Başarı Koridorda Başlar
Şirketler büyümeyi çoğu zaman müşteri cephesinden okumayı tercih eder. Satış grafikleri, pazar payları, kampanya geri dönüşleri derken asıl meseleyi bazen gözden kaçırırlar. Oysa tüm bu tabloların arkasında, çok daha görünmeyen ama belirleyici bir alan vardır; o da şirketin kendi iç dünyasıdır. Şunu unutmamak gerekir ki bir markanın müşteriye nasıl davrandığı, aslında çalışanına nasıl davrandığının bir yansımasıdır.
İşini sahiplenen, değer gördüğünü hisseden bir çalışan, müşteriye de aynı özeni gösterir. Aksi durumda ise kağıt üzerindeki en iyi stratejiler bile sahada karşılık bulmaz. Ne yazık ki çalışan refahı çoğu zaman bir maliyet kalemi gibi görülür. Oysa gerçekte bu bir maliyet değil, uzun vadeli bir yatırım kalemidir. Çünkü sadakat parayla satın alınmaz; ancak doğru bir çalışma ortamında inşa edilir. Ve sadakat, kriz zamanlarında şirketi ayakta tutan en kritik sermayedir.
İşte şirketlerde üst düzey yöneticilik ile liderlik arasındaki o ince çizgi de tam burada ortaya çıkar. Liderlik yalnızca yön göstermek değildir; aynı zamanda o yolda yürüyen insanların yükünü paylaşabilmektir. Hedef koymak işin kolay kısmıdır. Asıl marifet, o hedefe sağlıklı şekilde ilerleyecek koşulları oluşturmakta yatar. Şirket kültürü dediğimiz şey, duvarlardaki süslü vizyon cümlelerinden değil, günlük davranışlardan oluşur. Kim söz alabiliyor, kimin fikri dikkate alınıyor, hatada kim korunuyor gibi bu küçük görünen detaylar, büyük sonuçların temelini oluşturur.
Bu yüzden başarı müşteride başlamaz. Önce ofiste, depoda, sahada, toplantı odasında başlar. İçeride doğru kurulamayan hiçbir yapı, dışarıda uzun süre güçlü kalamaz.
Onur ERDOĞAN
ANAHTAR KELİMELER: Şirket başarısı nereden başlar, çalışan bağlılığı nasıl sağlanır, Onur Erdoğan köşe yazıları, liderlik ve yöneticilik farkı nedir, kurumsal kültür nasıl oluşur, çalışan refahı neden önemlidir
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.