Tarih: 18.01.2012 16:43
Güncelleme: 18.01.2012 16:43
İbrahim Özoral
Kimin hatırına gelebilirdi! Dünyanın en güçlü Ordularından biri olan Türk Ordusunun Genel Kurmay Başkanı olarak vazife yapmış ve iki sene evvel emekli olmuş Sayın İlker BAŞBUĞ, anarşi yaratmakla suçlanıp savcılıkça göz altına alınması!
İnsanın aklına gelen çeşitli soruları düşünmeden edemiyor. Emekli olmadan Ordunun Genel Kurmay Başkanlığını yürütürken Silahlı Kuvveti’nin başı olarak elindeki imkanları ile Demokrasiye sadık hükümetle birlikte vazifelerini yerine getirip günü geldiği zaman emekli olmuştur. Buraya kadar geçen günler gözler önünde. Ordusuna herkes gibi güven duyan bir vatandaşı bir ferdi olarak içim sızlamakta. En üzüldüğüm bu büyük ordunun içerisinde suçlanan kişiler acaba ettiği yeminlere birlik beraberliğe ihanet mi ettiler? Ve bu büyük camianın Komutanları bu kişilere nasıl güvenmiş ayıklayamamış olmaları?
Her birinin çeşitli rütbelerde ve sayıları yüzleri bulan bu Komutanlar nasıl Kurmay okulunda yetişmişler bu rütbelere gelmişler İnsanın inanası gelmiyor. Bu suçlanan kişiler komutanlık yaptıkları yerde gizli personelleri tarıfından ihbarlarla bıraktıkları izlerle ne hallere düştükleri, sayfa sayfa suçlanmış olmaları gözler önünde değil mi?
İnsanın aklına “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” düşüncesini getirmekte. Her ailenin içerisindeki gibi diğer topluluklarında yanlış yollara sapan çok insanları gördük, Okuduk, Yaşadık. Vatanına, Bayrağına ihanet eden saygısız nice Milletvekilleri gördük Gazetelerde okuduk. Ordumuzdaki Askerlerimiz gibi herşeyimizi emanet ederek sığındığımız Polislerin içlerindede Kaçakçılık, Uyuşturucu, Kadın ticareti’ne göz yuman Emniyet Müdürlerini de haberlerde okumadık mı. “İnsan Çiğ süt emmesin”! kütülüğe meyilli olmasın.
Ateş düştüğü yeri yakar. Şimdi söylenecek tek söz adalet mülkün temeline güvenip Adliyelerimizin değerli Hakimlerimize adaletin eksiksiz yerine getirilmesi ve bir an evvel yapılması. Haklısı, haksızı ortaya çıkması, şerefli Ordumuzun aklanması, eğer suçlular varsa gereken cezaların verilmesi. Şimdi en büyük mesele Meclisin bütün Partilerinin eksiklikleri görerek fikir birliği ile insan onuruna yakışacak yeni Anayasa’nın yazılıp kabul edilmesi, kanunlaşması.
Bu topraklarda yaşayan her Türkiye vatandaşının ayrımcılık görmeden aynı hakları ile aynı yaşam kurallarına birlik ve beraberlik içerisinde huzura ve güvene kavuşması, her vatandaşın dileği ve hakkı değil midir. Hükümet Başbakanı, Bakanları ile dimdik ayakta Devletin Ordusu ve Emniyet Güçleri anarşinin en büyük takipçisi.
Şimdi her yapılan yeniliklerle yükselmenin, gelişmenin huzura kavuşmanın dileğiyle.
Saygılarımla.



