Tarih: 22.10.2011 15:34
Güncelleme: 22.10.2011 15:34
Ahmet Karayün
Sınırların değişmesiyle beraber aday profillerinin de değişeceği, seçmen kitlesinin daha bir renkleneceği ve seçimlerin daha bi yaman geçeceği ortada.
Aday adayları bir bir dökülürken, herkesin gözü 3 dönemdir Büyükçekmecede Belediye Başkanlığı yapan Dr. Hasan Akgün’de idi… Akgün’ün adaylığı garantilemese CHP’ye geçmeyeceğini tahmin eden bir çok kişi, boşa kürek çekmektense hiç aday adayı olmamayı yeğlemiş ve Büyükçekmece CHP’de hiç aday adayı başvurusu olmamıştı.
CHP’nin bölgemizdeki aktif isimlerinden Ali Ulvi Gökbulak’ın aday adaylığına müracaat etmesiyle birlikte kafalarda bir soru işareti belirdi, “Akgün acaba adaylığı alamadı mı?” Tabi bu soru işaretinin belirmesiyle yok olması bir oldu.
Formaliteyi yerine getiriyoruz
Akgün Geçtiğimiz gün aday adaylığına kalabalık bir grupla beraber müracaat etti. Müracaatı esnasında ise, “Burada usulü yerine getiriyoruz. Formalite icabı dosyayı teslim ediyoruz” diyerek, adaylığı zaten garantilediğini vurguladı.
Çoğunluğu kadındı
Akgün, aday adaylığı müracaatına kalabalık bir grupla katılmıştı. Akgün’e destek vermeye gelenlerin hemen hemen hepsinin bayan olması dikkatlerden kaçmadı. Aday adaylığı açıklamasını yapan ve dosyasını veren Akgün, “Önümüzde uzun bir maraton var. Beykent’ten Kumburgaz’a kadar… Ben talimliyim, yorulmam. Sizde hazırlanın, diyet yapın” şeklinde espri yaptı.
Hasan Turka
Peki nedir Turka, aslında bu kelime “Türk işi” anlamında kullanılıyor. Ben burada bir karışım anlamında kullandım. Bir çok şeyin bir araya gelmesi, yani sentez. Akgün’ün bir çok konuşmasında geçen bazı söylemler aklımda böyle bir başlığın ışığını yakmıştı. Yazmak bu güne kısmetmiş.
Öncelikle Akgün’ün bir çok konuşmasında geçen ve yine aday adaylığı açıklamasını yaptığı gün de sohbetlerde tekrar eden, “Namazımı da kılarım, viskimi de içerim” kelimesiyle başlamak istiyorum. Akgün, “Ben hacı torunuyum, ben namazımı kılar, orucumu tutar, viskimi, rakımı da içerim. Zaten benim namazım, orucum kimseyi ilgilendirmez” şeklinde konuştu.
Daha sonra vatandaşlardan birisi, “Akgün CHP’ye geçti ama, insanlara milliyetçi ve muhafazakar tutumunu lanse etmeyi unutmamalı” dedi. Bunun üzerine Akgün, “Ben milliyetçi, muhafazakar, Atatürkçü birisiyim. Namazımı da kılarım, rakımı da içerim” demesi üzerine akıllara, “Hasan Akgün sağcı mı, solcu mu, muhafazakar mı, milliyetçi mi? Bir insan tüm ideoloji ve fikirleri bir bünyede toplayabilir mi?” olsa olsa bu Hasan Turca olur….
Yuva Meselesi
CHP’ye geçişinin ardından yaptığı bir konuşmada, “Ben siyasete CHP’de başlamıştım. Tekrar yuvama döndüm” demesi üzerine bir çok kişi Akgün’e şu soruları yöneltti, “Sen 15 yıl boyunca bizi kandırarak mı oylarımızı aldın? Bize sağ gösterip sol mu vurdun? ANAP’ın zamanında ki popülaritesinden faydalanıp, oylarımızı mı aldın?”
Akgün’ün sorulara cevabını bilmiyorum ancak bir çok kişi Akgün’e dargın olmasına rağmen oy verecek. Çünkü kabul etmek gerekir ki Akgün, usta bir siyasetçi. Akgün’ün bu seçimlere girmesi ve kazanması için önünde iki seçenek vardı.
ANAP’ın bitmesiyle beraber parti boşluğu meydana geldi. Akgün bir partinin desteğini de arkasına almalıydı. Ak Parti’yle yıldızının bir türlü barışmaması nedeniyle, geriye tek seçenek kalıyordu; CHP. İktidar partiden girmiyorsa, Ana muhalefet partisinden girmeliydi. İkinci güç CHP’deydi. Ve öyle yaptı.
Dedim ya usta bir siyasetçi. Şimdi seçimlerde işler biraz değişik olacak. CHP’nin bölgedeki tek belediyelerinden olan Kumburgaz, adaylığı Akgün’ün almasıyla tepki gösterip, DSP’den adaylık koydu. Dr. Hasan Akgün’ün CHP kanadında ki bazı oylarını Dr. Hüseyin Çorbacıoğlu’nun alacağı kaçınılmaz gibi görünüyor. Aday adaylığını açıklayan Ali Ulvi Gökbulak’ta, “Ben partiye 25 yıldır hizmet veriyorum, yeni katılan Akgün adaylığı aldı” şeklinde düşünüp farklı bir çalışma içine de girebilir. Akgün ise Muratbey Belediye Başkanı Bayram Ali Üner’i ekibine katarak, Muratbey’in oyunu da garantilemiş oldu.



