Garip
Esrar-ı çeşm'inde sır içre sır var
Nazar-ı celbine düçar bu garip
Aşkına düşeli ey peri ruhsar
Mübtela-yı dertir naçar bu garip
Ehl-i aşk olmayan anlamaz halden
Düşmüşüz bir kere ne gelir elden
Duygular coştu mu derun-i dilden
Gözlerinden yaşlar saçar bu garip
Gönül büryan oldu nar-ı hasretten
Günbegün kederden gamdan kasvetten
Sükût-i dil etti geçti ülfetten
Girmez el içine kaçar bu garip.