Sevgi İle Kalın....

Anlamaya ve öğrenmeye başladığımız ilk andan itibaren gerek bulunduğumuz ortam, gerek çevre benzer davranışlar sergilemektedir.

Aile bireylerin bitmek bilmeyen işleri, kendilerine ve çocuklarına zaman ayıramadıkları doğru. Kaygılarını azaltmak adına ve çocukları memnun etmek için zaman zaman çocukları hediyelere boğarlar. En güzel bebek, en güzel araba derken bir bakmışız ki heryer oyuncak olmuş.

Birlikte sohbet edememek birlikte gülememek bir evdeki masa ve sandalye ile farklı olmayacaktır.

Oyuncaklar rafa kaldırılmış ve istekler farklılaşmış bireyler yalnızlaşmış.

Korkular...

Bu korkuları çocukluğumuzda yaşamış ve korkar olmuşuz..

Hala görüyorum ki birçoğu küçük çocukları kendilerini dinletebilmek için polisi, çöpçüyü, böceği öne sürerek dinletebileceğini sanmaları.

Dinlemez isen,

Bak çöpçüye vereceğim.

Bak polis gelecek alacak seni.

Doktor iğne yapacak.

Bunun gibi bir çok örnekler mevcut..

Geleceğin yetişkini, bugünün çocuğu başı sıkıştığında başvuracağı kapıyı açmadan korkularıyla kapatmış olmaktadır.

Kabul edilmek..

Bir şey yapıldığında neden yaptın?

Sana bu yakışıyor mu?

Sorularını herkes duymuştur.

Ebeveynler bir çocuk yetiştirirken ya da karşı davranışlarda bu tarz sorgulamalar asıl nedeninin yanıtını almayacağını bilmelidir..

Karşı tarafı sorgulamak sorgularken de onu küçük düşürmemek ve söylenen sözlerle ezmemek gerekir.

Sergilenen bir davranış eğer istenilen gibi değilse, sen bunu neden ve nasıl yapabilirsin gibi sorularla soru yağmuruna tutulmamalı.

Asıl nedeni öğrenmek için sabır, zaman ve karşısındakini tanımak gereklidir.

Karşısındakini soru yağmuruna tutmaktansa önce güven verip herkesin hataları olabileceği ve önemli olan bunu yapmak için buna iten sebebin kaynağını öğrenmek gerekir.

Peşin hükümlü olunmamalı.

Bazı doğru gibi kabul görmüş kalıplaşmış davranışlardan biraz düşünerek arınmalı.

Bu gibi tepkiler bir çocuğu, bir kişiyi kendisini önemsiz hissetmesine sebep olmaktadır.

Çocuk veya bir kişi, olumsuz tepkilerden kurtulmak adına herşeyi hatasız ve mükemmel yapmaya çalışacaktır.

Her denemede yapılan bir hata ve karşı tarafın beğenmeme durumunda yine hayal kırıklığı ile baş başa kalacaktır.

Değersiz hissetme duyguları oluşacaktır.

Güven sorunu hep eksik kalacak. Yeni sorular ortaya çıkacaktır.

Ben bunu yapamıyorum.

Ben zaten hep hata yapıyorum gibi.

Hayatlarında hep bir şeyleri kanıtlama peşinde olacaktır.

Hayatlarında başkalarını memnun edebilmek için hayatlarını harcayacaklardır..

Bir anne, bir ebeveyn, çocukları ve iyi anlamaya çalışın. Onlar ne kıyaslanabilecek bir varlık ne de karşısındakini sürekli mutlu etmek için birer oyuncak.

Çocukların dünyası renklidir.

Günü kurtarmak, söz dinletebilmek adına başkalarını öne sürmeyin. Korkular dünyasına girmesin. Renkleri solmasın. Olduğu gibi kabul edin yönlendirin fakat sürekli eleştirmeyin.

Onlarla oturun sohbet edin herkes kendince eşsiz bir varlık.

İşlerinizi biran için bir kenara bırakın varsın bitmesin, uzun uzun sohbetleriniz olsun.

Kendi sözleriniz her zaman doğruymuş gibi onları kabul ettirmeye çalışıp onları susturmayın.

Susturmayın, onlar bir gün doğru soruları sormayı öğrenecektir.

Yargılamayın, gelecekte onlarda başkalarını yargılamasın.

Kıyaslamayın, güven duyguları zedelenmesin. Önemli olduklarını hissetsinler.

Herkes sever ama sevginizi gösterin. Eşinizi, çocuğunuzu gidin sımsıkı sarılın ve güne böyle başlayın...

Sevgi ile kalın...

Şükriye GÜNGÖR

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.