31 Mayıs tarihi ülkemizde olduğu gibi, tüm dünyada da sigarayı bırakma günü olarak kutlanılmaktadır. Kutlanıyor da ne oluyor diye aklınızdan geçirebilirsiniz. Bu konuda haklı da olabilirsiniz. Niye mi ? Çünkü dünyamızda 1 milyar 250 milyon kişi paralarıyla özgürlüklerini satmakta, bağımlı olmayı tercih etmektedirler. Ülkemizde ise bu rakam 22 milyon kişi civarındadır.
Zararlı alışkanlıkların karşısında, bağımlı kardeşlerimizin yanında olan köklü müessesemiz, yıllardır sizlere, insanlığa hizmet amacı ile varlığını sürdürmeye gayret sarf etmektedir. Çeşitli vesilelerle de bu güzide kuruluşumuzun yönetim kurulu üyesi olarak sizlere impuls vermek, bazı önemli bilgileri tüm insanlarımıza aktarmayı boynumun borcu görmekteyim.
Ancak maalesef geri dönüşlerin pek tatmin edici düzeyde olmayışı beni ve bu uğurda hizmet verenleri fazlasıyla üzmektedir. O nedenledir ki yazımın başlığını 18+ olarak koymayı düşündüm. Ama antipatik olur düşüncesiyle vazgeçtim.
Zira zorla güzellik olmuyor. Yazımın başlığını bir reaksiyon ürünü olarak Afiyet Olsun diye koymayı da düşünmedim değil. Ancak 30 yılı aşkın bir akademisyen, Yeşilay Eğitmeni ve 6 aydır da Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi olarak bunu asla yapmamam gerektiğinin de bilincindeyim.
Ben en iyisi, yine her zaman olduğu gibi gerçek rakamlarla gidişata dair bilgiler aktarayım da belki bu günde en azından sigarayı bırakma konusunda bir teşebbüste bile bulunabilirsiniz.
1- İlk önce sigara yaşının ülkemizde10 a kadar indiğini söylemek boynumun borcu olduğunu düşünüyorum.
2- Ülkemizde yaklaşık 22 milyon kişinin tabut çivisi diye de adlandırdığımız sigarayı kullanmakta olduğunu ve buna bağlı hastalıklardan 165 bin kişinin hayatlarını kaybettiklerini üzülerek aktarayım.
3- Yüz bin kişide kanser görülme sıklığı gelişmiş ülke erkeklerinde 299,6 kadınlarında 208, 9 gelişmekte olan ülke erkeklerinde 152,4 kadınlarında ise 122,5 olduğunu istatistiki bilgi olarak hatırlatayım.
4- Sigaradan kaynaklanan kanser hastalığının Dünyada kalp ve damar hastalıklarından sonra 2. sırada yer aldığını bildirmek zorundayım.
5- 30 yılda bir paket sigara içenin cebinden 70 milyarı aşkın paranın dumana gittiğini, daha doğrusu ciğerlerine, bronşiyollerine, alveollerine 7 Kg katran olarak yığıldığını bilmenizi isterim.
6- Sigarada 4000’e yakın zararlı maddenin varlığını dile getirip, Kitle İmha Silahları (NCB), Doğal Afetlerden çok daha büyük harabiyet’ lere yol açtığını haykırmak isterim.
Ancak bu söylediklerim sizlerde her hangi bir etki göstermiyor, siz hala “Atın ölümü arpadan olsun”, diyorsanız, o zaman sizlere söyleyecek hiçbir sözüm kalmıyor.
. Zararlı alışkanlıklara sahip kişiler arasında sıkça telaffuz edilen “Her koyun bacağından asılır” sözü hakkında bende düşüncelerimi şöyle dile getirmek istiyorum.
Asılmasına asılır da bir süre sonra kokusu etrafı rahatsız etmeye başlar. Nasıl mı? En basitinden etrafımıza özellikle geçlerimize çocuklarımıza kötü örnek olaz, biz çevreciler ise sigara izmarit tarlalarından yürümek zorunda kalmayız. Merdivenlerden ve asansörlerden izmarit ve buruşturulmuş sigara paketi toplamayız. Hem pasif içici de olmayız. Zaten büyük ölçüde çevresel sorunlarla boğuşan ,başı bir türlü dertten kurtulmayan çilekeş dünyamıza bir darbe de bizler vurmayalım, Evet sizler en iyisi 31 Maısta bu illet ile dostluğunuzu ( ! )bozun ve ondan uzaklaşın.
Sağlıklı günler diliyor, saygılar sunuyorum.