Sen Gıdanı Koruyor Musun?

Hepimizin dilinde pelesenk olan bir söylem var. İsraf etmek günahtır.

Dünyadaki insanların üçte biri açlıkla mücadele ederken diğer tarafta bir günde yapılan gıda israfı o açlıkla savaşan kitlenin bir aylık ihtiyacını bir günde çöpe atıyor. Şimdi tüm dünyada gıdayı korumak ve dolayısıyla israfı önlemek amaçlı kampanyalar düzenleniyor. Ülkemizde de bu kampanya Tarım Bakanlığı tarafından başlatıldı ama maalesef ki medyada ve sosyal mecralarda hak ettiği yeri bulamıyor.

Farkında olmadan alıştığımız yeme içme alışkanlıklarımız nedeniyle her zaman ihtiyacımızın fazlası bir satın alma yapıyoruz. Kilolarca almak yerine birkaç günlük ihtiyacımız kadar alım yapmak, tüketecek kişi sayısına göre adet hesaplayarak almak genel olarak kültürümüzde yok anlıyorum, ama değişen birçok alışkanlıklarımıza bakıldığında bu alışkanlıklarında hızla değişmesi ve evrilmesi gerektiğini düşünüyorum.

2050 Yılında Dünya’da üretilen gıdanın nüfus artışına oranlandığı zaman yetersiz olacağı şimdiden bilinmektedir. Bilinenlerin, bilinmeyenlerden daha çok olduğu bir denklem içerindeyiz ve ne yazık ki hepimiz bu denklemin bir parçasıyız. Birey olarak düşündüğümüzde hem bütünün parçası, hem dengeleri düzenleyen bir eleman hem de sonucu etkileyecek yutan eleman bizleriz.

Bundan dolayı evimize alışveriş yaparken, restoranda yemek siparişi verirken ya da sabah kahvaltısı alırken mutlaka tüketebileceğimiz kadar almaya özen göstermeliyiz. Gıda kaybının önlenmesi için bilinçli tüketim kültürünün toplumumuzun her seviyesine yayılması ve yerleşmesi için hepimiz önce aile içerinde bu konuda gerekli tedbirleri alarak ilk adımı atabiliriz. Unutmayalım ki bilinçli tüketici %2 den daha az gıda israfı yapan tüketici demektir. Bu değere göre en küçük hesabı siz evinizde yapabilirsiniz. Gıdalar evinizde eziliyor, çürüyor ve bozuluyorsa bir sonraki alımı azaltarak bile Dünya’ya fayda sağlayabilirsiniz. Ayrıca ürüne ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir dönemde dolaplar dolusu alıp bekletmenin her açıdan gereksiz olduğunun farkında olmalısınız.

Birey olarak tedbirler alıyor ve dikkat ediyoruz ama dışarıda ne yapmalıyız diyorsanız işte o zaman işletmeler de acil olarak kendi düzenlemelerini yapmalıdır. İşletmeler porsiyonlarını gözden geçirip küçültebilir ya da yarım porsiyon menülere girebilir ve böylece israf engellenirken ekonomik olarak da fayda sağlanmış olabilir.

Dünyamızda her 821 milyon insan açlık, 675 milyondan fazla insan ise obezite durumunda olmasına rağmen 1.5 milyar ton gıda maddesi nasıl çöpe atılıyor anlamak çok güç.Gıdanın ilk tohumlandığı andan itibaren üretim, hasat, ürün ve nakliye sırasında da meydana gelen zayiatlar da gıda kaybı olarak değerlendirilmektedir. Üreticilerin ve satıcı firmaların da bu konudaki iyileştirmeleri hızla devreye alması kaybın azaltılması konusunda değerli bir destek olacaktır. Eğer bu konularda yeterli bilgiye sahip değiller ise üniversitelerden akademik bir destek almalarını tavsiye ederim.

Her önümüze gelen uygulamaya ya da platforma mail adresi ve telefon verip kayıt yaptırırken bir kere de evlatlarımızın geleceği için ulusal bir kampanyaya destek verme zamanı gelmedi mi?

Unutmayın bin kilometrelik yol ilk adımla başlar…

Onur ERDOĞAN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.