Dünya liderliğine soyunmaya çabaladığımız aşikârdır. Hiç olmazsa Türk-İslam dünyasında insiyatif alma girişimlerimiz herkesçe malumdur. Ancak bu paye, devletler muvazenesinde çabuk alınamaz. Aldırmazlar... Bu rütbenin değişmez  ve olmazsa olmaz kuralları vardır.
Bunlardan belki de en önemlisi enformasyon bir başka ifade ile de iletişimdir. 
****Dünyada ne kadar evin içine, ülke olarak girebiliyorsun? 
****Kaç haber bültenine ülke olarak konu oluyorsun?
****Devlet olarak adından ne kadar söz ettiriyorsun?
****Turizmini anlatabiliyor musun?
 Bizim ülke olarak eksik yaptığımız en önemli şey; bu iletişim kanallarını kullanmamaktır. Bir başka ifade ile hak ettiği önemi vermemek ya da verememektir. Ülke olarak milli bir haber ajansımız mevcuttur. Lakin bu ajansımız  (Anadolu Ajansı) bu misyonu hakkıyla yerine getirememektedir.
 Bakınız CNN, BBC, Reuters’un girdiği yerde (bizim ülkemiz hariç… Gezi olaylarında bu kanallar provakatif yayınlar yaptılar lakin bizde bu hamle tutmadı) iç savaş çıkarmakta, darbeler yaptırmaktan geri durmamaktalar. Basın deyip geçmeyin, dudak bükmeyin. Basın seni anafor gibi etkisi altıma bir aldımı? 
-İşte o zaman yandığının resmidir.
 
Bu tetikçi uluslararası medya ve onların iç uzantı organları,  doğruyu yanlış, yanlışı da doğru gibi vermekte bir beis görmemektedir. Hatta bu kanallar kendi ülkelerin istihbarat örgütleri ile çalışmakta, diğer ülkeleri de ince ince bitirmektedirler. Genel kapsamlı değerlendirildiğinde bu uluslararası haber kanalları Siyonist emellere de hizmet etmekten geri durmazlar. Mısır örneği taze bir şekilde karşımızda durmaktadır.
İşte bu sebeplerden dolayı artık ülke olarak bir şeyler yapıp dünyanın da izleyebileceği ölçekte uluslar arası bir haber kanalımız olmalıdır. Bunun dilinin İngilizce, Arapça  yada her ikisinin birden olmasında da bir sıkıntı yoktur. Maksadımızı anlatacak,  kalplere dokunabileceğimiz, gönülleri nakşedebilecek bir televizyon ve haber kanalına ülkemizin şiddetle ihtiyacı vardır.

YA SOSYAL MEDYA VE İNTERNET HABERCİLİĞİ
Sadece televizyon ve haber kanalı olarak da kalmamalı internet haberciliği ve sosyal medyada etkin bir şekilde kullanılmalıdır.
Artık iktidarlar sosyal medya ve internet haberleri üzerinden yıpratılmaktadır. Hoyratça eleştirilmektedir. Masum gözüken facebook ve twitter bir bakmışsın zehirli bir silah olarak karşımıza çıkıvermişler. Artık devrimler, darbeler ve girişimleri twitter ve facebook üzerinden yapılmaktadır. Bakınız bir örnek Türkiye’nin günlük maksimum twitter kullanımı sekiz milyon iken Gezi Olayları esnasında bu rakam otuz beş milyona ulaşmıştır. Ne demek istediğim rakamlara bakınca net bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
 
Bu sebeple ülke olarak artık enformasyona dikkat edilmeli, değişen dünya koşullarına adaptasyon sürecini çabuk atlatmalıyız. Yoksa kuru kuruya ben dünya liderliğine oynuyorum, bölgemde önemli bir gücüm, dünya lideriyim demekle olmuyor. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.