Kalp sağlığında doğru bilinen yanlışlar

Uzun ve sağlıklı bir yaşam için kalp sağlığının korunması büyük önem taşıyor. Ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarının yanlış beslenmeden strese, sigaradan yan hastalıklara birçok nedeni bulunuyor. Konu kalp olunca her kafadan bir ses çıkıyor. İstanbul Medical Park Gaziosmanpaşa Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Turfan, kalp sağlığı konusunda doğru bilinen yanlışları sizin için sıraladı:

 Kolesterol ilaçları karaciğere zarar verir. Bu yüzden bu ilaçları kullanmamalıyım.

Kandaki kolesterol seviyesinin yüksekliği atar damarlarda darlık gelişmesi için en önemli risk faktörlerinden biridir. Bu darlığın yerine bağlı olarak kalp krizi, felç ve ölüme sebep olabilir.Sağlıklı bir diyet, egzersiz ve kilo vermek bu riskleri azaltsa da çoğu zaman yeterli olmaz. Bundan dolayı seçilmiş hastalarda kolesterol ilaçlarını kullanmak mecburidir. Yapılan bilimsel çalışmalarda bu ilaçların kalp krizi, felç ve ölüm riskini azalttıkları görülmüştür. Aynı diğer tüm ilaçlar gibi – çok sık kullanılan ağrı kesiciler dahil – bu ilaçların yan etki ihtimali vardır. Ancak bu düşük bir olasılıkla ortaya çıkar ve ilaç kesilir kesilmez ortadan kalkar. Doktorunuz bu düşük ihtimal için dahi sizi zaten kontrole çağırmaktadır. Bu ilaçlardan elde edilen faydanın yanında bu risk çok önemsiz durmaktadır. Bu yüzden doktor kontrolü altında bu ilaçları kullanmak hem ölüm riskini azaltır hem de güvenlidir.

 Kan basıncım ve kolesterol düzeyim ilaçları kullanırken uygun seviyelere indi, o yüzden ilacı kesebilirim.

Antibiyotikler enfeksiyonları yok ederek tedavi eder, ancak kolesterol ve tansiyon ilaçları alttaki hastalığı sadece kontrol altına alır. Bu ilaçlar bu etkiyi sadece alındıkları zaman gösterirler, ilaç kesilirse bu etki kaybolacağı gibi eskisinden daha kötü değerlerle karşılaşabilir. Kilo vermek ve diyet yapmak gibi hayat tarzı değişiklikleri doz azaltmaya yarasa da tek başına kafi gelmeyebilir. Ne kadar zor olsa da kolesterol ve tansiyon yüksekliği için sürekli ilaç almak gereklidir.

 Kırklı yaşlara geldikten sonra herkes aspirin kullanmalıdır

Aspirin kalp krizi geçiren veya stent ya da bypass yapılan hastalarda ömür boyu kullanılması gereken ve yeniden kalp krizi riskini düşüren bir ilaçtır. Ancak hiç kalp krizi geçirmeyenlerin aspirin kullanarak kalp krizi ve ölüm riskini azaltmaları tartışmalı bir durumdur. Aspirinin mide üzerine zararlı etkileri vardır ve kanama riskini artırmaktadır. O yüzden;Primer koruma; dediğimiz hiç kalp krizi geçirmemiş insanlarda aspirin kullanımı ancak kalp hastalığıaçısından çok yüksek riskli bireylerde faydalıdır. Düşük riskli insanların aspirin kullanmasınınbırakın faydasını zararı dahi olabilir.

 Kadınlar ve gençlerde kalp hastalığı riski çok düşüktür

Klasik olarak kullanılan " Kalp hastalığı riski orta yaşlardaki erkek hastalarda yüksektir;söylemi günümüzde terk edilmektedir. Kadın fizyolojisine bağlı olarak beklenen düşük risk profili günümüzde sigara, hareketsizlik, kötü beslenme ve stres gibi faktörlerle ortadankaybolmuştur. Hatta bazı çalışmalarda kadınların ölüm oranı erkeklerden daha fazla çıkmıştır.Meme kanserinden ölen kadın sayısı kalp hastalıklarından ölenlerin ancak onda biri kadarken farkındalık düzeyi çok daha yüksektir. Genç hastalarda da hem diyet, hareketsizlikten hem de sigara ve diğer bağımlılık yapıcı ajanlardan dolayı kalp hastalığı riski günümüzde artmıştır.

 Tansiyonum yüksek değil olsaydı hissederdim.

Kan basıncı yüksekliği çok yüksek değerlere gelse bile kişi hiç bir rahatsızlık hissetmeyebilir.Bu yüzden hipertansiyona " Sessiz katil" denilir. Hipertansiyon tanısını erkenden koymak için periyodik olarak kan basıncınızı ölçtürmeniz gerekir.

 Eğer göğüs ağrım yoksa kalp krizi geçirmiyorumdur

Göğüs ağrısı, kalp krizinin en önemli belirteci olmakla beraber her zaman bulunması şart değildir. Nefes darlığı, bulantı, halsizlik, bayılma gibi durumlarla hasta başvurabilir. Ya da ağrı kollar ve çene gibi değişik yerlerde lokalize olabilir. Özellikle yaşlı ve şeker hastalığı olan bireylerde göğüs ağrısı izlenmeyebilir.

 Ailemde kalp hastalığı çok yaygın, o yüzden benim korunmam mümkün değil

Aile öyküsü kalp hastalığı için çok önemli bir risk faktörüdür ama bu risk bazı değişikliklerle önemli ölçüde azaltılabilir; egzersiz yapmak, sağlıklı diyet, sigarayı bırakmak, kolesterol, kan şekeri ve kan basıncı ölçümüyle bu risk kontrol altına alınabilir.

 Orta yaşlara gelene kadar kolesterol seviyeme baktırmama gerek yok

Güncel tedavi kılavuzları 20 yaşından itibaren 5 yılda bir kolesterol seviyesine bakılması önermektedir. Hatta ailesel kolesterol yüksekliği ile seyreden bazı bozukluklarda ergenliğin başında kolesterol seviyesine bakılmalıdır. Çoğu durumda ilaç kullanılması gerekmese dediyet ve egzersiz ile ilerde kalp hastalığı gelişme riskini azaltır.

 Kalp krizi geçirdikten sonra egzersiz yapmak çok risklidir

Kalp krizi geçirdikten sonra hastalar içgüdüsel olarak daha hareketsiz kalmaya hatta eve kapanmaya başlarlar. Halbuki krizin üzerinden iki hafta geçtikten sonra doktorun tavsiye ettiği ölçüde egzersize başlamak yeniden kalp krizi geçirme ve ölüm riskini azaltır. Önemli olan soğuk ve kirli havalarda olabildiğince açık havada egzersiz yapmamak ve zorlayıcı tipte egzersizlerden kaçınmaktır.

 Besin takviyeleri ve vitaminler kalp hastalığından korur

Normal diyete ilave olarak vitamin alınmasının kalp hastalığından korunmaya etkisi ile ilgili bir çok çalışma yapılmış ve sonuçta koruyucu olmadığı saptanmıştır. Gene özellikle ;bitkisel ilaç ve quot; olarak adlandırılan ve içeriğindeki maddelerin miktar ve nitelik bakımından standartı olmayan ürünlerin de koruyucu olduğuna dair bilimsel bir veri yoktur. Tam aksine bu ürünlerle kişinin alması gereken ilaçların kötü etkileşim gerçekleştirdiği hatta bazen ölümegidecek kötü sonuçlara sebep olduğu izlenmiştir.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.