ROL
Fazla güç hafızayı bozar. Kontrol edemediğin güç, elinde tutanı yok eder.
Fazla dinlenmek istirahati aşar, tembelliğe girer, insanı uyutur.
Fazla yemek bünyeyi bozar, aşırı gelir ve en sonunda öldürür.
Fazla korku ruhu yorar, tedbiri aşan korku psikolojiyi yıkar.
Fazla hırs tuz gibidir, bulunduğu bünyeyi şişirir.
Fazla sakinlik gereksiz eylemsizlik doğurur, düşmanı her daim cezbeder.
Fazla öfke aklı bitirir, sözü bile belli “keskin sirke” gibidir.
Fazla neşe dünyayı unutturur, derman olmak yerine dillere destan olursun.
Fazla nefret benliği unutturur, sonra nefret ettiğin kendin olursun.
Fazla hüsnüniyet her zaman istismara açıktır, her zaman seni süründürür.
Fazla mutluluk halini aşarsa kişiye gam olur, ileride mutlaka bedel ödetir.
Fazla mal sahibi olmak seni şımartır, ağız tadın kalmaz, hepsi yal olur.
Fazla su içersen bile fazlası zehir olur, seni öldürür.
Hayatın içinde farkında olmadan iki dozu alırız sürekli bünyemize. Biri zehir, diğeri panzehir olur ruhumuza. Önemli olan karşındakinin de insan olduğunu unutmadan, severek ya da saygı duyarak ve o çizgiden sapmadan yaşayabilmektir.
Her şeyin üzerine geldiğini sandığın zamanlarda bile yine de tüm sınırları bilerek kararında yaşayabilmek ise en büyük vasfın olacaktır insanlık rolünde…
Onur ERDOĞAN