Bazen çevremizde az da olsa seçilmiş insanlar vardır çağdaşlardır modernlerdir sanatçı kimlikleri vardır ama yürekleri yufkadır yeri geldiğinde elindeki fırçayı öyle hassas kullanırlarki sanki göremezsiniz fırçanın tuale hayat verdiğini onlar bakarken aynı zamandada görebilme yeteneğine sahiptirler. Öyle olmasa yüzlerce öğrenciyi nasıl o renkli dünyalarında tutabilsinler bir yaz gününde sıcakta hemde bir cuma günü Büyükçekmece'deki Kuba Camii'nde cuma namazı sonrası arkadaşımı bekliyordum, cemaat dağılıyordu camiden cami avlusunda dilenciler olmazsa olmazlar tabi ama bir hanım her cuma bir kenarda oturup sessiz öylece bekliyor mutlaka yoksul bir hanım bu arada başka bir hanım uzaktan göründü.
O yoksul hanımın yanına çöktü bu soğukta hasta olacaksın( kış ayında oluyordu bu ) o hanımla ilgilendi, öfkelendi yetkililere sitem etti bende onları izliyordum diğer cemaatteki arkadaşlar gibi dedim bu kadar insan varken neden bu hanım? dikkat çekmekmi istiyor acaba, tanımadığım için ama o hanımla gurur duymuştum müthiş bir özgüven, müthiş bir vatandaş bilinci vardı. Halinden belli oluyordu dayanamadım sordum hanım efendi sizi tebrik ederim bu kadar insan bakarken göremediği bir yarayı siz gördünüz necisiniz siz benim adım Aysen ARIN şu az ilerideki Sanat Akademisinin sahibiyim nedense hiç şaşırmadım.
Böyle değerli insanların azda olması aslında çok kalabalıklar benim nazarımda iyiki varlar iyiki körpe beyinlerde küçücük bir fırça ve az bir boyayla renkli dünyalar yaratıyorlar bu bazen bir tablo olabiliyor bazen bir pazar yerindeki bir duvar, bazen bir trafo, bazen bir apartmanın duvarı renksiz betonlara adeta dünyayı mevsim mevsim nakşediyorlar. Onlar çevremizdeki özel kişilerdir onlara sahip çıkalım ve onlara saygı duyalım ve düşünelim kapkara bir trafoyu ilk bahara sonbahara ve yaza benzetebilen kaç insan var çevremizde eğer bende yaparım ne var bunda diyorsanız Aysen Hoca size fırçada verir, boyada. Hadi bir deneyin bakalım ne çıkacak ortaya müsaitmi değilsiniz anladım işleriniz yoğun tamam bir anımıda yazıp öyle bitireyim yazımı.
Bizler yani sokaktaki adamlar istisnalar hariç tabi öyle sanattan manattan pek anlamayız bizleri daha çok yemek içimek ilgilendirir birde eğlenmek oda tartışılır tabi neyse sahildeki yabancı heykeltraşların yaptığı eserler deniz kenarındaydı bir ara bende ordan geçiyordum tabiiki hayranlıkla bakıyordum o eserlere, yanımda o eserlere bakan bir ailede vardı baba, anne, çocuklar filan babanın hayranlıkla baktığını fark ettim dedim her halde abi anlıyor sanattan neyse vaktı baktı yorum getirdi bende duydum yorumunu şöyle dedi! hayranlıkla vayy şerefsiz adam ne güzel yontmuş mermeri dedim iyiki böyle sanatın içinde diye başlayıp sürdürmedi hayranlığını ben tekrar sayın Aysen ARIN hanım gibilerine teşekkür ediyorum onlara saygı duyuyorum iyiki varlar Allah sayılarını artırsın.
Sağlıcakla Kalın.