Ahmet Karayün
Tarih: 22.10.2011 14:48
Tüper Bebek…
Bu bir “Tüp Bebek” hikayesidir… Öyle geniş bir hikaye ki bu, nereden başlayacağımı bilemiyorum.
Çiftler öyle bir mutluluk ve beklenti ile birleştirirler ki hayatlarını, her şey tozpembedir. Söz, nişan, kına, düğün derken o kutsal müessese çoktan kurulmuştur. Üzerinden koskoca bir yıl geçmiştir hatta. Çiftlerin beklediği minik bir misafir vardır, ama ondan 1 yıl geçmesine rağmen hiçbir haber alınamamıştır.
1 yıl geçmesine rağmen normal yolla gebelik sonucu alınamıyorsa, yetkili ellerden yardım istenir. Yapılan testler, araştırma ve tetkikler sonucu çifte bir tedavi uygulanır. İşte bu tedavide en çok kullanılan yöntemlerden birisi “tüp bebek” yöntemidir.
Baydan alınan sperm ile bayandan alınan yumurtalar laboratuar ortamında birleştirilir. Bu birleşmeden meydana gelen embriyolar tekrar ana rahmine transfer edilir. Tabi bunun bir süreci var..
Hastane yolları taştandır… Gideeeer, gelirsin. Yaklaşık 1 aydan fazla bir zaman bu yollarda geçer. Her uygulamanın bir dakikası, saati, günü vardır. 21. gün, 3. gün derken uzaaar gider. Yumurtlatma iğnesi, geliştirme iğnesi, çatlatma iğnesi derken onlarca iğne girer vücudunuza. İlacı, karnesi, raporu derken dolaşmadığın yer kalmaz. Hastaneyi ezbere bilirsiniz artık.
An gelir ve transfer için nefesler tutulur… Transfer günü erkenden gidilip, beklenmeye başlanır. Beklemek bedavadır ve saatlerce bekleeer durursun. Transfer işlemi biter. Doktor başarılı bir transfer olduğunu ve 10 gün sonra sonuç için gelinmesini söyler. 10 gün boyunca hop oturur, hop kalkarsın. İştahtan kesilir, ne yediğini ne de içtiğini bilirsin. Derken kader anı gelir ve gün çatar.
Sabahtan hastaneye gidilir ve kan testi yapılır. Öğleden sonra arayıp, sonucu öğrenebilirsiniz. Tabi ki öğleden sonra edebilirseniz. Derken hummalı bir bekleme başlar… Nefesler tutulur, eller arşa kalklar, gözler tek noktaya bakar… Herkesin dileği tektir. Bellidir yaradandan istenen şey… BİR BEBEK.
Saat gelir ve hastane aranır. Telefonun diğer ucunda ki hemşire gayet rutin bir dille “kanda hiçbir şey yok beyefendi” der. Senin ellerin, ayakların titrerken, hemşire kadın “başka sormak istediğiniz bir şey var mı” deyip, telefonu kapatır. İşte hayatın donduğu andır o… Bir hayatın son bulduğu, bin umudun yıkıldığı andır. Sözün bittiği nokta bu noktadır. Doktorlar hiçbir açıklama yapmaz ve neden göstermez. Tıp buraya kadardır. O bebekler ya tutar, ya tutmaz.
Allah’tır canı veren ve alan. Allah “OL” derse her şey olur. O “OL” demediğine göre, bildiği bir şey vardır. “HAYIRLISI” böyleymiş der ve boynunu eğersin. Bir canlı öldürmek ne kadar kolay bir işken, işte bir meniye hayat vermek böyle zor bir şeydir. Yaradana şükredip, dua edip, 2. denemeyi yapmak için birkaç ay sonra tekrar hastaneye gidersin.
İkinci denemede de sonuç alamadın mı umutların bir başka yıkılır. Ama 4-5 defa deneyip de yapamayan insanların olduğunu bilir ve devam edersin.
Kumayı Önlemiş…
Geçenler de “Tüp Bebeğin” Kumayı önlediği ile ilgili haberler okudum. Özellikle doğu illerinde bir kadının çocuğu olmadığı zaman, üzerine kuma getirilirdir. Artık bebek olmadığı zaman tüp bebek yöntemine başvuruluyor. Tüp bebek yöntemi sayesinde kuma vakalarının büyük oranda azaldığını öğrenmek gayet sevindirici bir haber.
Açlıktan ölürken çocuklar…
-Dünyanın bir çok ülkesinde her gün onlarca çocuk açlıktan ölüyor…
-Bir çok çocuk okumak yerine, çalıştırılıp, sömürülüyor…
-Bir çok çocuk kötü emellere alet edilip, dilendiriliyor…
-Bir çok çocuk bazı üvey ana ve baba ellerinde işkenceye maruz kalıyor…
-Yüzbinlerce çocuk daha ana rahmindeyken katledilip, kürtaj yöntemi ile öldürülüyor. (Çoğu ülkede yasal bir yöntem)
-Yine yüzlercesi bazı çocuk esirgeme yurtlarında işkenceye maruz kalıyor.
İşte yüzbinlerce çocuk bu durumlara düşerken, yine yüzbinlerce kişi de çocuk sevdasıyla yanıp tutuşuyor. Çoğu vicdanını sorgulamayan insan kürtajla bebeklerin hayatına son verirken, evlat hasretiyle dolu bir çok ana baba adayı “tüp bebek” yönteminden medet umuyor. Çocuklar için daha fazla şey yapmak dileğiyle, Allah herkesin gönlüne göre versin.
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —