Kazalara ve Kaybolmalara Dikkat..!

 AKUT Eğitmeninden Hayati Bilgiler..!

Doğada kaybolma ve doğa kazaları hakkında akut eğitmeni Tolga Gözüm, hayati önem taşıyan bilgiler aktardı.

 

Tolga Bey, öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

Tabii.. İsmim Tolga Gözüm. 43 yaşındayım. 1999 yılından beri AKUT gönüllüsüyüm. 1994 yılından beri doğa sporları ile uğraşıyorum. Marmaris’te yaşıyorum.

Arama-Kurtarma konusunda ne gibi eğitimler aldınız ve ne gibi tecrübeler yaşadınız?

2000 yılından beri arama-kurtarmanın çeşitli alt başlıklarında hem eğitimler alıyorum hem de eğitimler veriyorum. Genel itibariyle “arama” konusunda ise hem AKUT Arama Kurtarma Derneği’nden hem de başka kuruluşlardan aldığım birçok eğitim var. 75’in üzerinde arama-kurtarma operasyonuna katıldım ve bu operasyonlar ile farklı tecrübeler edindim.

AKUT Arama Kurtarma Derneği'nin Eğitim Bölümü Sorumlusu ve AKUT Marmaris Ekibinin lideriyim.

Ülkemizde doğa sporlarına olan ilgi son 15-20 yılda ciddi bir artış göstermiş durumda. Bu ilgi aynı zamanda çeşitli kazaları da beraberinde getirmekte.

 

AKUT eğitmenlerinden biri olarak anlatır mısınız, doğaya çıkarken nasıl bir planlama yapmamız gerekir?

Öncelikle ne kadar tecrübeli olup olmadığımıza ve faaliyetin ne boyutta olduğuna bakıp her türlü hazırlığımızı en ince detayına kadar hesaplamamız gerekir. Bir doğa sporu kazası en tecrübesiz bireyden en profesyonel sporcuya kadar herkesin başına gelebilir.

Planlamanın ilk aşamasında, faaliyet boyunca ihtiyacımız olacak bilgileri toplamamız önemlidir. En başta gideceğimiz bölgenin coğrafi durumu kontrol edilmeli. Kayalık mı, patika mı, yüksek irtifa mı gibi bilgiler edinmek ve daha sonra hava durumu hakkında araştırma yapmak gerekir. Faaliyetimizin süresini de belirledikten sonra malzeme hazırlığına başlamalıyız. Elbette bu konu gidilecek faaliyetin süresine ve içeriğine göre değişkenlik gösterecektir ama bazı temel malzemeler vardır ki onları her tür faaliyetin ortak malzemesi olarak nitelendirebiliriz. Bunlar yanınızda olmazsa olmaz malzeme/ekipmanlardandır.

Bir faaliyetin ön planlamasındaki en önemli noktalardan biri de o faaliyet hakkında birilerini bilgilendirmektir. Yani nereye gideceğimiz, faaliyet içeriğimizin ne olduğunu ve ne kadar süre sonra geri döneceğimiz gibi bilgileri yakınlarımızla paylaşmamız gerekmektedir. Ancak bu şekilde başımıza bir şey gelmesi durumunda, yardım talep edemeyecek durumda bile olsak bir arama ekibi için gerekli başlangıç noktasını belirtmiş oluruz.

 

İnsanlar neden kaybolur?

Bunun için birçok etken sayabiliriz. Gidilen bölge hakkında yeterli bilgiye sahip olmamak ve kötü hava koşulları başta gelen etkenlerdendir. Bu elbette bilmediğimiz yere gitmemeliyiz anlamına gelmez, iyi araştırma yapmamız, gittiğimiz yolu iyi belirlememiz ve de faaliyet planından, rotadan sapmamamız yeterli olacaktır. Kötü hava koşulları derken de aniden bastıran bir sis gibi durumlardan bahsediyorum. Yolumuzu görmemizi ve nereye gittiğimizi kestiremememize sebep olabilir. Yine faaliyetin geceye uzaması, yorgunluk, ekip içerisinde moral bozukluğu ve anlaşmazlıklar gibi etkenler de kaybolma yaşamamıza sebebiyet verebilir.

 

“Gittiğimiz yolu belirlememiz” dediniz, bunu biraz açar mısınız?

Elbette… Bu belirleme için benim kullandığım iki güzel yöntem. Birincisi nirengi noktası belirlemek. Faaliyeti kaç kişi yaptığımız önemli değil, aynı şeyi yalnızken de yapabiliriz. Örneğin rota üzerinde değişik bir ağaç görürüz, o esnada o ağaç ile ilgili zihnimizde veya kalabalıksak ekip arkadaşlarımızla bir cümle paylaşmak çok kalıcı bir nirengi noktası olacaktır. Mesela “arkadaşlar, ağaca bakın nasıl yosun tutmuş” gibi. O bilgi herkesin aklında kalacaktır. Yönümüzü kaybettiğimiz an “yosun tutmuş ağaç vardı ya hani…” dediğimizde, herkes nereden bahsettiğimizi biliyor olacaktır.

Diğer yöntem ise gidilen rota üzerinde ara ara durup geri dönüp dönüş yoluna tersten bakmaktır. Daha sonra bu yolu dönerken o görsel bilgi de hafızamızda canlanır ve “evet, buradan geçmiştim” diyebilirsiniz.

 

AKUT hakkında da çok kısa birkaç cümle almak isteriz…

Tabii… AKUT ailesi olarak 21. Yılımızı doldurmuş olmanın heyecan ve mutluluğu içerisindeyiz, gururluyuz… Tam 21 yıldır hiçbir karşılık beklemeksizin, hiç tanımadığımız insanlara yardım elimizi uzatıyoruz. Yaşamın en değerli hediye olduğunu unutmadan, zorda kalmış bireylere “Buradayız, geldik, seni kurtaracağız” diyoruz. Bunlar tarifi zor duygular… Ülke genelinde 36 ekibimiz, 2200 gönüllümüz var.

Derneğimiz 1999 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla “Kamu Yararına Dernek” statüsüne erişmiştir. 2011 yılında Birleşmiş Milletler’in afet gücü içerisinde yer almaya hak kazanan ilk Türk ekibi olan AKUT, kurulduğu günden bu yana, tamamı gönüllü kadrosu ile yurt içi ve yurt dışında toplam 2482 operasyon gerçekleştirmiş; 2460 birey ve 1138 hayvanı yaşama döndürmüştür. Kitlesel afet niteliğinde yurt içinde 50 deprem, 33 sel, 42 heyelan operasyonunda görev alan AKUT; yurt dışında ise 7 Deprem ( 1999 Atina, 1999 Tayvan, 2001 Hindistan, 2003 İran, 2005 Pakistan, 2010 Haiti, 2015 Nepal), 1 sel (2000 Mozambik) operasyonuna katılmıştır.

Derneğimiz yine hiçbir karşılık beklemeksizin yılda ortalama 2000 oturum ile 100 bin kişiye Afet Bilinçlendirme semineri vermektedir. AKUT Spor Kulübümüz 2009 yılında kurulmuştur ve 14 branşta sporcular yetiştirmektedir.

Bizlere eğitimlerle ilgili, gönüllü olmak için, bağış yapmak için vb. konularda AKUT web sayfasındaki iletişim bilgilerimizden her zaman ulaşabilirsiniz.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz…

Ben teşekkür ederim, afetsiz ve kazasız günler dilerim.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.