Menü YEREL HABERLER
Nezir KARAYÜN

Nezir KARAYÜN

Tarih: 09.10.2012 11:32

Belediye Başkanıysan hesap vereceksin!

Facebook Twitter Linked-in

Yerel seçimlerin öne çekilmesi gündeme geldiğinden bu yana siyaset arenası ısınmaya başladı. Her gittiğim toplumda hemen sorarlar, “Nezir hoca sen gazetecisin... Siyaset nasıl gidiyor? Bölgenin nabzı ne aşamada? Kimler aday olacak, kimler aday olmayacak? Kime şans veriyor, kime şans vermiyorsun? Falanca aday olursa kazanır mı, kaybeder mi?” türünden onlarca soruyla karşılaşıyorum… Ama bu tür sorulara doğru cevabı vermek için henüz daha çok erken desek de, bazı ısrarlı sorulara yorum yapmadan da duramıyorum.

Bilgeye sormuşlar;

'Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?

'Terzimi severim,' diye cevap vermiş.

Soruyu soranlar şaşırmışlar:

'Aman üstat, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor?

O da nereden çıktı? Neden terzi?'

Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:

'Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim

Ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler.

Birçok insanın kalıplaşmış düşüncelerini dinliyorum... Nedense hep kendi düşüncelerini, kafalarında kurdukları sabit fikirleri destekleyici cevaplar bekliyorlar. Oysa muhatap olduğumuz kelime “SİYASET” ve lastikten daha esnek… Nereye çeksen sünüyor… Bu nedenle erkenden yorumlar yapmanın doğru olmadığını düşünerek siyasi cevaplar vermek durumunda kaldığım zamanlar olmuyor değil hani.

Yine bilgeye sormuşlar dünya da en güzel şey ne diye?

‘Sevmek’ demiş...

Peki sonra? Demişler...

Sevilmek demiş...

Peki, neden sevmek sevilmekten önce geliyor? Demişler...

O da demiş ki ‘İnsan sevdiğine sevildiğinden daha çok emindir.’

Yerel seçimlerin üzerinden üç buçuk yıl geçti. Elbette ki bu zaman içerisinde izlediğimiz belediye başkanları var. Kendini seçmenine sevdirenler ve sevdiremeyenler var. İlçesinde gözle görülür hizmetleri olmayanlar, canla başla çalışıp kendini hizmete adayanlarda var. Birde iktidar partili olup da her türlü imkâna sahip olduğu halde halen enkaz edebiyatı yapanlar da var. Etrafında topladığı rantçıların sahte vaatleri ile kendini oyalayanlarda var. Elbette onlar kaybetmeye mahkûm olacaktır. Birde iktidar nimetlerinden faydalanamayan kendi imkânları ile hizmet yapmaya çalışan belediye başkanları var. Onlar sevgiye ulaşmış siyaset üstü çalışıyorlar. Hele de iktidarın nimetlerini halkına hissettirerek dik duruş ve dirayetleri ile hizmet verenler var ya onları tebrik etmemek imkânsız.

Bir bilgeye nasıl bu kadar doğru kararlar alabildiğini sormuşlar, 'Deneyim'

Demiş. O deneyimi nasıl kazandın, diye sormuşlar 'Hatalarımla' demiş.

Bir Çin atasözü derki “Bir defa başkan olup ta, ikinciye olamayan ahmaktır”

Kendisini sorgulamayan, hatalarını, yanlışlarını göremeyenler elbette ki ahmak statüsüne girecekler.

Bilgeye sormuşlar; En mutlu insan kimdir? “İşte o dağdaki çobandır” demiş.

Neden diye sormuşlar. “Çünkü demiş, insan bildikleriyle yaşar, onun bildikleri koyunları ve çevresiyle sınırlı, kendisini mutsuz edecek veya kafasını karıştıracak fazla bir bilgiye sahip değil.”

Peygamber efendimiz bir hadis-i şerifinde buyuruyor ki; “Hepiniz çobansınız ve sorumluluğunuz altındakilerden mesulsünüz” Sorumluluk bilincinin önemine vurgu yapılan bu hadiste, bir yandan akıllı ve ergen bütün bireylerin sorumluluğuna atıfta bulunulurken, diğer yandan idarecilik ve aile yönetimi gibi başkalarına karşı yükümlülük içeren görevleri üstlenenlerin daha ağır bir mesuliyet taşıdıklarına işaret edilmekte.

Yerlerin ve göklerin taşımayı kabul etmediği emaneti yüklenen insanoğlu her şeyden önce Allah'a karşı sorumludur. 'Her nefis kazandığına karşılık bir rehindir.' Ayeti gereğince, herkes söz ve eylemlerinin, tutum ve davranışlarının hesabını elbette ki büyük mahkemede Yüce Yaratıcıya verecektir. Sorumluluklarını yerine getirmeyen belediye başkanları, hem Allah’a hem de seçmenine mutlaka hesap verecektir.

Hoşça Kalın, Dostça Kalın.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —