Azıcık ucundan açıverelim dedik, kocaman sokuverdiler; öfke, kan ve şiddeti. Açılım belki iyi niyetli olabilir ama olayı Türk-Kürt savaşına döndürmedi mi sizce? Türkiye’de Kürtlerle sorunu olan bir Türk bulamazsınız… Türkler ırkçılık yapsaydı bugünkü boyutta olaylar yaşanır mıydı?
Hepimizin ilk okuldan, askerden yada oturduğu mahalleden, iş yerinden bir yığın Kürt arkadaşı var. Türkler Kürtlerden kız almış, Kürtler de Türklerden. Akraba olmuşuz yani. Bir sorunumuz yok… Peki 60-70 yaşlarında bir Kürt ninesi neden zafer işareti yaparak eylemlere katılma gereği duyuyor?
12 Eylül’de galeyana gelen milletimiz sağ-sol ayağına birbirini kesmiş, doğramıştı… Şimdi de Türk-Kürt çatışması mı yapılacak? Akraba olmuş milletler birbirini mi doğrayacak?
DTP resmen kapatıldı… Resmen teröre destek veren bir partinin kapatılmaması şaşırtıcı olmaz mıydı? Anayasa Mahkemesi’nin yerinde bir karar verdiğine inanıyorum. (Zamanını bilemem) Ama bu kararda eksiklikler görüyorum. Sokakta giden çocuğa sorsanız DTP’nin teröre meyil vermiş bir parti olduğunu söyler. Peki bu partinin millet vekilleri ve üyeleri bilmiyorlar mı bunu? Tüm milletvekilleri neden düşürülmedi? Bir de teröre fiilen yada fikren destek vermek resmen suç değil midir? Hepsi neden yargılanmıyor?
DTP Sine-i Millet’e başvuracakmış… Hepsi toplu olarak istifa verdiler. Yani Anayasa Mahkemesinin men etmesi gereken görevlerinden kendileri istifa edip, bunu şova dönüştürdüler. DTP’nin Sine-i Millete dönmesi yada dağa çıkması çok da mühim değil. Önemli olan Türk Milleti Sine-i Millet neymiş göstermek isterse neler olur?
Bu millet tüm dünyaya karşı cephanesiz, yemeksiz, susuz savaşmış ve yedi düvelde akıttığı kanla topraklarının sınırını çizmiştir. Her ne kadar dejenere edilmiş bir millet olsak da, 600 yıl Dünyaya hükmetmiş, 3 kıtaya at sürmüş Osmanlı’nın torunları olduğumuz aklımıza gelip de Türklük damarımız kabarırsa önümüzde dağ olsa durur mu? O zaman dağlara çıkmanın anlamı kalmaz. Çünkü dağın içine girip aramaz Türk Milleti vatan hainlerini… Dağı tutar tepesi üstü sallar ve bütün asalakları galla kuyusuna döküverir.
Türk Milleti’ne gömdüğü savaş baltalarını çıkarttırmanın manası yoktur. Zira Türkler tarihte gerek savaş meydanlarında gerekse yaşayışlarıyla örnek teşkil etmişlerdir. Barıştan yanadırlar. Fatih Sultan Mehmet değil miydi İstanbul’da tüm dinlere, milletlere özgürce yaşama hakkı tanıyan?
“Söz Konusu Vatansa, Gerisi Teferruattır” diyen Mustafa Kemal Atatürk haksız mıdır? Söz konusu vatansa eğer; Türk Milleti’nin gözü döner. Değil bir ili vermek, bir karış toprağı bile vermeye yanaşmaz.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına hangi etnik kökenden gelirse gelsin hiçbir ayrımcılık yoktur. Bu zamana kadar böyle devam etmiştir ve bundan sonra da öyle devam edecektir. Değişik kökenden Cumhurbaşkanı, başbakan yönetmiştir bu ülkeyi. Böyle bir ayrımcılık olsa bu mümkün olur muydu? Yüzlerce iş adamı, yüzlerce sanatçı vardır Türk kökenli olmayan… Böyle bir ayrımcılık olsa böyle başarılar elde edebilirler miydi?
Amerika’da zamanında siyahlara uygulanan ırkçılık Türkiye’de ne Kürtlere, ne Lazlara, ne Çerkezler, Ne Alevilere hiç kimseye uygulanmamıştır. Ama bu galeyana geliş nedendir? Bu bardağı taşırma çabaları ne içindir? Birileri vatanımızdan bir karış toprak istiyorsa, hem bu emelinden hem de aldığı nefesten vazgeçmelidir.
Yaşanan olayları televizyon başında seyrederken dişlerini sıkan Türk’lerin gıcırtılarını duyuyorum. Bardak taşmaya, sabırlar tükenmeye, millet sokağa inmeye başlamıştır. Bu eylemler böyle devam ederse de sizce inmekte haksız mıdır? Evinizi taşlatıp, arabanızı linç ettirir misiniz?
Bir yerden sonra müdafaa mecburiyetine düşen millete, şiddet görüyorsa şiddet uygulama hakkı da doğar. Polisine, Askerine taş atılıyorsa sürekli seyirci kalacak değil bu millet! Bu nedenle yüzlerce yıldır kardeşçe yaşayan milletleri birbirine kırdırmaya çalışan (ister karanlık güçler deyin, ister dış güçler) bu hainlerin galeyanına gelmenin kimseye yararı yoktur.
İnsanlar zaten bu aralar ekonomik olarak şartlarla cebelleşmekten iyice gerilmiş durumdadır. Bu gerginliğin üzerine tuz biber ekilmemelidir.