Günümüz Koşullarında...

Bu yazımızda kendimizi kötü hissettiğimizde yapabileceklerimiz nelerdir?, Psikolojik dayanıklılık kavramının tanımı ve alt boyutları nelerdir?, Psikolojik dayanıklılığımızı arttırabilmemiz öneriler nelerdir?, Stres ve zorluklar karşısında neler yapabiliriz?

 … gibi konulara değineceğim.

Psikolojik dayanıklılık son yıllarda pozitif psikoloji çalışmalarındaki kavramlardan biri olarak, koruyucu ruh sağlığı alanında dikkat çeken bir değişkendir. Yaşanan önemli travmalar ve yaşam olayları sonrasında ruh sağlığının korunmasında, iyileştirilmesinde ve bireyin yaşantısına devam edebilmesinde önemli rol oynayan bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kobasa (1982) “güç ve stresli yaşam olayları karşısında dirençli tutum ve davranış gösteren insanların bazı ortak özelliklere sahip olduğunu” belirtmektedir. Değişime açık olma, olayların denetiminin elinde olduğuna inanma, diğer yaşamsal alanlara odaklanabilme ve kendini verebilme şeklinde izlenen bu dirençli tutum, bireyin önemli yaşam olayları sonrasında daha çabuk toparlanabilmesine olanak veren psikolojik dayanıklılık olarak adlandırılmaktadır. Psikolojik dayanıklılık; bireylerin zorlayıcı ve stresli yaşam olaylarının, travmatik ve risk içeren durumların üstesinden gelmelerini sağlayan bireyin sahip olduğu olumlu psikolojik kapasite ve zaman içinde bireysel ve çevresel etkilerle geliştirilebilir bir özellik olarak tanımlanabilir. Kalıcı ve bireye özgü bir özellik olmaktan ziyade, zamanla öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir davranış örüntüsü olarak ele alınabilir.

Psikolojik dayanıklılığı yüksek bireyler, davranışsal sorumluluklarının bilincinde olan, bunun sayesinde yaşamda değiştirebilecekleri alanlar konusunda denetimlerinin olduğunu düşünen ve kendilerini etkinliklerinin olabileceği alanlara verebilen bireylerdir. Psikolojik dayanıklılık, birbiriyle ilişkili bir biçimde işleyen üç alt boyuttan oluşmaktadır. Bu boyutlar; kontrol, bağlanma ve meydan okuma şeklinde ele alınmaktadır. Psikolojik dayanıklılığın bağlanma alt boyutu; bireyin aile ve sosyal çevresindeki ilişkilere ve ilgili değerlere katılması, diğer insanlarla bağlantıda olma durumudur. Bireyin yaşamda farklı alanlara ilgi duyması ve devam eden yaşam olaylarına dahil olabilme; yaşamda anlam ve amaç duygusu ile birlikte kişinin kendisinin farkında olmasını içerir. Kontrol boyutu; bireyin yaşamda başına gelen zorlu yaşam olaylarına rağmen güçsüz ve çaresiz hissetmek yerine yaşamında denetim sahibi olabileceğine inanması ve seçim yapabilme beceriyle birlikte bu yönde davranabilmesini içerir. Meydan okuma boyutu ise yeni deneyimlere açık olabilme, değişimi ve yeniliği bireysel gelişim için fırsat olarak görebilmeyi ve kendine güvenmeyi ifade etmektedir. Meydan okuma ayrıca diğer insanlarla bağlantıya geçerek çevreyle etkileşimde olmayı, yaşamda etkin olmayı ve değişik deneyimlerden öğrenmeyi içermektedir. (Kobasa, 1982 ve Kamya, 2000)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.