Bugün Taksim tarafında SGK ile alakalı bir işim vardı. Ben de fırsat bu fırsat diyerek Taksime gitme kararı aldım. Allah biliyor ya hafif bir çekincem vardı. Tip olarak asker ve polisi andırmam bir de sivil olmam beni de endişeye sevk etmedi değil. Gittiğim otobüs beni Tarlabaşına kadar götürdü.

İnerken insanların rahat tavrı ve bir şey olmamışçasına pervasız hareketleri beni de rahatlattı diyebilirim. İçimden alışmış olmalılar dedim. Neyse meydana doğru yaklaştıkça içimden şimdi gaz yedik yiyeceğiz korkusu ile hareket ederken, kendimi birden meydanda buldum. Sanki hiç bir şey olmamış gibi ortam sakin ve rahattı. Geçmiş günlerden kalma sloganlar inşaat sahasına yazılmış hakaret vari sözler. Sol menşeli sloganlar meydanın her yerinden rahatça okunuyordu. Meydana gittim polis ve çeviklerle sohbet ettim fotoğraf çekmeme, video çekmemede izin verdiler. Rahatlardı.

Nasılsınız diyerek bir çevikle muhabbeti açtım. Az ya da hiç uyumadıklarını bu sebeple yorgun ve gergin olduklarını söyledi. Onlar çadırda uyuyor ama biz yatamıyoruz. Sürekli bir teyakkuzdayız. Ne olur ne olmaz diye. Bu gece bir şey var mı dedim. Bilmem dedi. Ama ben çeviğin imakar ifadelerden sanki bir operasyon olacak gibi sezdim. Oradan meşhur Gezi Parkına girdim. Anıt tarafına bakan kısımda yaktıkları arabalardan, polis otolarından ve inşaat demirlerinden bir bariyer oluşturmuşlardı. Bu alan özellikle takviye edilmiş görüntüsü veriyordu. Girişin hemen solu PKK, BDP, KCK, SDP, sağı ise ÖDP, DEV-LİS, TKP, DHKP-C ve adını ilk defa duyduğum terör grupları tarafından parsellenmişti. Özellikle KCK ve BDP çadırlarındakilerin; Bu işlere
alışkın oldukları her halinden okunan tiplerdi.

Aralarında neredeyse hiç genç birileri yoktu. Organizeden sorumlu kişiler daha yaşlı ve tecrübeliydi. Bu tarz eylemlere bir çok defa katıldıkları her hallerinden okunuyordu. Her taraf sözde kürdistan bayrakları ve apo posterleri ile süslüydü. Sloganlarda ona keza. Bu tarz grupların aynı gaye için bir araya gelmesi gerçekten çok manidardı. Ben dönüp giderken içlerinden daha yaşlı olan birisi bana doğru: “Sivil Polis” diyerek sin kaflı küfürde
savurdu.

Bu grubun masumane olduğunu kim iddia ediyorsa gelsin konuşalım, tartışalım. Adamın anlını karışlarım…. Yazık… Çok güzel tablolar gördüğümü söyleyebilirim!!! Bol miktarda eş cinsel!!! Homo!!! Lezbiyen!!! Ha bu arada unutmayım İncil dağıtan misyonerlerde stantlarını açmışlar çekinmeden ücretsiz kitaplar veriyorlardı. ( Bende bol miktarda aldım başka masumlar zehirlenmesin diye) Parkın ileri kısımlarında cidden masumane eylemciler de var. Türküler söylüyorlar, tiyatro oynuyorlar çeşitli mizansenlerle iktidarı eleştirmişler. Dövizler, pankartlar o biçim. Her yer çadır kimi
uyuyor kimi sevdiği ile konuşuyor. Başka bir ortam. Birde şunu söylemeliyim eylemciden çok daha fazla kalabalık ise: “Geçerken bir uğradık ağabey” havasında olanlar.

Yaş grupları 17 ile 35 arasında ağırlıklı olarak da üniversiteliler var. Ciddi bir imece var. Ücretsiz marketler, yemek stantları, para toplayıp gençlere
gaz maskesi alsın diye veren eylemci teyzeler, babaanneler. Karpuz kesip ikram edenler. Hepsi güzeldi. Eyvallah… Ama o yanan arabalar, iş makineleri, yanmış polis otoları, canlı yayın araçları, banka atmleri, bankaların içleri yazık değil mi? Son söz olarak eylemcileri de eski şevklerini kaybetmiş gördüm. Polis müdahale etmezse hafta sonundan sonra kendileri toparlanır gibi duruyorlar.

Ulaş Salih ÖZDEMİR
usozdemir@hotmail.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.