İSTANBUL Sözleşmesine Üzüldüm..!
Dün, takvim yaprağına göre 20 Mart Cumartesi sıradan bir gündü.
Sabah erken saatlerden itibaren sosyal medyada müjdeler, tebrikler, sevinç ifadeleri, adeta telefonlara yağmaya başlamıştı.
Güneş kuşluğa dönmeden mesele anlaşılmıştı.
İnsanlarımızın ekserisi sekiz yıldır gündemde olan İstanbul sözleşmesinin iptal edilip resmi gazetede yayınlandığı bu günün sevincini sosyal medyada alabildiğine keyifle paylaşıyorlardı.
İktidar, sözleşmeyi red etmekle, geç te olsa halkı duyabilmiş işin önemini anlamış, bu halka ait olmayan ve bedenine uymayan bu sipariş edilmiş elbiseyi iade etmiş oldu.
Aslında bende çokları gibi sözleşmeyi okumuş sayılmam, şöyle hızlı bir şekilde sathi baktım, tam okumuş olsaydım biliyordum ki asla bir hukukçu gibi anlamış olamayacaktım.
Böyle durumlarda bende her irfan sahibi halkımız gibi, itimat ettiğim sağduyu sahibi, milli, vatanperver, bilim adamı olan birine itimaden bu konuda onun tesbitine uydum.
Televizyondan herkesin tanıdığı benim ise şahsen tanıdığım bu değerli bilim insanı Sayın Prof Dr hoca dan, aşağıdaki alıntı yaptığım konuyla ilgili özet ifadesi her şeyi tüm berraklığı ile ortaya koymaktadır.
Şunu da açıkça ifade edeyim ki İstanbul Sözleşmesi hakkında yazmak artık içimden gelmiyor. Zira bu konuyu son üç senedir TV’lerden köşe yazılarıma Youtube programlarıma kadar her platformda defalarca dile getirdim. Milletimizi mahvetmek için büyük bir yıkım projesi olduğunu defalarca ortaya koydum. Artık karar yetkililerindir…
Not: Tüm Türk dünyasında kutlanan 21 Mart Nevruz bayramımız kutlu olsun
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.