Mevzuu Yaşatmaksa..!
Şimdiye kadar öğrenebildiğimiz kadarıyla fizikiyle, metafiziğiyle, ilmiyle ve bilimiyle en akıllı ve en değerli varlık insandır.
Her şey insanla olan dengesi ya da dengesizliği sonucunda değersiz ya da değerli olur.
Yüzyıllardır kendi sırrını bile çözmeyen insan, dünyanın sırrını çözmekle övünür her zaman.
Ahlaklı, eğitimli, erdemli, terbiyeli kişi olmak için uğraşır.
İnsanı insan yapan en önemli fark akıldır. İnsana en basit ve kapalı haliyle verilen aklı olgunlaştırıp, mükemmelleştirmiştir kendine göre.
İşte tam bu noktada hayvanla arasını açmıştır.
Kendi aklına tüm fonksiyonları kazandıran insan, vicdan duygusuyla birleştirip evrendeki en mükemmel canlıya verilmiştir.
Ama insan, kendi varlığına öylesine zararlar veriyor ki anlamak ve anlatmak imkânsız oldu artık.
Yaşayabileceği tek gezegeni, dünyasını yok ediyor.
Küresel ısınma etkileri günden güne artarak yaşamın her anına etki ediyor.
Sanayileşme ve aşırı tüketim sebebi ile işçi ölümleri ve sakatlıklar katlanarak artıyor.
Zengin ve fakir arasındaki uçurum öyle açıldı ki kapanması yaralar açılıyor.
Bomboş kafalı ezberci bir toplum yetişiyor.
Parayı temel yaşam amacı olmaktan çıkarıp, insan yaşamını amaçlamak,
Dünya ‘da yapılacak her çalışmada en kıymetli varlığa, insana verilebilecek zararları göz ardı etmemek, Dünyanın merkezinde, her şeyin odağında insan olduğunu unutmadan aklı, fikri ve vicdanı olan, hayatta ideallerinin peşinde koşan ama reel yaşayan çocuklar yetiştirmek ve artık durmadan ve düşünmeden hiçbir ölçeği nazarımızda değerli görmeden insanlığı yaşatmak ve dünyayı doya doya yaşamak için demokrasiye inanan, vicdan sahibi, özgürlüğün gücüne inanan, kendi inançlarına bağlı, paranın sadece bir araç olduğunu bilen, insanca yaşamanın ağırlığının tüm değerlerden daha kıymetli olduğunun farkına varmış bireyler olmak için, yaşamak için yaşatmanın öncelikli olduğuna inanmalıyız.
Ne yazık ki sahip olduğu tek şeyin çuval dolusu para olduğunu sanan fakir insanları örnek almamızı öğütlüyor bugün tüm yaşananlar…
Onur ERDOĞAN
03/04/2021