M.Mustafa Karayün
Efendim çok kişi yazdı, çok kişi konuştu ancak benimde birkaç satır yazmaya hakkım olduğunu düşünüyorum. Birkaç gün önce 1 saat kala iptal edilen bir Ak Parti Büyükçekmece ilçe kongresi vardır. Ve kongre’ye 3 listenin girecek olamsı Ak Parti tarihinde yanılmıyorsam ki ilk olacaktı. Adayları biliyorsunuz İl Teşkilatının desteklediği Av. Celal Babayiğit ve İlçe Teşkilatının yürekten desteklediği Mustafa Uçar. Haaa unutmadan birde birilerinin gazına gelip, İl başkanının karşısında dut yemiş bülbül, delege telefonlarına gönderdiği mesajda aslan parçası olan Rahmi Yazıcı beyefendi vardı. Evet kongrenin iptalindeki en büyük etken, 1 hafta kala yalandan yere aday olan Rahmi Yazıcı idi. Mustafa Uçar 2 aydır alt yapısını hazırlıyor, Av. Celal Babayiğit ise İstanbul İl Başkanılığının desteği ile 1 aydır çalışıyordu.
İki adayın çıkıp kozlarını paylaşması gayet doğaldı ve İstanbul’un birçok ilçesi de bu şekilde seçime girmişti. İl Teşkilatının desteklediği adayların, ikinci listeler üzerinde orantısız güç kullandığı doğru ancak en azından bir saat kala iptal edilen kongre örnekleri yok hatta Türkiye genelinde yok. Üç beş kendini bilmez, Büyükçekmece’nin yapısını tanımaz, 6 aylık Büyükçekmece sevdalılarının peşine düşüp, Ak Parti’nin 2014 sevdasına sekte vuran Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Rahmi Yazıcı’ya aşk olsun. Hem kendisini hemde Büyükçekmece’yi yıprattı, üzdü. Aday çıktığı için değil, altı aydır Büyükçekmece’de siyaset yapan adamlara 15-20 yıldır çalıştığı arkadaşını tercih ettiği için kızgın herkes kendisine.
İl Teşkilatı Türkiye’de ilk olacak olan 3 listenin kendilerine iyi puan kazandırmayacağını bildiği için, haklı olarak iptale gitti, bende olsam aynısını yapardım. Herkes kendini düşünür, ancak Rahmi Yazıcı’nın kendisini düşünecek lüksü yoktu, 2014 yılına dair yaptığı planlar zora hatta imkansıza girdi. Zira İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun “bana rağmen siyaset yapazsın” dediği söylentilerinin gerçeklik payının büyük olduğunu biliyoruz. Mustafa Uçar’ın kazanmaya en yakın aday olduğu herkesce biliniyordu ancak Celal Babayiğit’in “ Ben ne İl’in nede Genel Merkezin adayıyım, Ben Celal Babayiğit olarak adayım, atama yoluyla ilçe başkanı olmak istemiyorum, Konreyi kazanacak potansiyele sahibim” dediğini duymuştum ve takdir etmiştim. Eğer şimdi Celal Babayiğit atama yoluyla ilçe başkanlığı teklif edilirse ne yapacağına bakacağız. Bana sorulursa bukadar ite kaka, istenmeyen adam konumunda ilçe başkanlığını istemezdim.
Ve yine bana sorulursa Mustafa Uçar dik duruşuyle, verdiği sözün arkasında siyasi hayatının bitmesi pahasına duruşuyla, adam gibi adfam olduğunu ortaya koymuştur. Eğer Kongre yapılmış olsaydı İstanbul’un birçok ilçesinde kaybeden ikinci listeler Mustafa Uçar’ı desteklemek için kongre salonunda olacaktı. Mustafa Uçar İle birlikte onlarca insanın umutları da iptal edildi, yazık edildi.
Av. Celal Babayiğit’e gelince Büyükçekmece’den Beylikdüzü’ne sonrasında da geri Büyükçekmece’ye gelmesi büyük tep ki çekti. İl Başkanlığının görevlendirdiğini kendi arzusu ile gelmediğini söylemişti. Elbette herkes gündemde olmak ister, üstelik İl Teşkilatının da desteği varsa. Babayiğite suç bulamayız, balı tutup parmağını yalamaması beknemezdi. Ancak Hedef küçültmesi de kendisine yakışmadı. Belediye ye sahip bir ilçeden, belediyesi olmayan ilçeye gelmesi “Attan inip Eşşeğe binmek” tabirini hatırlatıyor, buda insanlarda antipati uyndırıyor.
Görelim Bakalım Mevlam ne eyler, ne eylerse güzel eyler.



