Ulaş Salih Özdemir
Tarih: 13.11.2014 17:02
SAKINCALI DÜŞÜNCELER
Ben de hâsıl olan bir ruh hali oluştu. Genelde hiçbir şey olmamış gibi, bir şeylerden haberim yokmuş gibi karşı tarafı dinleme huyum oluştu son zamanlarda.
Yaşlanıyor muyum?
Bilmiyorum. Ama önceden ben fikir oluşturma gayreti içinde iken artık bu misyonumdan vazgeçmişe benziyorum.
Ha!!! Bu şu anlama gelmesin bir şeyler düşünmüyor değilim de karşı taraf ne düşünüyor ne pozisyonda duruyor onun merakı içinde ondan edineceğim bilgi ve birikimleri kullanma yolunda bir yol tutturdum.
Doğru mu?
Yanlış mı?
Bilmiyorum.
Ama bu tutumumdan ben de, karşı tarafta, fikir beyan edenler de gayet mutlu. Gerçi bu yazıdan sonra benimle ne kadar rahat olurlar onu bilemiyorum. Ama ben bu durumdan son derece mutlu ve mesrur olduğumu beyan etmeliyim. Lakin son dönemde sokak da ya da ilmi bir mecliste dinlediğim bilim adamı yahut ayakkabı boyacısı dahi Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politika anlamında ne yapmak istediğini kavramış değil. Kafa karışıklığı almış başını gidiyor. Aklı yeterler bile bu işe bir anlam veremiyor.
Kim doğru?
Kim yanlış?
Belli değil. Tabir belki de doğru olmayacak ama at izi it izine karışmış durumda.
Allah yetkili mecra ve makamdakilerinin basar ve basiretini açsında bu ateşten gömleği daha fazla bedenimizde taşımak zorunda kalmayalım.
Endişelerim var. Hem de hiç olmadığı kadar ciddi.
Reel bir dış politika benimseyemedik. Günlük ve aylık konjonktüre göre pozisyon alıyoruz ki bu son derece sakıncalı ve tehlikeli bir durum. Bir ay önce söylediklerimizi yutkunarak bariz şekilde yalanlama yoluna gitmekten geri durmuyoruz.
Birilerinin kral çıplak deme zamanı geldi. Etrafımız janjanlı laftan başka bir icraat üretemeyen. Ankara’dan öteyi kitaplardan okuyup, soyut ve basit analitik yorumlar yapma ile bu işler olmazmış gibime geliyor. Kim bizim düşmanımız?
Kim dostumuz?
Belli değil Allahualem…
Kısacası ciddi bir cendereden geçtiğimiz muhakkak Allah Devlete Millete zeval vermeden bu işi dirliğimizi düzenliğimizi bozmadan nihayete erdirse de kurtulsak.
Aksini ALLAH korusun düşünmek bile istemiyorum…
Sadece ama sadece hüsran ve sukutu hayal olur…
ULAŞ SALİH ÖZDEMİR
Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —