Değeli Dostlarım; 2012 yılının ilk meclis toplantısının 1. Oturumunu kaçırdım. 2. Oturumuna katılma fırsatı buldum. Mecliste her zaman olduğu gibi işler tıkır tıkır işliyor. Her ne kadar Ak Parti iktidarı mecliste azınlıkta olduğunu, istedikleri hizmetleri yapamadıklarını söyleseler de bu tamamen demogojik bir yaklaşım. İşin özü öyle değil. MHP’li 5 meclis üyesi meclisin anahtarı, istediği kapıyı açacak kadar güçlüler. Ama Ak Parti iktidarının da hiç önünü tıkamıyorlar. Beylikdüzüne yapılacak her hizmete evet sloganıyla devam ediyorlar. Kamuoyunda dolaşan uz-laş-ma dedikoduları ile ilgili hiçbir fikrim yok. CHP grubu her mecliste bir sürü önergeler veriyor. Her şeye hayır diyor. Başkanlığını yaptıkları komisyonların raporlarına bile şerh koyuyorlar. Belediye başkanı ve ekibinin Beylikdüzü’nü iyi yönetemediğini ve yeterli hizmetleri yapamadıklarını iddia ediyorlar. Ama her şeye rağmen MHP’li üyelerinde evet oyları ile gündem maddeleri oy çokluğu ile sürekli meclisten geçmeye devam ediyor. Gürpınar ve Kavaklı mahallerinde yapılan imar değişiklikleri bile başkan Uzun’un ve ekibinin istedikleri gibi yapılıyor. Hatta yeşil alanlar, geçmiş dönemde ayrılan Park ve Bahçe alanları bile imara açılıyor.
Başkan Ağırlığını Koydu Gençbay; Görevin Başında Kalacak…
Ulusal ve yerel basının aylardır gündeminde tuttuğu başkan yardımcısı Ali Gençbay ile ilgili gündem maddesine gelince başkan Uzun ağılığını koydu. Bu maddeyi başkanlık makamına göndermek istemiyorum görüşlerimi burada sizinle açık paylaşacağım dedi. Başkan Uzun; Ali Gençbay değerli bir arkadaşımızdır. Konusunda uzman bir kardeşimizdir. Belediyemizde işine ve konumuna hakim arkadaşlarımızdan bir tanesidir. Benim atamamla göreve getirilmiştir. Onu görevden alacak hiçbir hukuki durum yoktur. Ali Gençbay arkadaşımı ben göreve getirdim ben bu ilçenin belediye başkanıyım ben ve T.C. yasaları alır görevden. Hoşunuza gitse de gitmese de Ali Gençbay görevinin başında kalacak dedi…
Bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum. Evet, Ali Gençbay konusunda uzman, çalışkan ve zeki bir arkadaşımız olabilir. 2 cümleyle ifade etmek gerekirse, sadece evrakta sahtecilik suçundan yargılandığını değil, okul arazisi üzerinde yapılan imar değişikliğinden sonra üzerine apartman yaptığını biliyorum. Ama Beylikdüzü belediye başkanı Yusuf Uzun Beylikdüzü’ne faydalı bir arkadaşımız olduğunu iddia ediyor. Beylikdüzü’ne faydalı olan herkese teşekkür ediyoruz… Bekleyeceğiz ve göreceğiz
Siyah Tıram İçinden Yazı…
Başkan Yusuf Uzun üstü kapalı bir şekilde basını da eleştirirken, geçtiğimiz sayımızda kendisine ayırdığımız yeni yıl kutlama ilan yerine ilan vermedi bizde başka bir ilan girmek istemediğimizi dile getirmiştik. Ancak başkanın çok zoruna gitmiş olması gerek, bize siyah tıram içinde yazı yazan gazeteciler var diyerek serzenişte bulundu. CHP meclis üyesi Mülayim Demirtaş söz alıp basın görevini yapacak başkan basına çatma demesine sevindim, yinede bıyık altından güldüm. Neden mi? 15 yıldır bölgede gazetecilik yapıyorum. Ne Yusuf Uzun’lar geldi geçti. Bizler halen işimizin başındayız. Çünkü biz Basın Ahlak ilkelerine uymaya söz vermiş, kimsenin yağdanlığı olmadan işimizi en iyi yapmaya devam ettik. Onların düşündüğü gibi olsaydık, onların fikirlerine hizmet eden nice sözde gazeteciler batıp gittiler. Ama biz dün buradaydık, bugün ve yarında burada olacağız. “Beylikdüzü ateşten bir gömlek” olduğunu her fırsatta dile getirip başkan ve ekibini sürekli olarak uyarmaya devam ediyorum. Şimdiye kadar gelip geçen belediye başkanlarının akıbeti ceza evinde sonuçlandı.
2011 yılı Beylikdüzü’nün hizmet yılı olacağını söylemişti. Ancak görünürlerde hiçbir şey yok. Başkana Beylikdüzüne yaptığın hizmetleri gel sen anlat, biz yazalım dedik. Sorularımızı hazırladık randevu talebimizi tekrar yaptık. Başkan bizimle bir araya gelip sorularımızı samimi bir şekilde cevaplarsa sizlerle paylaşacağız. Eğer dikkate almayıp cevap vermezse sorularımızı halka yönelteceğiz ve kulaktan dolma bilgilerle sorularımızın cevabını yinede kamuoyu ile paylaşacağız.
Belik bu fıkrayı bileniniz vardır ama ben konumuza uygun olduğu için sizinle paylaşmak istiyorum…
Halk Ne Yapsın..?
Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur. Bir gün öğretmeni Ali'ye 'SİYASET' nedir diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez. Eve gider kitaplara bakar ama hiçbir şey anlayamaz. O da babasına sormaya karar verir.
—Baba, Siyaset nedir?
Baba düşünür. Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister.
—Bu evde parayı getiren kim oğlum?
—Sen...
—Ben kapitalist rejimim. Peki, parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
-Annem...
—O da hükümet. Peki, küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
—Dadım...
—Dadın işçi, kardeşin Gelecek, sen de Halksın o zaman. Ali her şeyi not alır ve uyur..
Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar. Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalayan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür
- Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, Hükümet uyuyor, Gelecek
b..k içinde, Halk ne yapsın?...