İnsanların en kıymetli varlıklarından biri olan, oylarını alarak belediye başkanı seçilen bir başkan; yağmur gibi olmalı, herkesi ıslatabilmeli, kırıp dökmemeli, damla damla söylemeli, ince ince sevmeyi bilmeli… Şefkatli olup kimseyi küçümsememeli, hor görmemeli, kimsenin dalını kırmamalı.. Öyle ince olmalı ki, ihtiyaç duyan onu dizi dibinde bulmalı, o insanın ihtiyaçlarını yerine getirdiğinde hiç böbürlenmeden, reklam malzemesi yapmadan hiç şikâyetsiz işini yapmalı…
Enkaz edebiyatı yaparak insanların hak ettiği hizmetleri yapmaktan kaçmamalı…
Geri dönüp, bir günü yeniden yaşama şansınız yoktur. Bu seçim oyununda vazgeçtiğiniz şey, seçtiğinizden daha değerliyse pişmanlık kaçınılmazdır. Ama neyin değerli olduğunun kararı da yine size aittir. ve vazgeçtiğiniz şey bazen bir saray, bazen şöhret sahnesinin parıltılı saltanatı da olsa, çoğu zaman gözünüz hiç arkada kalmamalı. Yaptığı işi Allah Rızası İçin yapmalı…
Yerel seçimler yaklaştıkça koltuklarına kurulup keyif süren, yandaşlarını besleyip, vatandaşa hizmet etmeyen bazı belediye başkanlarını bir korku sardı. Acaba partim beni tekrar aday gösterecek mi diye kara kara düşünmeye başladıklarını hissediyorum..! Yukarıda bahsettiğim gibi olan başkanlar kendinden emin olmalı ve hiçte kaygılanmamalı. Yaptıkları güzel hizmetlerin karşılığını hem partilerinden hem de vatandaştan tekrar alacaktır…
Mevlana şöyle diyor;
“İnsanın gözü kördür ışık olmadıkça,
Aşkın gözü kördür gerçekler olmadıkça,
Aklın gözü kördür ahlak olmadıkça,
Hırsın gözü kördür terazi olmadıkça,
Şöhretin gözü kördür tevazu olmadıkça,
Gücün gözü kördür erdem olmadıkça,
Paranın gözü kördür insaf olmadıkça,
Menfaatin gözü kördür empati olmadıkça,
Adaletin gözü kördür hakkaniyet olmadıkça,
Tabibin gözü kördür tıp etiği olmadıkça,
Medeniyetin gözü kördür bilgelik olmadıkça...”
Bazen susarsın, bazen de suskunluğuna yanarsın. Bazen üzülürsün, bazen de mutlu olmaktan kaçarsın..Bazen değer verirsin birine ama bazen de onun değersizliğine verdiğin değerden utanırsın.. Bazen konuşmak dertleşmek istersin biriyle ama bazen de insanların iki yüzlülüğü gelir aklına..Yine susarsın.. Bazen birinin gözlerine saatlerce bakmak istersin ama baktığın gözlerin senin gibi bakmadığını görünce başını çevirirsin.. Bazen haykırmak istersin.. Bazen de sesini duymak istediğin kimseyi asla yanında bulamazsın.
Ne güzel söylemiş Eba Müslim Horasani;
Onlar zararlarından emin oldukları için; dostlarını uzak tuttular.
Kendilerine bağlamak ve kazanmak için de; düşmanlarını yakınlaştırdılar.
Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu.
Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu.
Değerli Dostlar; İyi bir belediye başkanı olabilmek için sadece bilgili olmak yetmez. Hedef, niyet, samimiyet, gayret ve adaletli olmak, kucaklamak gereklidir. Hedef için vicdan ve toplum menfaati içeren insani ve yüksek değerlerin içselleştirilmiş olması gerektir.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.