Öne Çıkanlar teknoloji emel yurt Büyükçekmece belediye başkanı dr. hasan akgün istanbul beylikdüzü belediyesi

Türkiye'de İklim Değişikliği
Türkiye, suptropikal kuşak, kıtalarının batı bölümünde görülen Akdeniz iklim bölgesinde bulunuyor. Türkiye, genel olarak Akdeniz iklim kuşağında yer almakla birlikte, birçok alt iklim tipinin de yaşandığı bir ülkedir. Türkiye, bu karmaşık iklim yapısı içinde, iklim değişikliğinden en fazla etkilenebilecek ülkelerin başında geliyor. Türkiye özellikle küresel ısınmaya bağlı olarak görülebilecek, su kaynaklarının azalması, orman yangınları, kuraklık ve çölleşme ile bunlara bağlı ekolojik bozulmalardan etkilenecek.

Saraçoğlu “GDO’lu Ürünlerin İklime Etkileri”

Genetiği değiştirilen tohumlarla mısır, soya, domates, salatalık gibi pek çok besin elde ediliyor. Transgenik olarak da adlandırılan bu tohumlar Brezilya, Kanada, Arjantin ve ABD’de ekiliyor. Genetiği değiştirilmiş tohumlar, son günlerde daha sık tartışılıyor. GDO’ların ne olduğunu ve bunlara neden karşı çıkıldığını Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu şu şekilde anlattı; “Kendi türünden ya da kendi türü dışındaki bir canlıdan gen aktarılarak bazı özellikleri değiştirilen bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara ‘genetiği değiştirilmiş organizma’ (GDO) adı veriliyor. Transgen tohumlar bizi dışa bağımlı kılıyor. Bilim adamlarının büyük şüpheleri var. GDO’lu ürünle beslenen büyükbaş hayvanlar da bu durumdan olumsuz etkilenecek. Genleriyle oynanmış transgen bir tohumu veya gen ilave edilen bir tohumu toprağa ektiğiniz zaman topraktaki mikroorganizmaları, bakteri popülasyonunu bozuyor. GDO’lu ürünlerin Türkiye’de olmadığı söyleniyor. Ama yurtdışından gelen bazı gıda maddelerinde katkı maddesi olarak bulunabilir. Kendi tohumlarımızı çok iyi korumamız lazım. Bugün Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin güneyi buğday, mercimek ve nohutta bir gen bankasıdır. Buğdayın, elmanın birçok türü var. Bu türler Türkiye’de gen bankasında koruma altına alınmış.” Dedi.

“Bunu Tüketen Tüm Canlıları Olumsuz Etkiliyor”

Saraçoğlu, “İrreversible yani geri dönüşü olmayan GDO’lu tohumu toprağa ektiğiniz zaman mısırı alıyorsunuz ama koçanının üzerindeki mısırı tekrar toprağa ektiğinizde ürün alamıyorsunuz. Bu tohumlar kısır tohumdur. Hem toprağı hem çevreyi hem de o çevrede yaşayan ve bunu tüketen tüm canlıları olumsuz etkiliyor. Sonra normal tohum da ekseniz sonuç alamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Uzmanların verdikleri bilgiler doğrultusunda denilebilir ki; insan, ne şekilde olursa olsun insanlık ve bilim adına yaptığı tüm gelişimlerde, doğayı ve doğadaki tüm varlıkları da hesaba katarak hareket etmek zorunda. Yerde ekilen bir tohum toprağı, toprak da gökyüzünü vb... etkileyerek küresel bir döngünün içinde çözülmesi imkânsız sorunlar haline gelebiliyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.