Menü YEREL HABERLER
Murat YILDIRIM

Murat YILDIRIM

Tarih: 16.03.2017 14:51

Yalan yere yemin eden adam!

Facebook Twitter Linked-in

Eskiden Yeniçerilerin sefere giderken konakladığı Beylikdüzü'nde, şimdi herbiri farklı illerden göç etmiş 72 milletiz ve her sakininden yaşanmış, öyküler duyabiliyoruz.
Yeni tanıştığımız bir ağabeyin anlattıkları ise ibretlikti; kendisinden istirham ettim.
O da sağolsun titizlikle ayrıntılarını araştırdı, verdi; arz ediyorum:
İşte size hikaye gibi ama yaşanmış gerçek bir olay!..
Beldelerinde yaşayan çiftçilerden bir adam, bir diğerinden 2 çuval tohumluk ister:
-'Harmanda iade edeceğim.' der.
Diğeri onun isteğini kabul edip, tohumları verir.
Çiftçi tohumlarla tarlasını ekip, hasadını da alır. Ancak emanet aldığı tohumları geri iade etmez.
ikinci yıl olur, yine ödünç veren alacağını ister; borçlu da yine geri vermez ve nihayet mahkemelik olurlar.
Ödünç alan mahkemede de borcunu inkar edince, alacaklı olan:
-Sayın hakim bey, ben yalancı durumuna düştüm. Kendisi mahkeme huzurunda ödünç tohumluk almadığına dair yemin ederse, davamdan vaz geçeceğim. der.
Hakim davalıya dönüp sorar:
-Almadığına yemin eder misin?
-Yemin ederim.
Bunun üzerine davacı mahkeme huzurunda:
-Ben alacağımı Rabbime havale ettim ve mahkemenizden çekiliyorum. der.
Borçlunun yalan yere yemin ettiğini bilen bir ahbabı kendisini:
-Yanlış yaptın... diye uyarsa da, borçlu adam oralı olmaz, yeminini önemsemez!..
Gel Zaman, git zaman yemin eden çiftçinin küçük kardeşi kasabaya gitmek için bir motora binmek isterken, motorun geri kaymasıyla düşüp, belden aşağısı felç olur.
Sonra adam bir traktör alır.
Bu traktörle ortanca kardeşi tarla sürerken bir yokuşta ters dönüp vefat eder.
Yine aynı adam ölen öküzünün yerine çift sürmek için bir öküz alır.
Gelirken yolda bir köprüden geçerken köprü yıkılır, öküz iş göremeyecek derecede sakatlanır.
Ve bir müddet sonra oğlu da vefat eder.
Devamı da var, yanlış anlayıp, üzülen olmasın diye yazmıyorum!
Ancak akla gelen bazı sorular da var:
Hepimizin başına yakınlarını kaybetmek gibi olaylar gelmektedir.
Yemin edilirken bu tip olaylardan ibret almalı, dikkat etmeli midir?
Adamın başına gelen bu olayların hepsinin tek nedeni sadece yalan yere yemin etmesi midir?
Ve, Mazlumların haklarını alamayınca, Allah'a cc havale etmesi bu derece feci sonuçlara yol açar mı?
Örneğimiz gerçek olduğundan titiz davranmamız gerekiyor.
Bu konuda bulabildiğimiz kesin bilgiler var, kısaca:
'Birbirinizi aldatmak için (yalan) yemin etmeyin, bu yüzden yere sağlam basan ayak sürçebilir ve Allah yolundan alıkoymanıza karşılık 'kötü bir azab' tadarsınız. Bunun için size (ahirette de) büyük bir azab vardır.'(Nahl,16/94)
Dürr-ül-muhtar'a göre: Yalan yere yemin büyük günahtır. Doğru olarak çok yemin etmek de uygun değildir. Allahü teâlânın ismine ve yemine kıymet vermemek olur.
Hülasa, 'her ihtimale karşı' yalan yere yemin etmemek gerektiği, yaşanmış bu olayla açıkça anlaşılmaktadır.
Doğrusunu Allah bilir.
'Bir katre içen pür hun-i fenadan
Başın alamaz bir dahi baran-ı beladan'
Muhabbetle kalın.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —