Öne Çıkanlar 22 Mart Dünya Su Günü salı ünü hava durumu büyükçekmeceli kadınlar melekler kahvesi Kani İmamoğlu

Hangi Besin Böbrekleri Mahfediyor

Hangi Besin Böbrekleri Mahfediyor

Böbrekler; Yediğimiz, İçtiğimiz Zararlı Besinlerden Çok Fazla Etkilenen Organlarımızdan Biridir. Zararlı Besinlerin Böbrekler Üzerindeki Olumsuz Etkileri Beraberinden Birçok Hastalığa Davetiye Çıkarır. Böreklere Zarar Veren Besinlerin Başında İse Tuz Geliyor. Türkiye'de Yapılan Araştırma Ve Çalışmalar, Günlük Tuz Miktarının 16 İla 18 Gram Aralığında Olduğunu Gösteriyor. Tuz Tüketimi Ve Böbrek Sağlığına Etkilerine Dikkat Çeken Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Önemli Açıklamalarda Bulundu... İşte Böbrek Hastalıklarından Korunmanın Yolları, Böbrek Sağlığımız İçin Tüketmemiz Gereken Besinler Ve Böbrekleri Bitiren Hatalar...

Tuz Tüketiminin Sınırlandırılması Konusunda Çağrıda Bulunan Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Türkiye'de Yapılan Araştırma Ve Çalışmalar, Günlük Tuz Miktarının 16 İla 18 Gram Aralığında Olduğunu Gösteriyor. Normalde Alınması Gereken Günlük Tuz Miktarı 4 İla 6 Gramdır. Dolayısıyla Günlük Beslenme Rutinimiz İçerisinde Tuzu Azaltmak, Böbrek Sağlığını Korumak İçin Elzemdir. Örnek Verecek Olursak; Ekmek Bizim Mutfağımızın Temel Gıda Maddelerinden Biri. Gün İçerisinde Ekmeğin Fazla Tüketilmesi, Günlük Tuz İhtiyacının Karşılanması Anlamına Gelir. Dolayısıyla Diğer Besinlerden Alınan Tuz Miktarı Da Düşünüldüğünde, Günlük Tuz Miktarını Oldukça Aşıyoruz. Buna Dikkat Etmek Gerekir" Diye Konuştu.

Kazancıoğlu, Sözlerine Şöyle Devam Etti:

"Öte Yandan Hazır Gıdaların İçeriğinde Koruyucu Olarak Kullanılan Fosfat Tuzları Da Var. Böbrek Hastalığı Gelişen Hastalarda, Forforun Kısıtlı Tüketilmesi Gerekmektedir. Dolayısıyla Bu Hazır Gıda Paketlerinde Sadece Sodyum (Tuz) Oranının Değil, Fosfor Oranının Da Daha Net Ve Anlaşılır Şekilde Belirtilmesi Gerekir. Farkındalık Açısından Da Önemli Bir Çalışma Olabilir. Tuzu Düşük Ve Lif Oranı Yüksek Sağlıklı Bir Diyet, Daha Fazla Fiziksel Aktivite Ve Sigaranın Bırakılması Gibi Basit Yaşam Tarzı Önerileri, Kronik Böbrek Yetmezliğinin İlerleme Oranını Yüzde 50'ye Kadar Yavaşlatabilir."

Sessizce İlerleyen Küresel Salgın: Kronik Böbrek Yetmezliği

Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Böbrek Hastalığı Genellikle Sessizce İlerler, Sıklıkla Ciddi Bir Belirtiye Neden Olmadan Önce, Kişi, Böbrek Fonksiyonlarının Bir Kısmını Zaten Kaybetmiş Olabilir. Erken Tanı Bu Hastalıkta Da Önemlidir. Çok Su İçme, Sık İdrara Çıkma, Yorgunluk, Bulantı-Kusma Ve Şişlikler, Uyarıcı Olmalıdır. Diyabet (Tüm Vakaların Yaklaşık Üçte Birinin Nedeni Olarak Belirlenmiştir) Ve Yüksek Tansiyon (Hipertansiyon), Böbrek Hastalığının En Sık Nedenleridir. Yüksek Tansiyon Tüm Böbrek Yetmezliği Vakalarının Dörtte Birinden Fazlasına Neden Olur" Diye Konuştu.

Kronik Böbrek Yetmezliği Açısından Riskli Olan Kişilerin Kimler Olduğuna Dair Açıklamada Bulunan Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Riskli Grupta Yer Alan Bireyler, Şeker Yani Diyabet Hastaları, Yüksek Tansiyonu Olan Hastalar, Ailesinde Böbrek Hastası Olanlardır. Ayrıca Sigara Kullanan, Fazla Kilosu Olan, Sağlıksız Beslenen, Uygunsuz Bitkisel Ürün Kullanan, Yetersiz Sıvı Tüketen Bireyler De Risk Altındadır" Dedi.

Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, Kronik Böbrek Yetmezliğinin Tedavisinin Oldukça Maliyetli Olduğunu, Pek Çok Ülkede Böbrek Yerine Koyma (Diyaliz Ve Organ Nakli) Tedavilerine Erişimin Olmadığını, Türkiye'deki Hastaların Bu Konuda Şanslı Olduğunun Altını Çizdi.

Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Dünyada Her 10 Kişiden 1'i, Ülkemizde İse Her 7 Kişiden Birinde Kronik Böbrek Hastalığı Var. Her Yaşta Gelişebilir. Bu Büyüyen Salgının Tedavisinin Maliyeti, Dünya Çapında Sağlık Sistemlerinde Büyük Bir Yük Oluşturuyor. Düşük Ve Orta Gelirli Ülkelerde Uzun Vadeli Diyaliz Tedavisi Mümkün Olmamakta, Bu Da Yılda 1 Milyondan Fazla İnsanın Tedavi Edilmeyen Böbrek Yetmezliğinden Ölmesine Neden Olmaktadır. Sağlık Hizmetlerine Ulaşma Konusunda Şanslı Ülkelerden Biriyiz. Diyaliz Merkezleri, Diyaliz Cihazları Ve Sağlık Çalışanları Açısından Ülkemizde Her Hangi Bir Yetersizlik Söz Konusu Değil. Ülkemizde 865 Hemodiyaliz, 120 Periton Diyalizi Ve 78 Böbrek Nakli Gerçekleştiren Sağlık Kuruluşu Bulunmakta Ve Tedavilerin Hepsi Devlet Tarafından Karşılanmaktadır" Dedi.

Organ Nakli Konusunda Bilinci Artırmak Gerekir

"Diyaliz Hizmetleri İyi Durumdayız. Mesafe Kat Etmemiz Gereken Konu İse Organ Nakli" Diyen Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "İnsanların Haftada 3 Gün 4 Saat Diyalize Bağlı Kalması, Bazı Açılardan Kısıtlanması Anlamına Gelebiliyor. Fakat Organ Nakliyle, Hem Fizyolojik Ve Psikolojik Anlamda Yenilenme Sağlanıyor, Hem De Yaşam Standartları Yükseliyor" Dedi Ve Sözlerine Şöyle Devam Etti:

"Ülkemizde 77 Binin Üzerinde Son Dönem Böbrek Yetmezliği Tanısı Almış Hasta Var. Ulusal Organ Kadavra Bekleme Listesinde Kayıtlı Toplam 26 Bin Hasta Kendisine Uygun Organın Bulunmasıyla Yeniden Hayata Tutunmayı Bekliyor. Bu Hastaların Yaklaşık 23 Binini İse Böbrek Bekleyen Hastalar Oluşturuyor (Yüzde 86). Üstelik Her Yıl Bu Hastaların 2 Bin 500'ü De Bekleme Listesinde Uygun Organ Bulunamadığı İçin Yaşamını Yitiriyor. 2018 Yılındaki Nakillere Bakıldığında; Canlıdan 3011 Böbrek Nakli, Kadavradan 859 Böbrek Nakli Yapılmıştır. Organ Nakli Konusunda Yeterince Bilinçlenme Sağlanamadığı Takdirde Kadavra Bekleme Listesindeki Ölüm Oranlarındaki Artış Kaçınılmaz Olacaktır."

Her Böbrek Hastası Aynı Değil!

Böbrek Hastalığı Her Bireyde Farklı Özellikler Nedeniyle Ortaya Çıkmış Olabilir. Dolayısıyla Hastaların Tedavi Ve Yaşam Biçimiyle İlgili Birbirine Tavsiyede Bulunması Doğru Değildir" Diyen Prof. Dr. Rümeyza Kazancıoğlu, "Hastaların Her Birinin Hastalığının Özelliği Farklı Olup, Uygulayacağı Tedavi Biçimi De Farklı Olacaktır. Böbrek Yetmezliğine Neden Olan Durum, Hastanın Mevcut Hastalıkları, Yaş, Ailede Böbrek Hastası Olma Durumu Gibi Pek Çok Unsur Değerlendirilir. Tüm Bu Değişkenlerden Yola Çıkarak En Uygun Tedavi Şekli Belirlenir" Dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.