Vira Bismillah..!

Mağlup edilen ve batmakta olan düşman gemilerinin tabanından gelen kelime-i şahadet nidalarının! Ayaklarından zincirlerle bulundukları yerlere bağlı tutulan kürek mahkumlarından geldiğini duyan Barbaros, Forsaların Müslüman olduklarını anlar, din kardeşlerine görülmemiş bir teveccühle yardım eder, yıllardır döşek yüzü görmeyen Müslüman forsalar sırtlarıyla uzandıkları ipekli yumuşak döşeklerde deliksiz çektikleri uykuları karşısında Barbaros ağlar.

Yazıma, Deniz ve Denizciliği çağrıştıran bir başlık atarak başlamış olmamı Kıymetli Kalem, değerli Üstad İskender PALA’nın elimdeki bitirmek üzere olduğum “EFSANE” isimli kitabına borçlu olduğumu, ancak yaşadığım ilçemle ilgili yazıyı yazmaya başlamamın esin kaynağını ise aşağıdaki vaka'dan esinlenmiş olduğumu bildirmeliyim.

Geçen yıl Ocak ayının başındaydı, bir kültür merkezinde değerli Üstad İskender PALA’yı dinlemeye gitmiştik, konu Fuzuli idi ve itiraf etmeliyim ki; üstadın dilinden Fuzuli’yi dinlemek bir başka keyf idi, Üstadın müthiş bir ifadesinden oldukça etkilenmiştim, Üstad konuşmasının bir yerinde Fuzuli sanki izleyiciler arasında imiş gibi ve pür dikkat bir noktaya kilitlenip,

–Ey dedem, senin yirmi bin kelimelik bir dimağınla yazdığın eserini ben torunun olarak vede profösör unvanının sahibi olarak ancak altı bin kelimelik bir kapasiteyle anlatmaya çalışacağım, bilmem anlatabilecek miyim? Bu yüzden senden özür dileyerek başlıyorum Diyerek, anlatamama endişesini değil eserin ve müessirin haşmetini nazara vermek istediği anlaşılıyordu.

Velhasıl; Bende bir İlçe sakini olarak, benim gibi düşünenlerin hissiyatlarını anlatmaya elbette güç yetiremeyeceğim yinede iki kelam etmek gerekirse İlçemize büyük emekleri olan ve bıraksalar bir Vali Recep Yazıcıoğlu misali kendi alanı olan sahada destanlaşacak olan ve önü kesilen ve bu kesintiye takılmayan, dönüp bakmayan küsmeyen ve kimseye kızıp hırslanmayan daima eğitim hizmet iş ile uğraşan ve şimdide nerede kalmıştık deyip yeniden bıraktığı hizmetleri tamamlama ve bu ilçe sakinlerine kendini borçlu hissettiği hizmetleri bihakkın verme ve tamamlama adına Ak parti ilçe teşkilatına hafta sonu müracaatta bulunan dava adamı Vehbi ORAKÇI beyi izlemiştik.

Vira Bismillah der gibiydi

Yolu ve bahtı açık olsun. hala nereye baksak onun ilçedeki üzerine bir taş konulmayan eser ve hizmetlerini görüyoruz, genç ve acemilik döneminde bunları yapmışsa şimdilerde ne yapar dersiniz?

büyük şair’in;

Ağlarım ağlatamam, hissederim söyleyemem,

Kalbimin dili yok ki bundan o kadar bizarım ki.. dediği gibi derim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.