. Ebubekir’e söyle ben ondan razıyım. O benden Razı mıdır? buyurarak Hz Ebubekir (r.a)’dan razılığını bildirdi. Peki Hz. Ebubekir (r.a) bu mertebeye nasıl ulaştı? Allah’ı sevdi. Allah’ın sevdiği peygamberi (S.A.V.) sevdi. Peygamberin (S.A.V) sevdiğini sevdi bu sevgide yok oldu bunun sonucunda da Sıddık makamına ulaştı. Ha keza Hz Ömer R.A, Hz Osman. R.A, Hz Ali R.A. ve tüm Ashap (r.a) Allah’ı sevdi. Allah’ın Resulünü sevdi ve Resulünün sevdiklerini sevdi bundan dolayı Ashab-ı Kiram olma şerefine nail oldular.
*         *          *          *
İki arkadaş tanıdım, bu arkadaşlardan biri adı “Hristiyano” olanı seviyor diğeri ise adı “Yahudiyano” olanı seviyor. Bu iki arkadaş sevdikleri o kişilerin yemesini, içmesini, giymesini, konuşmasını, kültürünü, gelenek ve göreneklerini kısacası A’dan Z’ye herşeylerini sevmişler. Sevgileri öyle bir hale gelmiş ki adeta Hristiyano ve Yahudiyano’nun süretleriyle süretlenmişler. Gönüllerini onların sevgisiyle yoğurmuşlar. Bir zaman sonra o iki arkadaşla karşılaştım. Baktım ki daha önce gördüğüm, bildiğim ve tanıdığım arkadaşlardan eser kalmamış. Dedim sizin bu haliniz nedir? Dediler bizler o iki kişiyi sevdik onlarla her daim birlikte olduk. Onlara özendik, onların halleriyle bezendik bunun sonucunda onları taklit etmeye başladık. Seninde gördüğün gibi “onların aynısı” olduk.
*        *          *           *
Efendimiz (S.A.V.) “Kişi sevdiğinin dini üzeredir.” buyurdu.
Allah, insanda kalp olarak bildiğimiz bir varlıklık yaratmış. Kişi, o kalbin içini Allah sevgisiyle Resulüllah (S.A.V) sevgisiyle, Hak dostlarının sevgisiyle doldurursa o kalbin sahibi “gerçek sevgiyi” ve “gerçek sevgiliyi” bulmuştur. Bu sevginin haricindeki sevgi ise Şeytani ve nefsanidir ki bu sevgiye Ebu Cehil’in sevgisini örnek verebiliriz. Kısacası alimle birlikte olursan onun gibi alim olursun. Berduşla, ayyaşla birlikte olursan onun gibi berduş, ayyaş olursun.
Hak dostlarından Gavsı Bivanisi (k.a) “iki gün hırsızla gezersen üçüncü gün sen de hırsız olursun.” buyurdu.
Bu konuda da şöyle bir olay anlatılır.
Ormanda yeşillikler içinde yürüyen bir adam, çalı yapraklarının gül gibi koktuğunu anlayınca merak edip sormuş:
-Bu çalı yapraklarında gül kokusu var, nedendir acaba? Demişler ki:
- Rüzgarın gül ağacından uçurup getirdiği yaprakları bunlar misafir edip sahip çıktılar. Güllerle uzun zaman dostluk kurup birlikte oldular. Gülle dostluk kuran elbette gül gibi kokacaktır. Gülün kokusu o kişiye sirayet edecektir. (Kuşeyri Risalesi)
Ahir zaman ümmeti olarak, sevdiklerimize, özendiklerimize, taklit etmeye çalıştıklarımıza bir bakmalıyız. Bu kişi Allah adına nerede duruyor. Din adına nerede duruyor. Peygamber adına nerede duruyor. Muhammedi ahlak adına nerede duruyor. Ümmeti Muhammed adına nerede duruyor. Vatan için millet için nerede duruyor. Bunlara çok dikkat etmeliyiz. Seviyoruz. Peki bizim sevdiğimizi Allah seviyor mu? Bizim 'yırtınarak taklit etmeye çalıştığımız kişileri' Allah seviyor mu? Birlikte yediğimiz, iştiğimiz, gezdiğimiz tozduğumuz kişilerin sevgisi seni Allah’a ve Resulüne, Ashabına ve Hak dostlarına yaklaştırıyor mu? Yaklaştırıyorsa sev gitsin. Yaklaştırmayı bırak cehennemin dibine çekiyorsa orada daha ne duruyorsun kaç git. Yok eğer kaçmayıp sevmeye devam edeceksen “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” hadisini tekrar hatırlatıyorum.
Büyüklerin duası üzerinize olsun.

TÜM YAZARLAR

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.