Uzun zamandır Bursa’nın doğal dokusu henüz bozulmamış şirin mi şirin bir ilçesi olan İznik’teyim. İznik her taşı kaldırdığınızda topraktan tarih ve bereket fışkıran bir ilçe. İlkbaharın doyumsuz güzelliklerini görmek amacıyla nereye gitmek istersiniz diye sorulduğunda İznik’i de mutlaka listenize alın. Türkiye’de baharın muhteşem görüntüsünün sergilendiği yerler sıralamasında ilk ona kesinlikle girecek yerlerden biri İznik. Sadece ilkbaharı büyülemez insanı, sonbaharı da ayrıca doyumsuz güzelliktedir.
Henüz İznik’e hiç gelmediyseniz bir hafta sonunu mutlaka İznik’i görmek için ayırın. İlkbahar ve sonbahar çok uygun bu ziyaret için. Diyelim ki karar verdiniz ve geldiniz İznik’e. İznik’in Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma tarihi eserlerini ve İznik Medresesinde yetişmiş tasavvuf ehli zatların kabirlerini de ziyaret ettikten ve gölün etrafındaki nefis doğayı da gezdikten sonra vakit kaybetmeden atlayın arabanıza gün batmadan zeytin ve meyve ağaçlarının çevrelediği Çamdibi, Dırazali köylerini gezdikten sonra Elbeyli’ye doğru çevirin rotanızı. Candarlı ve ilerisindeki Gürcü köylerine doğru yol alın. Özellikle Candarlı Köyü ve ilerisindeki Gürcü ve Yörükler köylerine doğru giderken göreceğiniz vahşi doğa sizi sizden alacaktır. Yol boyu orman, ırmak ve bahçelerin sonbaharın renk temaşası içerisinde kucaklaştığı o doyumsuz manzarayı seyrederken, tertemiz havayı ciğerlerinize çekin ormandan gelen katışıksız muhteşem lezzetteki suları için. Yol kısa fakat meşakkatli olsa da inanın her şeye değecektir. Yolunuz üzerindeki paha biçilmez atların yetiştirildiği at çiftliklerinde durup o asil ve gösterişli atları seyredin. Devasa çam ağaçlarının kapladığı ormanların çevrelediği ve eteklerinde halen yeşilin en güzel tonuna sahip meraları, kırmızı, yeşil ve turuncunun tüm tonlarını barındıran rengârenk yapraklı ağaçları ile geçtiğiniz her köy size ünlü bir tablonun içindeymişsiniz hissini verecektir. Gözünüz bu renk cümbüşünün içerisinde bayram ederken bir taraftan da derelerin çağıltısı, kuş sesleri sizi tefekkür deryasına götürecektir. Bu güzel ülkeyi bize armağan eden atalarımızı minnetle anarken, cömertçe bize tüm güzellikleri bahşeden Allah’a binlerce defa şükredeceksiniz.
Ama güneş batmadan İznik’e dönmeyi ihmal etmeyin. Niye gün batmadan çünkü İznik’e tüm bunları bırakın sadece günbatımı için de olsa gelmeye değer. Gölün kenarında manzaraya nazır bir çay bahçesinde güneşin göle ışıklarını resmettiği o muhteşem manzarayı illa ha ki kaçırmayın derim. Siz çayınızı kahvenizi yudumlarken yavaş yavaş güneş batışı ile suya aksettirdiği o muhteşem görüntü kaçmamalı. İşte siz o güzel görüntü eşliğinde gününüzü bitirirken aynı zamanda bir gün de olsa büyük şehrin karmaşasından, ülke gündeminin ağırlığından ve son yaşanan üzücü olaylardan bir nebze de olsa kendinizi soyutlamış ruhunuzu ve gözlerinizi dinlendirmiş olursunuz.
Ruhunuzu dinlendirmekle kalmaz bu güzel ülkeye sahip olduğumuz için ne kadar şanslı olduğumuzu düşünürsünüz. Dört mevsimin doyasıya yaşandığı tarihi doku ve doğanın cömertçe sergilendiği bu güzel ülkemiz üzerinde oynanan oyunların farkında olarak kendinizi ülkemize sahip çıkmak birlik ve beraberliğimizin tesisi için ne gerekiyorsa onu yapmak zorunda hissedersiniz. Ülkemizin içinde bulunduğu bu sıkıntılı süreç atlatılıncaya kadar aklıselim hareket ederek, birlik ve beraberliğimize helal gelmeden bu güzel ülkeye sahip çıkarak hangi konumda hangi meslekte olursak olalım dürüst ve ilkeli davranarak ve de çok çalışarak badireleri atlatmak gerektiğini anlarsınız.
Halen Osmanlı geleneklerinin yaşatıldığı, açık hava müzesi görünümünde güzel ülkemin, topraklarında bolluk ve bereketin fışkırdığı bu cennet köşesinden ayrılırken; değişmez sınırlarımızın bekası, demokrasimizin ve Cumhuriyetimizin devamı için her birimizin omuzlarında büyük bir sorumluluk yüklendiğinin bilincinde olarak dönersiniz evinize.
Dört bir taraftan işgal edilmiş olan bu güzel vatanı kanları ve canları ile düşman istilasından kurtaran Atatürkve Silah Arkadaşlarını bu cennet ülkeyi bize vatan yapıp emanet ettikleri için minnet ve şükranla anmamak mümkün mü? Kurtuluş Savaşımızın Başkomutanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 78. yılı dolayısıyla onu, şehit ve gazi olan silah arkadaşlarını ve günümüzde bu vatan uğruna şehit olan bütün evlatlarımızı bu vesileyle rahmetle ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, Mekânları Cennet Olsun.