Menü YEREL HABERLER
Mustafa KAPLAN

Mustafa KAPLAN

Tarih: 17.12.2022 15:40

Bir Red-Di Aşk Hikayesi Ve Bundan Çıkan Ders

Facebook Twitter Linked-in

Bir Red-Di Aşk Hikayesi Ve Bundan Çıkan Ders

(Hakiki mücahid nefsine karşı cihad açan kimsedir”(Tirmizi)

Sepetsatıcı 

Yetmişli yıllarda,ve ondan öncesi, yani daha televizyon falan pek  yaygın değilken, uzun kış gecelerinde  rahmetli babamızdan büyük bir zevkle dinlediğimiz bir ibretlik hikayedir. 

Nedense bu hikayenin bende tarifsiz bir etkisi vardır..!

Bu hikaye,nefsine yenilmeyip,kendini  günahlardan korumak için her zorluğa göğüs germiş;günah işlememek için ölmeye bile razı olmuş bir yiğidin hikayesidir... Yiğit diyorum, çünkü nefsiyle giriştiği o çetin savaşta, yüzünün akıyla çıkmış, hiç bir tehdide boyun eğmemıştır. 

Feqî Teyran,bu eseri nasıl bir halet-î ruhiye içinde  yazmış olduğunu bilemesek de ,o devirden bu devire kadar, tüm taze'liğiyle, tüm güzelliğiyle hiç bozulmadan günümüze kadar ulaşabilmiş, dengbêjlerin,sazına sözüne , konu olmuş bir başyapıt tır.

Bir padişahın zevk ve sefa içinde büyüttüğü oğlu, yani Zembilfiroş, birgün bir mezarlıkta  geçerken, yolu üzerinde  bir insan kafatasını görüp, aklına o ana kadar getiremediği ölümü hatırlar . Dünya malının dünyada kalacağını, zenginliğin ecele bir faydası olamayacağını idrak eder; karısını ve çocuklarını alıp,Silvan yakınlarında bir yerde çadırda yaşamaya başlar ."Bundan sonra çocuklarıma haram lokma yedirme'den,alın terimle çalışıp,kazancım'ın peşinde koşacağım" "deyip, daha önce içinde bulunduğu zengin'lige veda ederek, köy köy, ilçe ilçe dolaşıp, zembil satar...

Birgün Silvan'da mirin konağı altında zembil satarken, güzelliği dillere destan mirin karısı Gül hatunu görür .

Gül hatun, bu yakışıklı gence sırılsıklam aşık olmuştur... Zembilfiroşu  yukarıya konağına davet etse de ,zembilfiroş bu daveti red eder ... Gül hatunun, yanına gelerek, önünde diz çöküp; ona aşkını ilan etmesi de Zembilfiroş tarafından kabul görmez... 

Zembilfiroş,her ne kadar bu davetin günah olduğunu , Allah'tan ve Cehennem ateşinden  korktuğunu söylese de;  hatun dinlemez,peşine düşer ...

En son zembilfiroş, "ölmek, Allah'a asi olmaktan evla'dır " der ve Allah'tan ölmesini ister ve ölür.

Hatun da aynı dilekte bulunur,o da zembilfiroşun ardından teslim-i ruh eder.

Bu hikayede anlatılmak istenen, bu dünyadaki  zenginliğin şan ve şöhretin mevki ve makamların geçici olduğu, muvakkat ve gayrı meşru zevklerin  ebedi ulan uhrevî dünyada nasıl bir azapla karşılık bulacağı anlatılıyor.

Bir anlık keyif sanılanın,bu dünyada bile insanların başına nasıl belalar açtığı, hayatta telafisi mümkün olmayan hasarlar bıraktığı her aklıselim kişinin bilgisi dahilindedir.

Bu hikayede anlatılmak istenen, bu dünyadaki  zenginliğin şan ve şöhretin mevki ve makamların geçici olduğu, muvakkat ve gayrı meşru zevklerin  ebedi ulan uhrevî dünyada nasıl bir azapla karşılık bulacağı anlatılıyor.

Bir anlık keyif sanılanın,bu dünyada bile insanların başına nasıl belalar açtığı, hayatta telafisi mümkün olmayan hasarlar bıraktığı her aklıselim kişinin bilgisi dahilindedir.

Mesela içki..! Bir Yudum'u bile,insan beyninde binlerce hücrenin ölümüne yol açtığı tıp literatüründe mevcuttur .

 Yüce Allah, kuşkusuz kulları için herşeyin en iyisini vermiş, zararlı olanı yasaklamıştır.

Örnekler sayısız... Çoğunuzun da bildiği bir Harut ve Marut hikayesi  vardır...Bu iki melek, yeryüzünde bir anlık gaflet sonucu içki içip, sarhoşken cinayet işlerler; akabinde onları bekleyen kaçınılmaz  çetin bir azaba düçar kalırlar ...

Makul ve hayırlısı, mümkün mertebe  günah işlemekten kaçınıp, öbür dünyaya huzur-u  Rahman'a sevap kazanım'larıyla çıkabilmek..! İşte asıl mesele bu...


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —