Öne Çıkanlar avcılar Galatasaray esenyurt belediyesi teknoloji Galatasaray transfer

MHP lideri Devlet Bahçeli'nin, 'Millet ve Devlet Bekası İçin Güç Birliği' çağrısına katılan Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı tablonun MHP'ye önemli bir misyon yüklediğini söyledi. Bahçeli'nin 'birlik' hareketinin MHP karşıtlarında endişe yarattığını savunan Karamahmutoğlu, 'Dün MHP'deyken gönül seferberliği yapanların, bugün güçbirliği çağrısına kayıtsız kalan bir tutarsızlığa düşmeyeceklerine inanıyorum' dedi.

MHP'NİN ÖNEMLİ MİSYONU
Kılıçdaroğlu CHP'sinin 'AKP'nin sol sürümü' olduğunu belirten Karamahmutoğlu, Deniz Baykal'ın ardından CHP'nin içler acısı bir noktaya geldiğini belirterek şunları söyledi: 'Bırakın Atatük'ün CHP'si olmayı, Baykal'ın CHP'si bile olamadılar. Atatürk Türkiyesi'nin yurttaşlık bilincinde olan her Türk seçmeni yeni dönemde şunu gözlemleyebiliyor: Deniz Baykal'ın, CHP genel başkanlığından ayrılmasıyla çok önemli bir misyonu taşıma görevinde MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yalnız kaldı. Bahçeli, Cumhuriyetin değerleri misyonunu bugün tek başına taşımaktadır. Atatürk'ün Türkiyesi'nin kuruluş felsefesi ve yurttaşlık bilincine, MHP çatısı altında sahip çıkmaktadır.

İKTİDARA ÇARPTIĞI OLDU!
Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Azmi Karamahmutoğlu'nun açıklamalarının satır başları şöyle:
- Sayın Genel Başkanımızın başlattığı 'milletin ve devletin bekası için güçbirliği hareketi' Türk milliyetçilerini MHP çatısı altında bütünleştirmeyi amaçlıyor. Devamında, bu bekaya ilişkin kaygıları olan her bir Türk seçmenini de kapsayacak. MHP, kendi seçmenini tek tek yetiştiren bir parti olduğundan, ayrı düşen fikirdaşlarını, eski mensuplarını tekrar kazanmak için böylesi çağrıları, davetleri geçmişte de yaptı. Çok kereler 'Gönül seferberliği' adı altında yapılan bu davetler karşılık bulduğu gibi, zaman zaman iktidarların duvarlarına çarpıp geri döndüğü de olmuştu.
- Güçbirliği hareketi, duyurulduğu günden itibaren genel merkezden ilçe teşkilatlarına kadar bir heyecan, karşıtlarında ise endişe yarattı. Görünen o ki, bu güç birliği çağrısı MHP'li olmayan seçmen kitlesini kuşatacak halkalar şeklinde de genişletilecek. Dün, MHP'deyken gönül seferberliği çağrısı yapanların, bugün güç birliği çağrısına kayıtsız kalan bir tutarsızlığa düşmeyeceklerine inanıyorum.
- MHP, 12 Haziran'daki seçimde, özellikle 'millet' kimliğinin, 'Türklük' bilincinin ayrımına varmış olanların oylarını alacaktır. Atatürk Türkiyesi'nin yurttaşlık bilincinde olan her bir Türk seçmeni yeni dönemde şunu gözlemleyebiliyor: Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP dönüştü, başkalaştı.

BAYKAL'IN CHP'Sİ BİLE DEĞİL
- Silopi'de kurulan çadır mahkemelerinde PKK'lı teröristlerin avukatlığını yapan Diyarbakır Barosu eski başkanı Sezgin Tanrıkulu, şimdi CHP'de 'insan haklarından sorumlu' genel başkan yardımcılığı görevine getirildi. PKK teröristlerinin avukatlığını yapanların, Kürtçülük siyasasını bayraklaştıranların, genel başkan yardımcısı olduğu bir CHP, bırakınız Atatürk'ün CHP'si olmayı, Deniz Baykal'ın CHP'si bile değildir.

TÜRK KİMLİĞİNE DUYARLI
- İşte bu CHP'nin, Türk kimliğine duyarlı seçmeninin kucaklaşabileceği tek siyasi lider Sayın Devlet Bahçeli'dir. Attila İlhan'ın kavramlaştırdığı 'Türk Solu'nun kucakladığı seçmenin, Deniz Baykal'sız bir CHP'de karşılık bulamayacağı açık. Zira Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, AKP'nin sol sürümüdür. Kürtçülüğün temsil edilebildiği CHP'den, Türk seçmeni yüz çevirirken, yüzünü dönebileceği tek parti MHP ve onun lideri olacaktır. Önümüzdeki genel seçim, MHP'nin özellikle Karadeniz ve Ege'de hem CHP'yi hem de AKP'yi geride bırakacağı bir seçim olacak.

'İki dil' egemenlik hakkına acık saldırı
- Artık iyice anlaşılmıştır ki, PKK terör örgütü devlet kurmak istemektedir. Peki, bir örgüt 27 yılda devlet kurabilir mi? Bir örgüt, 17 yılda da bir devlet kurabilir. Biz Türkler bunun olabileceğini, örneğini Kıbrıs'ta gösterdik. Kıbrıs Cumhuriyeti içerisinde 1958 yılında gizlice kurulan 'Türk Mukavemet Teşkilatı-TMT' kuruluşundan 17 yıl sonra 1975'te ilk hedefine ulaşmıştı: Kıbrıs Türk Federe Devleti-KTFD.

TECRÜBE SİLAH MI OLDU?
- TMT kurulduğu 1958 yılından dokuz yıl sonra 1967'de Kıbrıs Cumhuriyeti'nde 'Otonom-Özerk Kıbrıs Türk Yönetimi'ne kavuşur. Hemen sekiz yıl sonra 1975'te 'Kıbrıs Türk Federe Devleti-KTFD'ne. 1975'in üzerinden sekiz yıl geçtikten sonra da bu kez bağımsız 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti- KKTC'ye. İşte siyasal amaçlı bir örgütün, kuruluşundan başlayıp, özerklikle devam ederek tam bağımsız devlete giden öyküsü...
- Acaba Türk milletinin bu tecrübesi, bu kez ona yöneltilen bir silah mı oldu? Acaba federalizmin dayatıldığı Türkiyemiz, 12 Haziran genel seçimlerinin ardından böylesi sekiz yıllık dönemlerle neler yaşayacaktır? Özerklik, iki dillilik, bölgesel federe yönetim, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda elde ettiği kazanımları hedef almaktadır ve bu durum. Türk milletinin haklarına, hukukuna karşı yapılan bir saldırıdır.

SEÇMEN GÖZARDI ETMEZ
- Türk kültürü, Türk milletinin ifade biçimlerinin toplamıdır ve dil, Türk kültürünün en temel taşıyıcısıdır. Türk dilini hedef alan iki dillilik, hem Türk kültürüne hem de -kuruluştan elde ettiği- egemenlik haklarına karşı açık bir saldırıdır, meydan okumadır.
- Seçim ve oy kaygısı taşımaksızın bu meydan okumaya karşı koyabilecek tek siyasi yapı, MHP ve tek siyasi lider de onun genel başkanıdır. Sayın Devlet Bahçeli'nin seçmen dalkavukluğu yapmaksızın, Cumhuriyet'e ve Türklüğün hakkına, hukukuna sahip çıkışındaki tek başınalığı inşallah Türk seçmenince göz ardı edilmeyecektir.

Baykal gidince Bahçeli yalnız kaldı
- Atatürk Türkiyesi'nin yurttaşlık bilincinde olan her Türk seçmeni, yeni dönemde şunu gözlemleyebiliyor: Deniz Baykal'ın CHP genel başkanlığından ayırtılmasıyla, çok önemli bir misyonu taşıma görevinde MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli yalnız kaldı. Bahçeli, Cumhuriyetin değerlerini, misyonunu bugün tek başına taşımaktadır. Atatürk'ün Türkiyesi'nin kuruluş felsefesi ve yurttaşlık bilincine MHP çatısı altında sahip çıkmaktadır. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.