Devlet Şaka Yapar Mı..?
Y.A.Ş. Beni ihraç ile 1996 kışında T.S.K. dan Attı.
T.S.K. ise beni 1997 yazında Çağırdı…!
Merakla Askerlik şubesine gittim.
Yani, attık ama yanlış yaptık,
Seni hiç dinlemedik,
Savunmanı bile almadık,
Mahkeme etmedik….
Demek için değil!
Bir savaş hali olursa “Sefer görev emrini” tebliğ etmek içinmiş!
Etrafıma bakındım ki, kamera şakası olmasın! zira devletim beni
Tehlikeli görüp T.S.K dan atıyor, sonra da savaş gibi kritik durumlarda çağırmak
İçin “sefer görev emri” tebliğ ediyordu! Sizce de tuhaf değil mi?
Neyse;
T.S.K. beni 2000 yılının baharında bir daha çağırdı!
Ümitlendim!
Bu kez mi?
“Sefer görev emrindeki “yerim ilkinde Ankara idi,
İkincisi Hakkâri Uludere yazmışlar! Tebliği içinmiş.
…!
Sonra aradan bayağı zaman geçmişti,
Aha çağırdılar aha çağıracaklar diye tahmin ediyordum ki!
Çağırdılar gittim.
Artık biliyordum ki Sefer var!
Bu seferki sefer, batı da bir yer olsa bari diyordum,
Mesela İstanbul Sarıyer çıksın istiyordum.
Gerçi neresi çıkarsa çıksın gittiğimiz yoktu!
Neyse tebliğ ettiler!
O da ne! Tahminim yarı yarıya tutmuştu!
Sarı kamış! Kars.
Yani ne için çağıracaklarını,
Daha çağırmadan biliyordum ki; sefer var!
Ama bir tek niçin ihraç edildiğimi bilemiyordum…
Devletimin bu şakaları bana terapi gibi geliyordu,
Üç kez “sefer” var dediler üçünde de gülerek şubeye gittim.
Şimdi sefer görev emri yaşım geçti, artık sefer gelmiyor.
Yoksa devletin Seferi bitmez…
Böyle düşünürken 2010 yılı baharında yine çağırmasınlar mı!
Biz asıl şoku o zaman yaşamıştık.
Bu bir müjde idi!
Haklarımızın bir kısmını vermek için çağırmışlar, sağolsunlar.
Diğer kalanı için,
On bir yıl oldu kulağımız halâ kapıda bekliyoruz.
Ha çağırdılar ha çağıracaklar!
Vatan sağolsun, Devletimiz var olsun.
Demek ki, döver de sever de…