15 Temmuz’da Tarih Yapan Türkler, Bu Defa Tarih Yazdı

Evet, tarih yapan Türkler 15 Temmuz Cuma günü yeni bir tarih yazdı. Hamdolsun ki bu tarih yazımı çok çile çekilerek yazıldı.
96 yıllık Cumhuriyet tarihinde, 66 yıllık çok partili hayat tarihimizdeki 6. Büyük darbe girişimi var.
*** 27 Mayıs 1960
***12 Mart Muhtırası
***12 Eylül 1980 Darbesi
***28 Şubat 1997 Post-Modern Darbesi
***27 Nisan 2007 e-Muhtırası
***15 Temmuz 2016 Darbe girişimi.
Yukarıda yazılan liste Türk Tarihi’nin demokrasi tarihinin utanç vesikalarıydı. 
Taki 15 Temmuz akşamına kadar. 
Bu akşamda artık, Türk Milleti parti ayrımı gözetmeksizin,  Türkiye Cumhuriyeti’ne , devletine, kazanımlarına sahip çıktı.
Demokrasisine, seçtiği TBMM’ye, ana muhalefetine ,seçtiği Reis-i Cumhura, canı pahasına, ölüme, kurşuna kafa atarak sahip çıktı.
İşte bu yüzden artık darbe anlatılan kitaplarada, darbe anlatılan makalelerde bir şeyler  ya da çok şeyler farklı yazılacak. 
Türkler’in savaş meydanlarında tarih yaptıkları hep bilinirdi, ancak demokrasi tarihine altın harfler ile geçecek tarih yazma işinide başardılar.
YAZMAK LAZIM, DURMADAN DURAKSAMADAN
Artık iş eli kalem tutan tarihçilere, gazetecilere, araştırmacı yazarlara düşüyor.
Durmak yok, yazmaya devam diyerek bu günün kahramanlarını, siyasal partilerini, meclisi, köprüyü, milleti tarihe not düşmek icap ediyor.
Hem de ivedilikle.
Biz ne kadar çok yayın yapar isek, bizden sonraki nesillere o kadar vesika bırakmış oluruz.
Darbenin ne demek olduğunu 28 Şubatı, 27 Nisan’ı yaşan biri olarak fark etmemiştim.
Ancak bu darbeyi iliklerime kadar hisseden  acizane tarihçi olarak bu işi yazmaya, yazamaz isek de yazanı teşvik etmek gerekliğinin elzem olduğu kanaatindeyim.
Bizden sonraki nesiller bu darbe girişiminin ne demek olduğunu;
 Bir bebekden,  bir katil nasıl oluşturulduğunu, masum ve ali gayelerle ortaya çıktığını iddİa eden bir oluşumun terör örgütüne doğru nasıl evrildiğini.
Millete silah çekmekten ve çektiği bu silahı kullanmakatan çekinmeyen beyinlerin nasıl afyonlandığını anlatmak, anlatmak, anlatmak lazımdır.
Bu ülke de, bu coğrafyada bizler seksen milyon olarak  kolay duramıyoruz. Tabi ki de bedel ödeyeceğiz. Zaten bu bedeli tarih boyunca fazlası ile ödedik. 
Ama şimdiki istisna, başı, sonu harici ellerde olan, dahilide ise sendenmiş gibi durup sana kurşun sıkan hain FETÖ ekibi ve diğer iş birlikçilerinin yatacak yeri yoktur.
NOMALLEŞME BAŞLIYOR
Toplum olarak  gerginlik düzeyinin zirvesindeyiz.
Çok şükür ki yavaş yavaş normale dönme emareleri vermeye başladık.
İşte şimdi bundan sonra bu tarz darbelerin önüne geçmek için çaba sarf edilmeli.
Bu darbe girişimin sorumluları ivedilikle kanun önüne çıkarılmalı...
Bu darbe girişiminin sivil ayağı...
Ekonomik destekçileri...
Siyasi kanadı...
Dış bağlantıları cesaretle ortaya konmamalı...
Tali sebeplerin ardına sığınır isek doğruyu bulamayız.
Darbesiz, cuntasız, muhtırasız ömürler diliyorum...
Ülkemizin artık bu badireden çıkması gerekiyor.
NOT:Bu darbe girişimlerinin  gün olarak Cuma günlerinde olamsıda ilginç bir istatislik.
NOT:Yazımı 100 yaşında kaybettiğimiz Türkiye’nin duayen tarihçisi, “Tarihin Kutubu” olarak adlandırılan Prof.Dr. Halil İnalcık Hakkın Rahmetine kavuştuğunu öğrenmenin derin teessürü altında yazdım.
Bu tarz ilim ve bilim adamları Türkiye sathında kolay yetişmiyor. Allah yeni yeni Halil İnalcık’lar yetiştirsin bu vatana.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.