Menü YEREL HABERLER
Rüzgar BÜYÜKTANKAYA

Rüzgar BÜYÜKTANKAYA

Tarih: 15.06.2021 15:17

Her Hayat Bir Roman 6.Bölüm

Facebook Twitter Linked-in

Her Hayat Bir Roman 6.Bölüm

13.5 yaşındaki bir kız çocuğu bilinçsizce sokağa itilmiştir. Bu yaşta bir çocuğun aldığı karar ne derece sağlıklı olabilir ki..? Bence hiç sağlıklı değil. 18 yaşında genç delikanlının da aynı şekilde. Sevgisizlikle yetişen iki çocuk otobüs terminalinde yağmurun altında ıslanmaktadır. Bir yandan da delikanlı düşünmektedir. 'Ne yapacağım' diye kendisine sorar.

Ankara da öğrenci yurdunda kalan arkadaşları vardır onları arar o yıllarda her şey daha kolaydır sağ sol meselelerinin yoğun yaşandığı o dönem tanıdığınız varsa işleri kolaylaştırıyor öyle bir dönem. Delikanlı arkadaşını arar durumu anlatır. Delikanlının arkadaşı 'hiç düşünme ikinizde gelin sizi hemen kadrolu işe yerleştiririz Ankara da birde ev tutarız geçinip gidersiniz' der. Bu konuşma delikanlının hoşuna gitmiştir lakin bu yaşına kadar hiç kiracı olmamıştır babasından dolayı memleketinde kariyer rağbet saygı ilgi alaka görmektedir. Bunları kaybedeceğinden korktuğu için ya da tek başına hayatın sorumluluğunu üstlenmenin güç bir durum olduğunu düşünür korkar.

Sarı saçlı Armatörün torununa 'ben memleketime gidiyorum sende gelir misin' der. Armatörün torunu sokakta kaldığı için annesinin peşinden gelmemesi saatin bayağı ilerlemiş olması o saate kadar annesinin arayıp sormaması kızı ürkütür eve geri dönse annesinden yiyeceği dayağı düşünür. Annesi ara ara çocuklarının hatalarını gördükçe ceza uygulamaktadır. Korkudan delikanlının sorusuna' evet gelirim 'der.

Yapılan bir hata bakın nelere mal olacak.

Evdeki mutsuzluk yokluk güç yaşam şartları birde üstüne annenin çocuklarını biran önce evlendirme çabası Armatörün torununa bu hatayı yaptırmış olsa gerek. Delikanlı terminalde Ankara ya o saatten sonra otobüs olmadığını görünce bir minibüse binerler Ankara üzeri otobanda inerler. Otobandan geçecek Ankara otobüsünü beklemektedirler. Ne yaptıklarını biliyorlar mıydı acaba...? Bence hayır çocukça bir hareket sonunu düşünmeden çaresizce bir davranış. Genç delikanlı ve Armatörün torunu otobüse binerler kızın kimliği yanında olmadığı için otobüs şoförüne' ben kız kaçırıyorum İstanbul’dan memleketime gidiyorum kızın kimliği yok bana yardımcı olur musunuz...? ' der. Otobüs şoförü ve yolcular sanki delikanlı iyi bir şey yapıyormuş gibi 'hepimiz arkandayız merak etme sen delikanlı' derler. Delikanlı bunları duyunca rahatlar. Otobüste yerlerini alırlar Ankara’ya doğru yola koyulurlar.

Ankara’ya gelirler Allahtan bir sorun çıkmaz. Keşke sorun çıksaymış da Armatörün torunu bu yola çıkmasaymış. Neden böyle düşündüğümü okudukça anlayacaksınız dostlar. Delikanlı öğrenci yurdunda kalan arkadaşlarını arar hemen kendilerini almaya gelirler. Gençler çok mutludur ısrarla 'Ankara da kalın gitmeyin' derler lakin delikanlı korkmaktır sağ sol siyasetinin yoğun yaşandığı dönem başına bir iş gelmesinden korkar ailesini arar. Annesine 'ben Ankara’dayım kız kaçırdım istemezseniz biz Ankara da kalacağız' der. Annesi çok sinirlenir 'sen ne yaptın zaten evde yangın çıktı onunla uğraşıyoruz hayatını mahvediyorsun ben seni arayacağım' der. Delikanlının annesi akşam eşine durumu anlatır baba daha anlayışlıdır 'madem benim oğlum sevmiş o halde Ankara da kalmalarına müsaade etmem alsın kızı gelsin' der. Delikanlının babası Ankara da bir kadına âşıktı hani sürekli kadının yanına gidiyordu ya herhalde anlayış buradan geliyor.

Neyse dostlar delikanlının annesi yurttan oğlunu arar 'tamam gelin biz sizi karşılayacağız' der. Ailece bir araçla delikanlıyla Armatörün torununu karşılamaya giderler delikanlının annesi kızı hiç istemez oğlunun okumasını istemektedir kızda çok küçüktür delikanlının annesi içten içe kızı gönderebilmek için uğraşır. Kıskançlık başlamıştır. Sarı saçlı kız memleketin büyük beğenisini kazanmıştır bir bakan bir daha bakıyor. Delikanlının babası sarı saçlı kızı çok beğenir kendi evladı gibi görür ve sever hatta evdekilere karşı onu korumaya alır.

'Hemen çocukların nikâhını yapalım resmi nikâhları olsun arayın kızın babasını izin versinler nikah hemen yapılsın' der. Delikanlının evinde babası annesi abisi kız kardeşi ablası ve yeğeni yaşamaktadır. Büyük han gibi bir ev ve çok kalabalık bir aile.

Büyük bir arazinin içinde iki evleri vardır. Birinde delikanlının abisi yaşamaktadır. İçine kapanık genç bir adamdır. Sarı saçlı kızın ailesini ararlar nikah için izin isterler kızın babası ben bu nikaha karşıyım kızımı geri getirin izin vermiyorum der. Sarı saçlı kızın babası çok üzgündür elinden gelse kızını gidip alıp geri getirecektir lakin Türkiye nin bir diğer ucundadır kızın diğer kardeşleri de üzüntüden hastalanırlar hele 5 yaşındaki erkek kardeşi günlerce yemek yemez ateşlenir sarı saçlı kız bakıp ilgilendiği için erkek kardeş ablasının yokluğunda hastalanır duygusal bir kardeş daha vardır o da ablasının gidişinden büyük üzüntü duymaktadır. Delikanlının babası 'izin vermiyorlarsa kendileri bilir bizde yaşını doldurmasını bekleriz' der. Bu arada düğün hazırlıkları başlar. Ne acıdır ki iki çocuğun çıktığı bu yolda ikisine de okumuş tahsili olmalarına rağmen kimse doğru yolu göstermez. 13.5 yaşındaki Armatörün torununa üç gün üç gece düğün yaparlar. Lakin kıza bu seferde düğün alışverişi yapmamışlardır. Sadece nişan elbisesi alırlar. Gelinlik takılar her şey görümcenin düğününde takılan takıları gelinliği her şey görümcenindir.

3 gün 3 gece düğünde her şey sahtedir. Gülen yüzler bile sahtedir. Kaynana bir yandan ister görünür bir yandan da istemez. Sarı saçlı kız gelmeden önce evlerinde çıkan yangının kızın uğursuzluğuna bağlarlar. Kaynana görümceler kıskanmaya başlar delikanlıdan gelini kıskanırlar. Sarı saçlı kız kendini aileye sevdirmek için elinden geleni yapar. Düğün olur iki ay sonra delikanlıyı askere göndermek isterler. Askerliğini yap biran önce derler. Delikanlı çaresiz askere gider. Askerliği Ankara ya çıkmıştır. Tabii ki sarı saçlı kız çok üzülmüştür tam dolu dolu sevgiyi buldum derken yine sevgi ondan uzaklaşmıştır.İstenmeyişlik bir yandan birine tutunacakken ondan uzaklaşmak bir yandan kardeşlerinden uzaklaşması bir yandan çok sevdiği babasını üzmesi bir yandan İstanbul dan ayrılıp küçük bir ilçeye gelmesi arkadaşlarından ayrılması sarı saçlı kızın çocuk aklını çok karıştırmıştır. Ankara ya askere giden delikanlı çok üzülmektedir sürekli eve sarı saçlı kıza mektup yazar lakin mektupları görümce alır okur ve sarı saçlı kıza vermez. Sarı saçlı kızın yazdığı mektupları görümce okur bazılarını göndermez. Delikanlı askerdeyken sarı saçlı kıza evde zulüm başlamıştır kaynana görümceler kıza eziyet etmektedirler sarı saçlı kız askerdeki delikanlıya mektupta derdini anlatmak ister lakin mektupları göndermek üzere alan görümce okur ve göndermez. Kızın mektupta yazdıklarından haberi olan kaynana çok kızar 'sen benim oğluma neden burada olanları haber veriyorsun oğlum askerden senin yüzünden firar mı etsin 'diye kızar. Sarı saçlı kızın bütün kapıları kapanmıştır. Ne ailesiyle ne sevdiği delikanlıyla görüşememektedir. Evde kendisini anlayan bir kaynı vardır. Ara ara onun evini temizlemeye gönderirler sarı saçlı kız dertleşir kaynıyla anlatır durumu kaynı' sen anneme bakma bana da çok şey yaptı der. Anlaşılan sarı saçlı kızın kaynı da annesinden yaralıdır. Kaynı' sen geldiğinden beri yattiğımız yataklar toplanıyor yoksa bunlar yatakları bile toplamıyorlardı 'der. Armatörün torunu çok şaşırır çünkü geldiği evinde her şey yerli yerindedir. Herkes yatağını toplar evde bulaşık olmayacaktır babası çok kızar anlayacağınız disiplinli büyümüştür. Kaynının da içinde bir yarası vardır. Dertleşirler delikanlının abisi bir öğretmeni sevmiştir. Öğretmen okulunda severler birbirlerini öğretmeni annesi istemez. Öğretmen kızın gözü şehla olduğu için ve kendi kültürlerinin olmadığı için istemez. İstemeye de gitmem der. Delikanlının abisi o zaman bende kaçırırım öğretmen sevdiğimi alacağım der. Tam öğretmen kızı kaçırırken annesi öğretmen kızın ailesine haber verir 'ben istemiyorum kızınızı kızınız gelse de istemem sahip çıkın kızınıza der ve yakalanırlar. Maalesef abi buradan yaralıdır. Erkek kardeşte belki annesine inat abisine bu durumu yaşattığı için sarı saçlı kızı kaçırmıştır annesine kabul ettirmiştir. Kim bilir...?

Bu arada 80 li yılların ihtilali olmuştur. Genç delikanlıyı Türkiye’nin önemli bir ismine siyaset adamının tutuklu haline koruma olarak vermişlerdir.

Siyaset adamının eşi akrabalarıdır. Hatta o yıllarda işkenceye maruz kalan siyaset adamının tırnaklarını sökerler. Aile büyük üzüntü içerisindedir.

Aradan bir süre geçer delikanlı izne gelmek ister annesi karşı çıkar 'izne gelme biran önce bitir askerliğini' der. Delikanlı annesini dinlemez mükemmeliyetçi annesini dinlemez izne gelir. Sarı saçlı kızı çok özlemiştir. Ara ara alkol almaktadır. Annesiyle hiç anlaşamazlar.

Sarı saçlı kız delikanlı yokken kendisine yapılanları anlatır. Delikanlı çok sinirlenir mektupların ablası tarafından gönderilmediğini anlayınca çıldırır. Bir kıskançlık olduğunu ve sarı saçlı kızı göndermeye çalıştıklarını anlar. Kaynana henüz resmi nikâhta yapılmamışken arayı soğutup kızı göndermek ister. Görümcede askerden izne gelen kardeşini komşunun kızıyla bahçede karanlıkta buluşturur. Sabah olur kaynana sarı saçlı kıza oğluna bir rüya gördüm komşunun kızıyla birlikteydin demesini ister. Sarı saçlı kızda delikanlıya söyler. Evde kıyamet kopar delikanlı annesine ablasına siz ne yapmaya çalışıyorsunuz diye çıkışır. Sarı saçlı kız bir şey anlamamıştır. Delikanlıya sorar ve konunun üzeri kapatılır. Delikanlıyı Armatörün torunundan ayırmaya kararlıdırlar.

 Sarı saçlı kız inek sağmaya ahır süpürmeye gider banyo yapmak ister kaynana 'bu eve bu tüp kaça alınıyor senin haberin var mı' der kıza banyo yaptırmaz kız delikanlının yanına utana sıkıla gelir. Bir şey diyemez delikanlıda bir şey diyemez kız ahır tezek kokmaktadır. Annesine de bu kızı ineğe ahıra göndermeyin diyemez. Delikanlının askerlik izni biter Ankara ya askerliğini tamamlamak üzere geri gider. Armatörün torununa kaynıyla kayınpederi değer vermektedir. Kayınpederi kıza İstanbul’a Ankara’dan kıyafetler almaktadır kendi kızlarından daha üstün tutar. Memlekette kızın şanı yürütmüştür. Herkes İstanbul’dan böyle gelin geliyorsa bizde oğullarımızı İstanbul’dan evlendirelim derler. Sabah 6 da uyanan kız bahçenin önünü sular süpürür avluyu süpürür camiden çıkan çarşıya giden memleketi bakar ki kendi kızları bile böyle değildir. Çarşıda kahvelerde İstanbul dan gelini konuşurlar. Bizim kızlarımız burada yetişmesine rağmen böyle değiller diye konuşup över dururlar. Kayınpeder geliniyle gurur duymaktadır. Bu yüzden bir dediğini iki etmez. Bir gün inekleri yavrular. Erkek yavrulamıştır. Kayınpeder ineğin yavrusunu satar sarı saçlı kıza bir bilezik alır. Armatörün torunu da kayınpederini çarşıya ütüsüz göndermez herkes hayrandır bu geline tabii ki evdeki görümce ve kaynana dışında. Aradan zaman geçer.

Delikanlının askerliği hasretle özlemle bitmiştir eve döner. Delikanlıyı babası kısa sürede kamuda memur yapar. Lakin ataması başka bir ilçeye yapılmıştır. Sarı saçlı kız yine yol gözlemektedir. Delikanlı pazartesi gider cuma günü gelir evde sadece iki gün kalabilmektir. Diğer günler sarı saçlı kız evin kül kendisidir. Her ise koşarlar kızı bahçede çamaşırlar yıkanır kazanlarda sular kaynatılır dere kenarında halılar çamaşırlar yıkanır. Birde inek ineğe de sarı saçlı kız bakmaktadır. Hiç anlamadığı görmediği işleri yapar olmuştur. Yinede ses çıkarmaz ara ara delikanlıya 'beni yanına ne zaman alacaksın diye sorar. Delikanlı cevap veremez. Kaynanasına 'ben oğlunun yanına gitmek istiyorum' der kaynana' hayır tayinle o buraya gelecek bekleyeceksin' der. On sekiz yaşına gelen kız artık farklı düşünmektedir kendisine yapılan eziyete katlanamamaktadır. Ramazan ayında oruç tutmasını isteyen kaynanaya dayanamıyorum deyince tutmak zorundasın cevabı alır.

 

Kaynana kendi kızı oruç tutamadığı için kızına yemek hazırlar sarı saçlı kıza söyleme der. Kızdan yemekler saklanır. Görümce bir gün annesinden gizli sarı saçlı kızı çağırır annesinin verdiği yemeği 'ben yemiyorum sen ye ama anneme söyleme' der. Bir gün delikanlı yine ilçede görevdeyken kaynana kızı İstanbul’a gittiği için üzülmüş yatmaktadır. Lakin karanlık olmak üzeredir ve inekleri çayırdadır oradan birinin getirmesi gerekir yoksa akşam kayınpeder kızacaktır. Sarı saçlı kız kaynanasına 'ineği çayırdan kim alacak babam gelince kızar almazsak' der. Kaynanasının başındaki tülbendi ister 'ben gidip alıp getireyim babam gelince kızmasın' der. Sarı saçlı kız ineği almaya giderken korktuğu için komşunun kızını da yanına alır çayıra giderler. Bu arada günlerden cuma olduğu için birazdan delikanlı eve gelir annesine sarı saçlı kızın nerde olduğunu sorar. Kaynana 'ne bileyim ben senin karın nereye gitmiş' der. Duruma sinirlenen delikanlı komşulardan sarı saçlı kızı sorar onlarda çayıra ineği almaya gittiler benim kızla derler.

Delikanlı çayırda sarı saçlı kızı komşunun kızıyla ineği getirmeye çalıştıklarını görür. Delikanlıya annesinin söylediği cümle çok sinirlendirmiştir. Eve sarı saçlı kızı getirir dayak atar delikanlının amcasının kızı seslere gelir delikanlının elinden kızı alır. 'Sen ne yapıyorsun bak annen orda seviniyor günah değil mi suçu olmayan kızı dövüyorsun' der. Kaynana bu şiddete maruz kalan gelinine yardım etmemiş aksine sevinmiştir. Sarı saçlı kızın günahı yoktur. Delikanlı belki de annesine vermişti bu tepkiyi. Sarı saçlı kıza 'bundan sonra sen ineğe çayıra falan gitmiyorsun' der. Delikanlı kıza ara ara bahanelerle annesinin ablasının lafına bakarak şiddet uygulamaktadır. Kızın başını kapatmasını eşarp kullanmasını ister. Hâlbuki ailede herkes açık modern eşarpsız kaymakam vali emniyet amiri savcı hâkim protokol insanlarıyla birliktelerdir. Her nedense kızın başını örtmesini ister. Sarı saçlı kız örter.

Bir gün delikanlının amcasının kızının nişanı vardır. Herkes nişana gider. Kaynana sarı saçlı kızı da götürür. Nişanda kaynana kıza sende kalk oyna der. Kızda kalkar oynar. Çocukluk işte ne bilsin başına ne gelecek. Delikanlı da bir süre sonra nişana gelir bakar ki sarı saçlı kız herkesin içinde oynuyor kızı eve getirir ağzını burnunu kanatana kadar döver 'bir daha seni düğünlerde oynarken görmeyeceğim kim sana izin verdi oynaman için' der. Sarı saçlı kız şiddetin nedenini anlamamaktadır. Delikanlıya annen oynamama izin verdi sende kalk oyna dedi' der. Bu duruma daha fazla tahammül edemeyen kız İstanbul a geri dönmek istediğini söyler ve 18 yaşında İstanbul’a geri gelir. Delikanlıyla uzun bir süre birbirlerini görmezler.

Bir gün delikanlı sarı saçlı kız olmadan yapamayacağını anlar İstanbul’a kızı görmeye gelir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —