Bugün bir farkındalık oluşturalım ve bir soru ile başlayalım yazıya. Hayatta ne yapmak istersiniz? Ya da şu hayatta gerçekleşmesini istediğiniz dileklerinizden birisi ne olabilir sorusu sorulduğunda “Şimdiki hayat tecrübemle gençliğimi yaşamak isterim!”  Şeklinde bir cevabı sizde içinizden geçirir miydiniz? Yılların öğretileri, iyi kötü yaşanmışlıkların izdüşümleri, yani tecrübeleriniz, onlardan çıkardığınız dersler ve bir de gençliğiniz; o dinamikliğiniz, zihninizin berraklığı, cesaretiniz, müteşebbis ruhunuz, cevvalliğiniz hele günümüzün teknolojik imkânları ile bir araya gelse ne olurdu hiç düşündünüz mü? İşte o zaman kim tutar sizi. Sizin başarı basamaklarınız yükseldikçe, geçmişteki yanlışlar doğrularla yer değiştirdikçe, hep doğru yerde doğru işte doğru insanlarla birlikte yürüdükçe bundan kendiniz kadar aileniz, çevreniz ve ülkenizde nasibini almaz mı?
Tecrübe ve gençlik bir araya gelirse neler değişir yaşamımızda hiç düşündünüz mü? Bir kere keşkelerimiz, içimizdeki ukdelerimiz olmaz. Kayıplarımız ve yanlışlarımız tüm hayatımızı alt üst edecek noktaya gelmez. “Şimdiki hayat tecrübemle gençliğimi yaşamak isterim!” Tabi ki bu bir ütopya. Bunu hiçbir zaman gerçekleştiremeyeceğimize göre ailemizde,  işimizde, şirketimizde,  ilişkilerimizde yıllar sonra bile hayat muhasebesi yaptığımızda bizi yaralayan ya da başarısızlığımıza sebep olan durumlardan kaçınmanın bundan sonra ki kuşaklar için aynıları vuku bulmasın diye yapılabilecek ne var? Bunun başka yolu yok mu? Elbette var ama nasıl?
Hani o nesilleri 1927 yılından bu yana 20 yıllık dilimler halinde sıralamışlar ve onları bir takım moda tabirlerle ifade etmişler ya. En yaşlı olanları dünya savaşlarının gölgesinde büyüyen,  68 yaşından büyük nesil ki bu kuşağa “ Sessiz Kuşak” demişler.  Ondan sonra gelen kuşağa 2.Dünya Savaşından sonra çok nüfus patlaması olduğu için yabancı bir isimle”BabyBoomer“veya “BB Kuşağı” demişler ki bu neslin Yaş Aralığı49-68 yaş.Bu nesil teknolojiden uzak 68 kuşağıdır.
Bundan sonra gelen nesle” X Kuşağı” onun Yaş Aralığı 33-47, X kuşağının çocukları olan nesle “Y Kuşağı “ 13-32 yaş, onların çocukları olan nesle de “Z Kuşağı” ki Yaş Aralığı 0-12. Dünyanın ve insanlığın geleceği huzuru bu kuşakların tutumuna bağlı olduğu için bilhassa X, Y, Z kuşağı ile ilgili karakterleri, zevkleri, iş konusunda becerileri, istek ve arzuları üzerinde çok durulmuş.
Bu kuşaklar üzerinde son dönemlerde o kadar çok araştırmalar yapılmış ki her bir kuşağın belirgin özellikleri tek tek sıralanmış. Her ne kadar ülkeler farklı, aynı ülkede yetişenlerin illeri ve yetiştirilme şekilleri farklı olsa da sınırların yok sayıldığı bir dünyada karakteristik özellikler yine de çok benzerlik göstermiş.
Eskilerin kuşak farkı dediği olay bu kategorilerde daha farklı şekilde vücut bulmuş. Önceleri kuşaklar giyim, görgü ve davranış farklılığından çatışma yaşarken şimdilerde çatışma hızla gelişen teknoloji ve ona olan bağımlılık, doyumsuzluk, mahremiyet duygusunun zayıflığı, özgürlükleri noktasında sınır tanımamaları nedeniyle çıkmaktadır. 
Bırakın en eski kuşakla yeni kuşak arasındaki farklılıkları ardışık devam eden anne babalar ve çocukların kuşakları arasında bile birçok farklılıklar ortaya çıkmıştır. Hızla gelişen teknoloji ve her gün oluşan yenidünya koşulları bir önceki kuşak bir sonraki kuşağı yetiştiriyor olmasına rağmen farklılıklarını daha da derinleştirmektedir. 
İş hayatında iseüst düzey yönetici konumundaki BB kuşağı yılların tecrübesine sahiptir ama bireyselliği ön planda tutan otoriteyi savunan, takdir edilmek bile motivasyonu için yeterli olan çalışmak için yaşayan, iş odaklı bir anlayışa sahiptir. 
Yönetici konumundaki “X kuşağı”; yaşamak için çalışma anlayışına sahip, otoriteye saygılı, sabırlı, işyerine aidiyet duygusu zayıf, ofiste çalışmayı yeğleyen, kariyeri ile maddiyatı motivasyon için yeterli olan,  sonuç odaklı yaklaşıma sahip, teknoloji ile ilişkisi düşüktür.”Y Kuşağı” teknoloji ile büyüyen, otoriteyi kabul etmekte zorlanan, özgürlüğüne düşkün, sadakat duyguları az, iş tanımlarının farklılaşması ile motive olan, iş ile sosyal yaşamı dengeleyebilen, yeniliklere açık, risk alabilen, süreç odaklı çalışmayı seven bir kuşaktır.”Z Kuşağı” için söylenecek en önemli şey teknoloji ile doğan yetenekli özgüven sahibi kendini çok net ifade edebilen henüz iş dünyasındaki tutumu denenmemiş olan bir kuşak.
İşte yukarıda ütopya dediğimiz şey yaşı genç olan evlatlarımız için gerçeğe dönüşebilir. Bizlerin tecrübesi onların çağdaş anlayışı ile birleşince ortaya neler çıkar neler. Yeter ki iletişim zaafları olmasın. Gerek sosyal yaşamda, aile, arkadaş ilişkilerinde ve gerekse iş hayatlarında bir önceki kuşakların tecrübesi, birikimleri, sabırları, soğukkanlı duruşları, olaylara sorun odaklı değil de çözüm odaklı yaklaşımları ile yeni kuşakların cesareti, teknolojiyi en verimli şekilde kullanabilmeleri, yeniliğe açık olmaları, kendilerini ifade etmedeki başarıları, istişare edebilme yetileri kullanılırsa ortaya muhteşem bir tablo çıkar. Yeter ki kuşaklar arasındaki bağlar kopmasın aksine çok sağlam olsun. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Raif Ceylan 3 yıl önce

Sayın hocam
Tespitleriniz çok yerinde
Fazlalık var eksiklik hiç yok
Kuşakların özellikleri ve karşılaştırma tam isabet
Yüreğinize ve kaleminize sağlık

Avatar
Beyza Ayaz 3 yıl önce

Kaleminize sağlık. Yazılarınızı zevkle takıp ediyorum.

Avatar
İsmail Yıldız 3 yıl önce

Z kuşağı yorumunuz mükemmel bunu çevrenden net görebiliyorum kaleminize kuvvet fikrinizesağlık

Avatar
Hüseyin Oran 3 yıl önce

Hocam elinize sağlık çok güzel tespit ve değerlendirme. Amma velakin çocuklarımızla iletişim konusunda zayıf kalıyoruz. Bir sonraki yazının devamında umarım bize ışık tutarsınız. Selam ve dua ile