Menü YEREL HABERLER
Ahmet Karayün

Ahmet Karayün

Tarih: 22.10.2011 17:02

Ordu’nun Malı Deniz, Yemeyeni Sevmeyiz (!)

Facebook Twitter Linked-in

Malumunuz bendenizi saçsız, sakalsız pek göremezsiniz… Haliyle de pek berbere, kuaföre ihtiyacım olmuyor. Arada bir gidiyor, sağımı solumu toplatıyorum. İnsanların kendini en rahat hissettiği, uyumamak için çabaladığı koltuklardan biridir kuaför koltuğu. Ne muhabbetler döner bu koltukta otururken, tahmin bile edemezsiniz. Savaşlar kazanılır, vatan kurtarılır, hararetli tartışmalar yaşanır.
 
İşte, geçtiğimiz gün sağımı solumu bir toparlatayım, kendimi daha iyi hissedeyim diye kuaföre gittim. Bu esnada kuaför koltuğunda oturan 72 yaşında, ordudan emekli bir astsubay vardı. Öyle hoş sohbetti ki sormayın gitsin. Ama bir o kadar da sitemkardı. “Ordu’nun Malı Çok, Yemeyen Yok!” diyerek başladı sözüne ve şöyle devam etti, “Orduevinde 1 liraya tıraş oluyorum ben. Ama bu adama alıştığım için 15-20 lira ödemeden rahat edemiyorum”
 
Konu Ordu’dan açıldı ve imkanlarının nasıl kullanıldığı yönünde devam etti. Ordu’dan emekli olan bir insan yüksek maaşlar aldığına ve Ordu evine gittiğinde her şeyin en iyisinden neredeyse bedava fiyatına yararlandığını, bu hakkın aynı şekilde tüm çoluğuna çocuğuna da tanındığını söylemesiyle sona erdi.
 
“Çay 10 kuruş, büyük fincanda içersen 15 kuruş… Çok pahalı!” diyerek, espriyle karışık gönderme yaptı. En yüksek maaşları alıp, en güzel şekilde yaşadıklarını, lojmanlardan faydalandıklarını, tüm sosyal hakların en iyisine sahip olduklarını dile getirdi.
 
Tamam Ordu kutsaldır, can damarımızdır, sarsılmamalı, yıkılmamalı ilelebet baki kalmalıdır. Ama israf da haramdır, yapılmamalıdır. En çok israfları ben askerlik süremde bizzat gördüm. Askeriyede dökülen yemeğin, ekmeğin haddi hesabı yok. Bu israflar öyle had safhada ki Afrika’da ki açlığı rahatlıkla ortadan kaldırır.
 
Ben askeriyede ayda bir kamuflaj, bot değiştiren asker bile gördüm. Rütbelilerden hiç kamuflajı eskidiği için değiştiren olmuş mudur acaba?  Ordu’nun marketi bile var ve burada da her şey çok çok ucuz. En yüksek maaşı al, lojmanda kal, servisle git, tüm sosyal hakların en iyisine sahip ol, sabah 8 akşam 5 çalış, ordu marketten en ucuz al, emekli olunca bile ordunun tüm imkanlarını ölene kadar kullan, kendin yetmez çocuğun ve torunların da kullansın. Ne güzel İstanbul…
 
Tüm bunları yap, bir de vatanı için işini, eşini, evini terk eden, sülüsünü aldığı sırada eline tutuşturulan, birliğine teslim olması için verilen 7 lira yol parasını alıp, 70 lira verip otobüsle yada 150 lira verip uçakla gideceği memlekete varıp, birliğine teslim olan. 15 ay boyunca her şeyden kopan, iş yaşamı alt üst olan bu askerlere verilen 13.5 TL aylık maaşla çıkamadığı çarşı izninde 1 paket sigara bile alamayan vatansever askerlere tıpkı bir mal, eşya gibi davranan bu subayların, kendi işlerini gördürmek için en ucuza kullandığı şey asker, yani Mehmetçik’tir.
 
Bu vatan için gönüllü hizmet etmiyorlar ki bu kadar imkandan doyasıya faydalanabilsinler. Bir karısı, iki çocuğu ve bir anasını bırakıp, mecburen askere giden bir Mehmetçik’in ailesine kim bakacak? Kimsenin haberi var mı? Bu adamın karısı çalışmıyor, anası çalışmıyor, iki çocuğu var ve sen onu zaten kıt kanaat geçindirdiği yuvasından zorla çekip askere alıyorsun, ailesine kimin bakacağını düşünmüyorsun. Bu Mehmetçik’e de senin binlerce lira maaş verdiğin subayın tabiri caiz ise amele sümüğü (!) gibi davranıyor. Bu adamın 15 ay askerde yaptığı masrafı, 15 ay işinden olduğu sırada kaybettiği parayı, ailesinin çektiği sıkıntıyı düşünen yok. ( Annelere asker maaşı veriliyormuş… Kaç para acaba? Yada alabiliyorlar mı?) Tabi ki bu vatanı karşılıksız sevip, koruyacağız. Karşılık beklediğimiz yok ama adalet beklemek de ayıp mı?
 
Türkiye’nin gelirinin en büyük bölümü Ordu’ya ayrılıyor… İyi, güzel… Bence de öyle olmalıdır. Vatan savunması önemlidir. Ama bir şeyler artık düzenlenmeli ve Kontrol altına alınmalıdır.
 
Askerde her zaman rütbeli haklıdır. Sen istediğin kadar haklı ol, askeri bir mahkemede hakkını alma şansın yok. Neden mi? Sen “ER”sin karşında ki ALBAY… Hiçbir rütbeli bir diğer rütbeliye senin için bir şey diyemez. Sen haklısın ama seni köpek azarına tutar, gerisin geriye gönderir.
 
Sen okumuş meslek sahibi olmuş belli bir statüye kavuşmuşsun ama askerlik borcunu ödemek için oraya rütbesiz olarak gitmişsin. Karşında ki Albay, Yarbay da okumuş meslek olarak Askerliği seçmiş, binlerce liralık maaşla çalışıyor ve senin karşında her koşulda haklı. Sanki Ordu’ya, devlete bedava çalışıyor. Böyle bir olgu yok! Adamda senin üçte birin kadar kültür, bilgi, görgü olmayabilir… Ama orada Uzman Çavuş olmuşsa vay haline.
 
Hoş ve sevgiyle kalın.

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —