Yaratıcılık ve bütünlük

“ Bütünleşmeden yaratıcılığınız yarım kalır. Yaratıcılığınızı tam şekilde ifade edemezsiniz ve yaratıcı eylemleriniz tatmin edici olmaz. Hep bir eksiklik hissedersiniz. Bir şeyi yakalamaya çalışırsınız ama ne olduğunu bilemezsiniz. Çabalarsınız ama çabalarınız mutluluk verici olmaz.

Gerçekten yaratıcı olduğunda Mutlak ile bütünlük haline geliyorsun. Bu bütünlük Mutlak ile birlikte yaratmanı sağlar. O, Mutlak Yaratıcı’ dır sen de O’ nun bir parçası olursun. Yaratıcılığın bütünlük kazanır ve büyük bir tatminlik içinde olursun. Eksiklik hissetmezsin ve her şey yerine oturur.

Bütünlük içinde yaratmak estetik olmak demektir. Ve zenginleşmek demektir. O zaman evrenin tüm zenginlikleri içinden akar ve ifadesini bulur. Evrendeki yerini bulursun ve evren senin içinde yerini bulur. O zaman  hayatta aradığın her şeyi bulursun, eksik hiçbir şey kalmaz.
Ne yaptığın önemli değil, severek yaptığın her şeyde yaratıcılık ortaya çıkacaktır. Bazen bunun farkında bile olmayacaksın çünkü gerçekten yaratıcı olan “ Yaratıcı mıyım? Diye sormazsın, kafanı yormazsın. Sadece yaratıcı olursun. Bütünlük içinde yaratmak budur.

Yaratıcılık ruhi özden gelince emek verdiğin her şeyde ruhunun bir parçası olur. Mutlak ile bütünlük içinde yaratıca yarattığın her şeyde Mutlak’ ın bir parçasını bulunur. Ruh o şeyin içine girer ve onu canlandırır, ona evrensel bir anlam kazandırır. O zaman yarattığın her şey derin bir anlam kazanır.
Yaratıcılık evrede bir niteliktir ve eylemin kendisiyle ilgili değildir, çünkü yaratıcılık öznel bir olgudur. Yaratıcılık ruhi özden gelir ve tezahür etmesi bilinç düzeyiyle ilgilidir. Birey yüksek bilinç düzeyinde bulunuyorsa icra ettiği her eylem yaratıcı olur. Yaratıcılık farkındalık ile yapıldığı zaman zirveye ulaşmaktadır.

Yaratıcılık doruğa ulaşınca tarif edilemeyen haz ve coşku ortaya çıkar. Koşulsuz ve beklentisiz yaratıcılık zevk vericidir ama beklenti içinde icra edilen sanatsal eylem hüzün ve acı kaynağı olur. Asla mutlu olamazsın. Beklentiler seni yiyip bitirir. Bitkin ve boş hissedersin.

Yaratıcılık sevgi eşlik eder. Eğer işini sevgiyle yaparsan yaratıcı olur. Yaratıcılık ortaya çıkınca işi daha çok seversin. Bu geri besleme sonsuza kadar devam eder; zamanı ve mekanı unutursun. İçin sevgiyle dolunca yaratıcı olursun ve yaratıcılığını ifade edince sevgiyle dolarsın.

Ama sevmeden yapılan iş bir yük haline gelir. Yapmak zorunda olduğun işler yaratıcı olamaz. İnsanlar işlerini sevmeden yapmaya o kadar alışmışlar ki, yaratıcılıktan eser alamet kalmamış. İnsanlar yaratıcılığın ne anlama geldiğini bilmiyorlar ve bilmek de istemiyorlar. Tek istedikleri zorunlu olarak yaptıkları işleri çabuk bitirmek ve Kendilerini “eğlence” denen şeylerle uyuşturmaktır.

Yaratıcılık uyanmamışsa bir şiir yazmak sıradan bir eylem olur ama yaratıcılık uyanmışsa bir ağaç dikmek bile sıra dışı olur. Eylemin sanatsal olması yaratıcı olduğu anlamına gelmez ve eylemin sanatla ilgili olmaması yaratıcı olmadığını göstermez. Sanatçı olmadan bir şiir yazabilirsin ve büyük bir coşkuyla bir ağaç dikebilirsin. O ağaç yaratıcılığının tezahürü olacaktır.”

Bu yazı Akif Manaf Hocamızın Yaratıcılık Nedir ve Nasıl Yaratıcı Olunur? Kitabından alıntıdır. İnsan yaptığı her şeyi aşk ile yapmalı dır. O zaman bir bütünlük oluşur ve yaptığınız her şey bir sanat eserine dönüşür. Bu dönüşüm size olağanüstü mucizeler getirir.
HERKESİN YARATICILIĞINI AŞK İLE BÜTÜNLEŞTİRMESİ DİLEĞİMLE...
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.