Hüznün en derinini, en kalıcısını, ve en bitmeyenini içinde taşıyan ay ...
Hani zaman geçsin der dururuz ya, 
o gün o an olsa, hiç zaman geçsin istemeyeceğimiz ....
O akreple yelkovanın denk getireceği dakikaları, hiç denk getirsin istemeyeceğimiz ama  maalesef ki bunu engelleyemediğimiz ve engelleyemeyeceğimiz dakikaları içinde bulunduran ay ...
Yaprakları severiz ya hani ...
Kartpostallara, fotoğraf karelerine, her yere her şeye ne de güzel yakıştırırız ya onları ...
Onların dökümünü bile, bugüne bağladığımız ay ...
Nasıl bir vedadır ki, veda değil ...
Nasıl bir hüzündür ki, hiç dinmeyen ...
Nasıl bir aşktır ki, insanın içini titreten ...
Nasıl bir önderdir ki, değil 80, 80.000 yıl geçse unutulmayacak olan ...
Nesilden nesile, yaşanan, yaşatılan ve yaşattırılacak olan ...
Ölmedin, ölemezsin diye bir ilkokul şarkısı vardır hani bilir misiniz Mustafa Kemal adına ... 
Ah paşam o nasıl bir gitmekmiş ki, 
Hep yanıbaşımızdaymışsın gibi ...
Sen hiç gitmedin ki ...
Sen hiç ölmedin ki ...
O saat, o dokuzu hiç beş geçmedi ki ...
Sonsuz saygı, sevgi, minnet ve özlemle ...


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.