Zamanın içine yeni başarılar inşa edememiş milletler, geçmiş başarılarla avunur derler, biz bu yüzden mi Osmanlı’nın sürekli başarılarını konuşuyoruz? 
Ülke topraklarını genişletirken er meydanlarında mücadelelerini zaferlerini ballandıra ballandıra anlatıyoruz? Avunup duruyoruz anlayacağınız, övünmekten fırsat bulup ders bile alamıyoruz?
Pek tabii Osmanlı’yı öğrenmemiz, hatta çözmemiz, derinlemesine keşfetmemiz lâzım. Bu geleceğimiz açısından önemlidir. Ne var ki, zaferlere kilitlendiğimiz için, Osmanlı’nın asıl başarısını ıskalıyoruz.  
Osmanlı’nın asıl başarısı “insan modeli”dir. O model sayesinde bir taraftan zafer üstüne zafer kazanırken, diğer taraftan vatan sathını “mektep” yapmış, çil çil kubbelerle donattığı coğrafyasını, ayrıca “ebedi âbideler”le de süslemiş, devletini “şefkat ve hamiyet devletine” döndürmüştür.
Yani Osmanlı sadece savaşta değil, sanatta ve tüm hayatta başarılıdır. Öyle olmasaydı o kadar uzun soluklu olamaz, Cengiz, Timur, Hülâgü İmparatorlukları gibi, kısa sürede hâk ile yeksan olurdu. Osmanlı, uzun soluğunu “doğru” yetiştirdiği “insan”lara borçludur.
Bu insanların kimisi savaşçıdır, kimisi siyasetçidir, kimisi hukukçudur, kimisi mimar-mühendistir, kimisi sanatçıdır (hattat, ebrucu, müzisyen, müzehhip, muharrir, sedefkâr), kimisi tüccardır, vs...
Doğru siyasetçi yetiştirirseniz, devletinizin geleceğinden emin olursunuz. 
Doğru hukukçu yetiştirirseniz, halkın tersine gitmez.
Doğru mimar-mühendis yetiştirirseniz, inşa ettiği evlerde huzur içinde oturursunuz (17 Ağustos depremi gibi depremlerde eviniz başınıza çökmez).
Doğru tüccar yetiştirirseniz, ticarete hile katmaz, kendi halkını soymaya kalkmaz.
Doğru paşa, darbe plânları yapmaz!
Doğru doktor, özensiz teşhislerle insanların ölümüne sebep olmaz!
Doğru avukat, müvekkilini satmaz!
Doğru yönetmen, iğrenç tecavüz sahneleriyle “cinsel sapma”lar içeren diziler çekmez!
Doğru televizyoncu, halkın temiz duygularını ve tertemiz inançlarını incitme pahasına bunları ekrana sürmez!
Doğru sinemacı, yaşadığı toplumun temel değerlerini hiçe saymaz!
Doğru benzinci, akaryakıta su katmaz!
Doğru şoför, yolcusundan haksız ücret almaz!
Doğru bankacı müşterisine kazık atmaz!
Listeyi uzatabilirsiniz. 
Sonuçta varacağınız nokta, “doğru insan” yetiştirmenin ne kadar önemli olduğu noktasıdır.
“İnsan ithalatı” yapılamayacağına göre, bu görev öncelikle ailelerin görevidir. Aileler “doğru insan” yetiştirmekle yükümlüdürler. 
Ailenin ardından doğru insan çizgisi okulda netleşir, eğitim bu yüzden önemlidir. Yetiştirilecek doğru insanlar geleceğe doğru yön verir.
Osmanlı ailesi bunu başardı. Bunu başardığı ölçüde de dünyası cennete dönüştü.
peki ne oldu Osmanlı'dan sonra neyi yanlış yaptık da maalesef başaramadık. Dünyamız Ülkemiz cehennem gibi!  Terör, darbe, rüşvet, vurgun, uyuşturucu iç içe!
Çünkü modellerimiz farklı: Osmanlı “Peygamber modeli”ne göre yaşıyor, sistem buna uygun biçimde kurumlaşıyordu.
Biz “Batı modeli”ne göre yaşıyoruz. Tabii sistem de buna göre oluştuğu için, ruhumuzu kemiriyor. Bu sistem çocuklarımızı düşmanımız yaptı! Yaşlılar evden kovuluyor.
Geçmişin reddi, geleceği etkiler: Geçmişi unuttuk batı denen gelecek yalanının ardına düşerken, arkamızda bıraktıklarımızı unuttuk. Ailemizi, dostluklarımızı, komşularımızı, çocuklarımızı, kendimizi unuttuk. Çocuklarımızla bir türlü barışamıyoruz.
 Şimdi evler savaş alanı gibi; yürekler yanıyor! 
Dizi keyfimiz kaçmasın haberlere bakmayalım, dostlarımızı evimizde ağırlamak yerine cafelerde ağırlayalım, kapatalım gönül kapılarımızı sabahın ilk ışıklarına kadar oturalım çoğu zaman, hiçlik içerisinde yaşayalım. Tüm'den gelip, tek'e yol alalım. Olur mu ?
Ergenekoncuların, Balyozcuların, Kafesçilerin, okul önlerinde hapcıların  ve envai çeşit uygunsuzların gökten zembille mi indiğini sanıyorsunuz?
Hepsini biz yetiştirdik: Aile ocağımızda, okullarımızda ve sokaklarımızda!..
ama artık dikatli davranma zamanı geldi, bırakın ellerinizden akıllı telefonları cocuklarınızla ilgilenin, geçmişi unutturmadan geleceğe hazırlayın. Geleceği kurtarın.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.