İş, Aşı Doğurur
Bugünlerde gerek iktidar; gerek muhalefet kanadında açları doyurma ile ilgili bir polemik doludizgin gidiyor...
Haydi doyurdunuz diyelim,hadi bu hayırlı olacak fiilinizde müdavim olma gayreti içine girdiniz,peki bu ne zamana kadar sürecek?..
Bu meyanda tam tekmil yoksulları bulup tespit edebilme şansınız var mı gerçekten?..
Bu doyurma konusunu gündem yapıp, o yapsın, bu yapsın meselesi yapmak bile zaten ekonomik yönden yaralı bir kesimi daha da yaralar.
Pir sultan idam için darağacına ilerlerken; o devrin valisi tarafından verilen buyruk üzerine idamı seyretmeye gelen kalabalık tarafından taşa tutulur... Kalabalık içinde Pir sultan Abdal'a yakın bir dostu da, taş yerine bir gül atar. Pir sultan bu eylemi üzerine dostuna hitaben içi yanarak şu dizelerle serzenişte bulunur şöyle ki: '
Pir sultan abdalım can göye ağmaz
Haktan emir olmasa rahmet yağmaz.
Şu ellerin taşı bana hiç değmez
İlle de dostun bir tek gülü yaralar beni'
Bu doyurma söylemleri bana hiçte etik gibi görünmüyor.
Yapılacak iyiliğin sessiz sedasız yapılanıdır makbul olan. Bunun üzerinde birtakım siyasi hesaplar yapmak sizi bilemem ama pekte makbulliyet statüsüne alınacak bir şey gibi değil.
Yapılacak iyiliğin türü, şekli ne olursa olsun; birey veya bireyleri incitici olmaktan uzak olmalıdır.
Hem kimsenin size gelin bizi doyurun dediği de yok. Elinizden geliyorsa iş verin, aş sorunu kendiliğinden çözülür zaten.
Türk insanı gururludur. Bu tür söylem ve muamelelere daima kapalı olduğu herkesçe malum... Aç kalır; lakin bunu çevresine, hatta en yakınlarına bile söylemekten imtina eder.
Bu doyurma problemini insanlara iş sahaları açarak da çözüme kavuşturabilirsiniz.
Kısacası muvakkat çözüm bendi, artan işsizlik seli karşında tutunacak bir potansiyele sahip olmadığını sizler daha iyi bilirsiniz...
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.