İstanbul özellikleri saymakla bitirilemeyecek kadar önemli bir metropol. Ülkeye verdiği katma değerden, Ekonomik getirisinden, Stratejik konumundan, Nüfusundan, Dünyada bir çok devletten büyüklüğünden bahsetmeyeceğim. Ülkemize turist akışını sağladığı rolden, Siyasete yön veren STK'lardan,Türk Ekonomisinin dinamiğini yapısında barındırmasından, Kültürel ve sosyal değerinden de bahsetmeyeceğim.


Kalabalık bir insan kitlesini ülkenin her bir köşesinde barındıran ülke nüfusunun dörtte birini himayesi de değil mesele. İstanbul'da sağlık geçmiş dönemlere göre kıyaslanamayacak kadar ileri gitmiş olsa-da artık insanlar hükümetin sağlıkta yaptığı reformlar sayesinde sabah erken saatlerde kuyruklarda beklemese-de sağlık ta hala eksiklerin var oluşu ayan beyan ortada.

Türkiye genelinde var olan devlet hastanelerinin belki iki katını özel sektörün sağlık kurumları bu şehir de sağlık sektörüne katkı olarak hizmet veriyor olması dahi, sağlık sektörünün hala istenilen seviyeye ulaşmamasını nedenleri bu kentte yaşayan insanların kaderi olmasa gerek. Sağlık sektöründe çıkartılan bir çok yeni düzenleme ile beyaz önlüklüler yine tam kapasite görev yapamamakta, insanlar sağlık sektöründen hala istedikleri gibi hizmet alamamakta.

İşte Başbakanımız İstanbul için Avrupa'nın en büyük hastanesinin temelini attığı bu günlerde hem sağlık personelinin hem de buradan insanlarımızın istediği ölçüde hizmet alabilmesi için iyileştirici bazı önlemlerin alınması mümkün değil mi? Ülke ekonomisi ile ilgili olan maaş arttırma durumundan bahsetmiyorum. Sabah saat 06. Da ayaklanan sağlık personeli akşam saat 18.00 da mesayisini bitirirken uzman kadroların tamamı istirahate çekilmiş oluyor. Dolayısıyla nöbetçi uzman personeli ile sağlık sektörü istanbul'da ayakta kalıyor. Bu hem kamu hastaneleri için geçerli hem de özel sağlık kurumları için geçerli.

Dolayısıyla istanbul'da gece rahatsızlanan bir hasta için ne özel ne de kamu hastanelerinde uzman nöbetçi dışında kadro bulunmuyor. İstisna olsa da zamanla ana haber bültenlerinde doktor yetersizliğinden bir hastanın birkaç hastaneye aynı gece içerisinde götürüldüğünü hatta yapılan yanlış tedavi sonucu hayatını kaybedenleri görüyor ve okuyoruz.

O halde yukarıda özelliklerini barındırdığını anlatmadan geçmiş olduğum 24 saat yaşayan bu devasa metropol şehirde insanlar gecenin ve gündüzün herhangi bir saatinde gittiği hastanede istediği hizmeti alabilse hem bu yoğunluğun hem de yanlış tedavi uygulamalarının önüne geçilmiş olunmaz mı?
Sağlık bakanı olarak iki dudağınızın arasında olduğunu biliyorum. Bu gecesi ve gündüzü aynı olan şehr-i İstanbul için mevcut sağlık personelini ikiye bölüp yarısı gece yarısı gündüz hizmet edecek vardiya dönemini başlatıyorum demeniz yetecek kanaatindeyim.

İstanbul un trafiğinde onlarında sıkıntı çekmemesi için görev saatleri gündüz saat 11 ve gece 11 olarak değişse hem sağlık personelinin hem de istanbul'u yaşayan insanların daha sağlıklı hizmet alacağı kanaatindeyim.

Kalın sağlıcakla.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.