Bir haftada 7 gün var bilindiği üzere özel sektör 6 gün çalışır 1 gün tatil yapar. Hırsızlık sektörüde böyle, sadece bizim mahallemizde 7 günde 6 hırsızlık olayı yaşanınca, bizde bu işte bir iş var deyip gardımızı aldık. Komşularla dönüşümlü nöbet tutmaya başladık. Bir gece balkonda o pinekliyor, bir gece öbürü, diğer gece biz. Polis çaresiz kalınca bu mahir hırsızlara, bizde elimizden geldiğince önlemimizi alıverdik.
Hırsızlık efsaneleri dolaşmaya başladı mahallede. Adamlar resmen kene gibi yapınca bizim sokağa, kene demişken gerçekten bildiğin kene adamlar. Pimaştan üçüncü kata tırmanıyorlar, yapıştıkları yeri soymadan çıkmıyorlar. Halimize gülelim mi ağlayalım mı? anlamadık, güpe gündüz keşfe çıkıp şüpheli hareketler yapıyorlar elbette hepimiz dedektif olduğumuzdan anlıyoruz ve şahsı hemen etkisiz hale getiriyoruz. Sokağa girdiğim gibi her evden bir perde aralanıyor, sokaktaki bütün kadınlar perde aralığından sokakta yürüyenleri süzüyor.
Korku sen nelere kadirsin demeden geçemiyorum. Biz hepimiz kendimizi kısa sürede eğitmiş birer hırsız savar olduk. Şahsen askerliğimi doğuda icra ettiğimden, nöbet işinde ustayım, herkesi toplayıp etrafıma nöbet eğitimi verdikten sonra, yabancı şahıs görüldüğünde 'dur kimdir o' diye üçkez ikaz etmeleri gerektiğini de iyice ezberlettim. şahıs buna rağmen cevap vermiyor ve yaklaşmaya devam ediyorsa önce iki el havaya sapanla ateş edecek sonra hedefe ateş edeceklerdi. aslında bu yazım ağlanacak halimize bir gülüştür. Rahat uyu amirim bizim mahalle nöbette demek geliyor içimden fakat, onlarında işi zor ne diyeyim kader.